sağır ile cümle

sağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.2 часът е и първите глухонеми ученици пристигат...
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.És az óra elkezdődik...
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.Es ist 2 Uhr, die ersten gehörlosen Studenten kommen...
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.Giờ đã là 2h, một vài người dân bị khiếm thính bắt đầu xuất hiện...
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.Na zegarze - druga. Pierwsi głusi uczniowie przybywają
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.São duas horas, começam a aparecer os primeiros estudantes surdos
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.Son las 2 en punto y comienzan a llegar los primeros alumnos.
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.Sono le due in punto e i primi studenti sordi iniziano ad arrivare
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar. Ve ders başlıyor.Il est 14h, les premiers élèves sourds commencent à arriver... et le cours commence.
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.Сейчас два часа,и первые глухие студенты начинают приходить
Saat 2 , ilk sağır öğrenciler gelmeye başladılar.إنها الساعة الثانية، أول الطلاب الصم بدأوا الظهور...
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Älä kiroa kuuroa äläkä pane kompastusta sokean eteen, vaan pelkää Jumalaasi. Minä olen Herra.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Du må ikke forbande den døve eller lægge Stød for den blindes Fod, du skal frygte din Gud. Jeg er HERREN!
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Du skal ikke banne en døv og ikke legge støt for en blind, men du skal frykte din Gud; jeg er Herren.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Glušca ne preklinjaj in slepcu ne stavi spotikljaja, temuč boj se Boga svojega. Jaz sem GOSPOD.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.너는 귀먹은 자를 저주하지 말며 소경 앞에 장애물을 놓지 말고 네 하나님을 경외하라 나는 여호와니라
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Não amaldiçoarás ao surdo, nem porás tropeço diante do cego; mas temerás a teu Deus. Eu sou o Senhor.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Non disprezzerai il sordo, né metterai inciampo davanti al cieco, ma temerai il tuo Dio. Io sono il Signore
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Siketet ne szidalmazz, és vak elé gáncsot ne vess; hanem félj a te Istenedtõl. Én vagyok az Úr.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.U mag niet vloeken tegen een dove of een blinde iets in de weg leggen. Heb ontzag voor uw God; Ik ben de HERE!
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Да не хулиш глухия, нито да туриш препънка пред слепия, но да се боиш от Бога си. Аз съм Господ.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.Не злословь глухого и пред слепым не клади ничего, чтобы преткнуться ему; бойся Бога твоего. Я Господь.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.לא תקלל חרש ולפני עור לא תתן מכשל ויראת מאלהיך אני יהוה׃
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.لا تشتم الاصم وقدام الاعمى لا تجعل معثرة. بل اخش الهك. انا الرب.
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.不 可 咒 罵 聾 子 . 也 不 可 將 絆 腳 石 放 在 瞎 子 面 前 . 只 要 敬 畏 你 的 神 . 我 是 耶 和 華
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. RAB benim.不可咒罵 聾子 . 也 不可將絆腳 石 放在 瞎子 面前 . 只要 敬畏 你 的 神 . 我 是 耶和華
Sağır bir adam, etkisini bilmediği için böyle bir yeteneği anlamazdı. Senin gibi beğenemezdi.Un hombre sordo no apreciaría este talento sin saber el efecto, el no sería capaz de apreciarlo como tú,
Sağır bir adam, etkisini bilmediği için böyle bir yeteneği anlamazdı.Глух човек не би могъл да оцени този талант, без да знае ефекта му;
Sağır edici kalabalık.Des foules assourdissantes.
Sağır edici kalabalık.Folle assordanti.
Sağır edici kalabalık.Keramaian yang begitu berisik.
Sağır edici kalabalık.귀가 터질 정도로 소리지르는 관중들.
Sağır edici kalabalık.Multidões ensurdecedoras.
Sağır edici kalabalık.Mulțimi asurzitoare.
Sağır edici kalabalık.Multitudes ensordecedoras.
Sağır edici kalabalık.Những đám đông hò hét đinh tai nhức óc.
Sağır edici kalabalık.Oglušujoča množica.
Sağır edici kalabalık.Ogłuszający ryk tłumu.
Sağır edici kalabalık.Ohlušující davy.
Sağır edici kalabalık.Ohlušujúce davy.
Sağır edici kalabalık.Oorverdovende menigtes.
Sağır edici kalabalık.Εκκωφαντικά πλήθη.
Sağır edici kalabalık.Оглушающая толпа.
Sağır edici kalabalık.Оглушливі натовпи.
Sağır edici kalabalık.קהל מחריש אוזניים.
Sağır edici kalabalık.حشود تصم الآذان.
Sağır edici kalabalık.皆考えている事は1つ ボールをネットに入れる事
Sağır insanlar öğrenmeye gelecekleri için mutluyum.Bardzo się cieszę, że głusi przyjdą się uczyć
Sağır insanlar öğrenmeye gelecekleri için mutluyum.Estou satisfeito por virem pessoas surdas aprender.
Sağır insanlar öğrenmeye gelecekleri için mutluyum.Estoy feliz de que la gente sorda pueda venir a aprender.
Sağır insanlar öğrenmeye gelecekleri için mutluyum.Tôi còn thấy vui là đằng khác, vì mọi người khiếm thính sẽ tới để học :)
Sağır insanlar öğrenmeye gelecekleri için mutluyum.- Вовсе нет. Я счастлив, что глухие люди будут приходить учиться.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.A siketségre pusztán egy betegségként gondoltam.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum. Bu zavallı insanlar duyamıyordu.Faltava-lhes audição, o que poderíamos fazer por elas?
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum. Bu zavallı insanlar duyamıyordu.Je suis allé dans des clubs pour sourds.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.Ich hatte Taubheit immer als eine Krankheit betrachtet.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.저는 그때까지 난청을 오로지 병이라고 생각해왔어요.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.Myslel som o hluchote celkom ako o chorobe.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.Postrzegałem głuchotę w kategoriach choroby.
Sağırlığın tamamen bir hastalık olduğunu düşüyordum.Săracii oameni nu aud,

İlgili Sayfalar