sağır ile cümle
sağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Spor çılgınlığı. Sağır edici kalabalık. Herşey bir amaç için:Sports mania: deafening crowds, all for one idea -- get the ball in the net.
Çana vurduğumuzda, sağır ediciydi.When we rang the bell, it... it was deafening.
Sağır oldu. Benim suçum. -Buradan gitmeliyiz!Hoo-ah.
-Yarı yarıya sağır sayılırım, illa ki bağıracağım.-I'm half deaf, of course I shout.
-Beni de sağır edeceksin.-You're making me deaf.
Şimdi o tarafta her iki kişiden birinin sağır olduğunu, duymadığını düşünün ve ışıkarı söndürün.Now imagine that every second person over here is deaf, does not hear, and switch the lights off.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarPiercing calls synchronize an assault
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.The third problem with headphones is this: deafness -- noise-induced hearing disorder.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.We may be raising an entire generation of deaf people.
Oldukça şaşırmıştım. Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.I had thought of deafness entirely as an illness.
Ve sonra sağır dünyaya doğru yola koyuldum.And then I went out into the deaf world.
Sağır tiyatrosundaki ve şiir alanındaki performansları izledim.I saw performances of deaf theater and of deaf poetry.
Haliyle sağır insanlar o kültürü ve topluluğu gençliklerinde keşfederler.Those hearing parents tend to try to cure them.
Biliyorsunuz, onlar sağır."You know, they're deaf."
Biz sadece--- böyle davranarak, sağır olmanın böyle bir şey olduğunu hayal ederiz.We just -- we go like that, and we imagine that that's what deafness is about.
Ben yalvaran ve mazeret sağır olacak;I will be deaf to pleading and excuses;
Muhtemelen o bu sağır edici kazayı... ...sonsuza dek bizimle ilişkilendirecek." dedik.She's probably going to forever associate that deafening crash with us."
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.These are the people who think they're tone-deaf.
İnanılmaz sayıda insan ton sağırı olduğu düşünür.Amazing number of people think they're tone-deaf.
Aslında, şunu çok duyarım, "Benim kocam ton sağırıdır." (Kahkahalar)Actually, I hear a lot, "My husband is tone-deaf."
Aslında, ton sağırı olamazsınız.(Laughter)
Kimse ton sağırı değildir.Actually, you cannot be tone-deaf.
Yani kimse ton sağırı değil.So nobody is tone-deaf.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.The tone-deaf people, they're no longer here.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.And you notice nobody is tone-deaf, right?
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Ailelerin bu çocukların sağır ve aptal olmadıklarına ikna edilmeleri gerekli.
Sağır ve konuşamıyor."Okuyamıyor ve yazamıyor. konuşamıyor / duyamıyor."
Alerjiler, hatalı uzuvlar, sağırlık.Allergies, false limbs, deafness?
Aron amca duvar kadar sağırdır.Uncle Aron is stone-deaf.
Yaşlı sağır bir adam için şarkı yazmak ne kadar aptalca.How silly to write a song for a deaf old man.
Fakat biz bu tür değerlere tam olarak sağırız.But we are just literally deaf to that kind of value.
Düşündük ki, bu bakterileri sağır ve dilsiz hale getirirsek ne olur?We thought, what if we made these bacteria so they can't talk or they can't hear?
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?Did you know that France was the first to provide schools for the blind and the deaf?
Raymond Okkelo doğuştan sağır ve işaret dili öğretmeni.Raymond Okkelo is deaf himself and a sign language teacher.
Raymond çocukken bir sıtma nöbetinden sonra sağır olmuş.Raymond became deaf as a child after a bout of malaria.
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.It's 2 o'clock, the first deaf students start turning up...
Yeni sağır öğrenciler gelmeye devam ediyorlar.New deaf students keep arriving.
Ben hastayım, sağır değil, Zelia.I'm sick, not deaf, Zélia.
Bazen sağır olduğumu varsayıyorlar.Sometimes they assume I am deaf.
Bu, körler sağırlar birbirini ağırlar gibi.It's like the blind leading the clueless.
Ama ben bir sağır gibi duymuyorum, Bir dilsiz gibi ağzımı açmıyorum;But I, as a deaf man, don't hear. I am as a mute man who doesn't open his mouth.
O zaman körlerin gözleri, Sağırların kulakları açılacak;Then the eyes of the blind will be opened, and the ears of the deaf will be unstopped.
‹‹Ey sağırlar, işitin, Ey körler, bakın da görün!"Hear, you deaf, and look, you blind, that you may see.
Gözleri olduğu halde kör, Kulakları olduğu halde sağır olan halkı öne getir.Bring out the blind people who have eyes, and the deaf who have ears.
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.They are deaf, dumb and blind, and shall never return;
(Onlar), sağır, dilsiz ve kördürler, onun için düşünmezler.They are deaf, dumb and blind, and they fail to understand.
Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir.Those who deny Our revelations are deaf, dumb, and lost in the dark.
Allah katında canlıların en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.The worst of creatures in the eyes of God are those who are deaf and dumb and devoid of sense.
İçlerinden sana kulak verip dinleyenler de vardır. Fakat sağırlara sen mi duyuracaksın?Some of them listen to you: But can you make the deaf hear who do not understand a thing?
Ama sağır(lar) uyarıldıkları zaman çağırıyı işitmez(ler)."But the deaf do not hear the call when they are warned.
Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.Who, when reminded of their Lord's revelations, do not fall for them like the deaf and blind;
Sen ölülere duyuramazsın, arkalarını dönmüş kaçmakta olan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.You cannot make the dead to listen, or the deaf to hear the call, when they have turned their backs,
(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?
Onlar, Allah'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Çarpınca kulakları sağır eden o gürültü geldiği zaman,But when the great calamity comes
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.They are deaf, dumb and blind, and shall never return;
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.They are deaf, dumb and blind, and they fail to understand.
Bir fitne olmayacak sandılar, körleştiler, sağırlaştılar.And imagined that no trials would befall them; and they turned deaf and blind (to the truth).
Bizim ayetlerimizi yalan sayanlar karanlıklar içinde sağırdırlar, dilsizdirler.Those who deny Our revelations are deaf, dumb, and lost in the dark.
Ancak sağır olanlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler."But the deaf do not hear the call when they are warned.