Uyku eksikliği gizliden gizliye onun sağlığına zarar veriyordu.Lack of sleep was undermining her health.
Hükümet programa katılan firmalara faizsiz kredi sağlayacak.The government will provide interest-free loans to firms that participate in the program.
Hükümet bize yiyecek sağladı.The government provided us with food.
Ruh sağlığı, vücut sağlığı kadar önemlidir.Mental health is as important as physical health.
Bir koltuğu sağlama almak için yapman gereken bütün şey sırada beklemektir.All you have to do to secure a seat is to wait in line.
Kızıl Haç gecikme olmadan felaket kurbanlarına yardım sağlıyor.The Red Cross gets help to disaster victims without delay.
Sürekli gürültü bizi sağır etti.The continual noise deafened us.
Geçen haftanın sağanak yağışları nedeniyle su baskınımız vardı.We had flooding because of last week's heavy rains.
Öğretmen okuldan sonra onun kalmasını sağladı.The teacher made him stay after school.
Geçen gün onunla karşılaştığımda ailemin sağlığını sordu.She asked after my parents' health when I met her the other day.
Nehir şehirlere ve köylere su sağlar.The river supplies cities and villages with water.
Büyük babam çok sağlıklı.My grandfather is very healthy.
Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.My grandmother is hard of hearing. In other words she is slightly deaf.
Sendika ve şirket yeni bir sözleşme üzerinde anlaşma sağladılar.The union and the company have come to terms on a new contract.
Umarım kısa zamanda sağlığına kavuşursun.I hope you get well soon.
Erken kalkma sağlık için iyidir.Early rising is good for the health.
Erken kalkmak sağlık için iyidir.It is good for the health to get up early.
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.To keep early hours is fundamental to good health.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Karşılıklı anlayış, barışı sağlar.Mutual understanding makes for peace.
Koşmak sağlık için iyidir.Running is good for the health.
Oğlu eve sağ salim döndüğünde çok memnun olmuştu.She was very pleased when her son returned home safe and sound.
Taro, annesinin sağ tarafında.Taro is on the right side of his mother.
O sizin için sağlıklı değil.It's not healthy for you.
Sağanak yağışlardan sonra, nehir kendi kıyılarının dışına taştı.After the heavy rains, the river overflowed its banks.
Sağanak yağışlardan sonra nehir yatağından taştı.After the heavy rains, the river overflowed its banks.
Taksiler sağanak sırasında seyrekti.Taxis are few and far between during a rainstorm.
Vali mağdurlara yardım sağlamaya karar verdi.The governor decided to provide assistance for the victims.
Onun zekası ve deneyimi onun sorunla baş etmesini sağladı.His intelligence and experience enabled him to deal with the trouble.
İyi bir arabulucu anlaşmanın sorunsuz geçmesini sağlayabilir.A good mediator can make a deal go smoothly.
Eğer gece gündüz çalışırsanız, sağlığınızı kaybedersiniz.If you work day and night, you will lose your health.
Sabah hava durumu daha sonra gün içinde gök gürültülü sağanak yağışı öngördü.The morning forecast predicted thunder showers later in the day.
Caddeyi geçmeden önce sola ve sağa bakınız.Look to the left and right before crossing the street.
Hırsız bu kapıdan eve erişim sağladı.The burglar gained access to the house through this door.
Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.Taking moderate exercise is good for the health.
Makul egzersiz sağlık için gereklidir.Moderate exercise is necessary to health.
Hafif egzersizler kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.Moderate exercises will make us feel good.
Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.Taking moderate exercise will keep you healthy.
Hava tahmini sağanaklar olacağını söylüyor.The weather forecast says there'll be showers.
Havanın sağlığımızla ilgisi var.The weather has a great deal to do with our health.
Hava durumunun sağlığımızla ilgisi var.The weather has a great deal to do with our health.
Hava şartlarının sağlığımızla ilgisi vardır.The weather has a great deal to do with our health.
Kırsal alanda yaşamak için gittikten sonra onun sağlığı gitgide daha iyi oldu.His health gradually changed for the better after he went to live in the countryside.
Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
O zamanlarda kötü bir gelirim vardı ve onunla geçimimi sağlayamadım.At that time I had a poor income and couldn't live on it.
Size beklenen gelirlerin istatistiksel tahminlerini sağlayabilirim.I can provide you with some statistical predictions of expected revenues.
Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.Young animals adapt quickly to a new environment.
Yol bu noktada sağa doğru keskin virajlı.The road bends sharply to the right at this point.
Mülteci kamplarındaki sağlık koşulları çok kötüydü.Sanitary conditions in the refugee camps were terrible.
Ölçülü egzersiz sağlığınız için iyidir.Moderate exercise is good for your health.
Japon şirketleri genellikle çalışanlarına üniforma sağlar.Japanese companies generally provide their employees with uniforms.
Yağmur ormanları dünyaya birçok faydalar sağlar.Rainforests provide the earth with many benefits.
O yaşına rağmen sağlıklı.He is in good health in spite of his age.
Yaşlanırken, sağlığım zayıfladı.As I grew older, my health declined.
Yaşlandıkça sağlığın her şey olduğunu anlamaya başlarsın.As you get older you start to feel that health is everything.