Ana içeriğe geç
Sözlük

sağ ile cümle

sağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Pozitif duygular iyi sağlık verir.Positive feelings grant good health.
Onlar sağ salimler.They're unharmed.
Bir sağanak yağdı.A heavy rain fell.
Yeni işine hızlı bir şekilde uyum sağladı.She made a quick adjustment to her new job.
Nemli hava, onun sağlığını etkiler.The damp weather affects his health.
Sağanak çok ağırdı.The rainfall was very heavy.
911'i aradım ve sağlıkçılar geldi.I called 911 and the paramedics came.
Sağlıklı bir karar vermek için yeterli bilgim yok.I don't have enough information yet to make a good decision.
Sağ bacağım acıyor.My right leg hurts.
Bir dakika için aracı sağa çekmeliyim.I have to pull over for a minute.
Tom'un, sağ ayağında küçük bir dövme olduğunu fark ettim.I noticed that Tom had a small tattoo on his right foot.
Sigara içmeyi bırakman gerekir; sağlık için zararlı.You ought to give up smoking; it's bad for the health.
Geçimimi kıt kanaat sağlıyorum.I get by.
Bahçıvanlık sağlığın için iyidir.Gardening is good for your health.
Keşke anlamanı sağlayabilsem.I wish I could make you understand.
Ben Tom'un ona dikkat etmesini sağlayacağım.I'll have Tom take care of it.
Tom'un seninle kalmasını sağlayacağım.I'll get Tom to stay with you.
Tom sağlıklıydı.Tom was healthy.
Egzersiz eksikliği, sağlığın için kötüdür.A lack of exercise is bad for your health.
Kahve için sağ ol.Thanks for the coffee.
Burada olduğun için sağ ol.Thanks for being here.
Tom şimdi orta yaşta ve ciddi sağlık sorunları var.Tom is now middle age and has serious health problems.
Wong caddesinde sağa döndüm.I turned right on Wong street.
Ben sağ elimi kullanırım.I'm right-handed.
Tom'un sağlığı iyileşiyor.Tom's health is improving.
Oğlan yeni sınıfa çabuk uyum sağladı.The boy adapted quickly to the new class.
Sağ ön kolunda bir sivrisinek var.You have a mosquito on your right forearm.
Onun hiç sağduyusu yok.He doesn't have any common sense.
O sağduyudan yoksun.He doesn't have any common sense.
Onlar asbestten yapılmış su haznelerinin bir sağlık riski doğurabileceğini söylüyorlar.They say that water tanks made from asbestos can pose a health risk.
Sağlıklı bir kişi kötü muayene edilmiş hasta bir kişidir.A healthy person is a poorly examined sick person.
Her zaman sağlıklı yerim.I always eat healthy.
Her zaman sağlıklı yemek yemeye çalışırım.I always try to eat healthy food.
Tom normal, sağlıklı bir çocuk.Tom is a normal, healthy little boy.
Genç insanların sağlıklarına bakmaları gerekir.Young people need to look after their health.
Sana kalacak yer sağladığıma sevindim.We'd be happy to accommodate you.
Tom yılda bir kez sağlık kontrolü yaptırır.Tom gets a physical once a year.
Tom size ihtiyacınız olan tüm bilgiyi sağlayacaktır.Tom will provide you with all the information you need.
Dün geceki uçak kazasından sağ kurtulan yok.There are no survivors from last night's plane crash.
Park Caddesine vardığında sağa dön.When you get to Park Street, turn right.
Bu merdiven yeterince sağlam mı?Is this ladder steady enough?
Şimdi geçimimi sağlamak için utanç duyuyorum.I feel ashamed for living on now.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, bir blogcunun tavsiyesine aldırma.If you want to stay healthy, don't heed the advice of a blogger.
Tom şiddetle öksürmeye başladı ve onun sağlığı hakkında endişeliyim.Tom has started coughing heavily and I'm worried about his health.
Yunanistan Prensesi Alice sağırdı ve üç dilde dudak okuyabilirdi.Princess Alice of Greece was deaf and could lip-read in three languages.
Tek sağ kurtulan Tom.Tom is the only one who survived.
Sen sağduyulu musun?Are you prudent?
Tom sağır ve dilsizdir.Tom is deaf and mute.
Onlar ülkede sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarıyor.They are enjoying a healthy life in the country.
Tutum değişikliği nasıl sağlanabilir?How can a change of attitude be achieved?
Tom'a karşı sağlam delilimiz yok.We have no hard evidence against Tom.
Tom'un sağduyulu olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom's discreet.
Tom sağlıklı görünüyor.Tom seems healthy.
Sağlıklı bir öğle yemeği yemenin ne kadar önemli olduğunu öğrendim.I learned how important it is to eat a healthy lunch.
Tom'un sağlıklı yaşam tarzı var.Tom has a healthy life style.
Tom sola ya da sağa bakmadan caddede yürüdü.Tom walked down the street without looking either left or right.
Tom kazadan sağ kurtuldu.Tom survived the accident.
Tom çok sağduyuludur.Tom is very discreet.
Geçimini bir mühendis olarak sağladı.He earned his living as an engineer.
O bir şarkıcı olarak geçimini sağladı.He earned his living as a singer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod