Ana içeriğe geç
Sözlük

sağ ile cümle

sağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Altı ay önce sağ gözümdeki katarakt için bir ameliyat geçirdim.Six months ago I had an operation for the cataract in my right eye.
Onun başarılı olup olmayacağı onun sağlığına bağlıdır.Whether he will succeed or not depends upon his health.
Evinin geçimini sağlar.He brings home the bread and butter.
Onun onu anlamasını sağladımI managed to make him understand it.
Sağduyudan yoksundur.He is devoid of common sense.
Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.He has a pension to live on.
Geçimini sağlaması gereken büyük bir ailesi var.He has a large family to provide for.
Onun İngilizcemi anlamasını sağlayamadım.I couldn't make him understand my English.
Ona yiyecek sağladım.I provided him with food.
Onun İngilizce mesajı anlamasını sağlamada zorluk çektim.I had difficulty in making him understand the message in English.
Onun büyükannesi sağlıklı görünüyor.His grandmother looks healthy.
Onun sağ ayağı uyuşmuştu.His right leg was asleep.
Onun sağlığı hakkında endişe duyuyorum.I am concerned about his health.
Onun sağlığı artık bozulmaya başladı.His health has begun to decline now.
O, sağlıkta gelişmektedir.He is improving in health.
Sağlığı daha iyiye gidiyor.His health is changing for the better.
Onun sağlığı yavaş yavaş düzeliyor.His health is improving little by little.
Onun ofisi orada sağda.His office is right up there.
Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.His grandfather is still very healthy for his age.
Onun konuşması duygularıyla uyum sağlamadı.His speech did not accord with his feelings.
Onun sağlığı hakkında endişeli olduğu için, annesi onun dışarı çıkmasını engelledi.His mother prevented him from going out because she was anxious about his health.
O bir hafta içinde sağlığına kavuşacak.He will be up and about in a week.
Seksenden fazla olmasına rağmen hâlâ sağlıklı.Though he is over eighty, he is still healthy.
Sağlığınız hakkında soruyordu.He was asking about your health.
O her zamanki gibi sağlıklı.He is as healthy as ever.
Onun sağ salim eve döneceğinden eminim.I'm sure of his returning home safely.
O, birkaç yıldır sağlıklı değil.He has not been in good health for some years.
Bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.He makes a living as a salesman.
O sağlam genç bir adam.He is a robust young man.
Çok sigara içmek sağlığına zarar verdi.Heavy smoking impaired his health.
Piyano çalarak geçimini sağlar.He earns his living by playing the piano.
O, sağa doğru keskin bir dönüş yaptı.He made a sharp turn to the right.
O, sağ kolunu uzattı.He extended his right arm.
O ailesinin geçimini sağlamaktadır.He provides for his family.
İhtiyacımız olan her şeyi bize sağladı.He provided us with everything we needed.
Maaşı onun konfor içinde yaşamasını sağlar.His salary enables him to live in comfort.
Onun sağlam bir inancı var.He has a firm belief.
O, güçlü ve sağlıklı gözüküyor.He appears to be strong and healthy.
O, masayı sağa doğru kaydırdı.He moved the desk to the right.
Geçen yaz onun sağlığı iyiydi.He was in good health last summer.
O, sağlam karakterli bir adamdır.He is a man of firm character.
Sağlığını kurtardı, bu yüzden artık çalışmalarına devam edebiliyor.He has recovered his health, so he is now able to resume his studies.
O sağlıklı görünüyor.He looks healthy.
İyi bir sağlığa ek olarak, onun iyi bir beyni var.In addition to good health, he has a good brain.
Sağlığının iyileşmesi için sigara içmeyi bıraktı.He stopped smoking for the improvement of his health.
O sağlığı için daha sıcak bir yere taşındı.He moved to a warmer place for the sake of his health.
Sağlığı için içmekten vazgeçti.He gave up drinking for the sake of his health.
Sağlığının hatırına sigara içmeyi bıraktı.He quit smoking for the sake of his health.
Sağlığı için sigarayı bıraktı.He quit smoking for the sake of his health.
O sağlığının uğruna sigara içmeyi bıraktı.He has given up smoking for the sake of his health.
O görevini sağlığı pahasına yaptı.He did his duty at the cost of his health.
O, yaşlı ebeveynlerinin sağlığı hakkında çok endişeli.He is very concerned about his elderly parent's health.
Dün sağ salim buraya geldi.He arrived here safely yesterday.
O benim çocuk hırsızlarıyla temas kurmamı sağladı.He put me in touch with the kidnappers.
O bana bir gecelik konaklama sağladı.He accommodated me with a night's lodging.
O bize iyi sağlığın önemi hakkında vaaz verdi.He preached to us about the importance of good health.
O, fon sağlamada iyidir.He's good at fund raising.
O, kazadan sağ kurtuldu.He survived the accident.
Kaza sonucu sağır oldu.He went deaf as a result of an accident.
O, ailesinin geçimini sağlayamaz.He is unable to provide for his family.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sağ ile cümle - Sayfa 9 - sağ kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App