Bunu ciddi saçmalık olarak tanımlıyorum; çünkü ciddi tarafta,제가 그것을 "진지한"이라고 부른 것은 진지하게 바라본다면
Bunu ciddi saçmalık olarak tanımlıyorum; çünkü ciddi tarafta,Wystawę nazwałem "Poważny Nonsens" ponieważ od formalnej strony
Bunu ciddi saçmalık olarak tanımlıyorum; çünkü ciddi tarafta,קראתי לה "שטויות רציניות" כי מן ההיבט הרציני,
Bunu ciddi saçmalık olarak tanımlıyorum; çünkü ciddi tarafta,دعوته "هراء جاد"لأنه على الجانب الجاد،
Bunu ciddi saçmalık olarak tanımlıyorum; çünkü ciddi tarafta,子供の頃から 雑誌の挿絵に用いられる 精密なリアリズムのテクニックを
Bunun gibi birçok saçma şey.모든 이상한 것들이 되므로
Bunun gibi birçok saçma şey.Môžem urobiť všetky šialené veci.
Bunun gibi birçok saçma şey.Můžu udělat všechny šílené věci.
Bunun gibi birçok saçma şey.Vi kan putte alle reelle tal ind.
Bunun gibi birçok saçma şey.Yo podría hacer todo tipo de cosas locas.
Bunun gibi birçok saçma şey.Мога да правя всякакви шантави неща.
Bunun gibi birçok saçma şey.يمكنني القيام بالعديد من الاشياء هنا
Bunun gibi birçok saçma şey.すべての実数が入れられます。
Bunu söyledin. Hepsi saçmalıktı.Das hast du gesagt. das war alles Unsinn.
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununKiedy mówię to na głos, brzmi to śmiesznie.
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğunun제가 제 입으로 말하면 너무 웃긴 이야기지만, 그것은 외계인에게 납치된 사람들이
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununQuando lo dico ad alta voce sembra veramente ridicolo, ma posso arrivare solo ad una conclusione:
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununכשאני אומר את זה בקול רם, זה נשמע כל-כך מגוחך, אבל אני רק יכול להגיע למסקנה
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununعندما حادثتها بالخارج بصوت عال , بدا المشهد مضحك جدا لكني أستطيع فقط الوصول للخلاصة بأن
Bunu yüksek sesle söyleyince çok saçma geliyor, ama uzaylılar tarafından kaçırılanlar topluluğununわたしが出した結論は この出来事は エイリアンに誘拐された人々が
Bu saçma bir iş, altın iş var.É um negócio absurdo, o negócio do Ouro.
Bu saçma bir iş, altın iş var.Πρόκειται για ένα παράλογο επιχείρηση, χρυσό επιχειρήσεων.
Bu şaçma, gerçekten.E absurd, serios.
Bu şaçma, gerçekten.Es absurdo, de veras.
Bu şaçma, gerçekten.Het is absurd, echt.
Bu şaçma, gerçekten.Je to absurdní.
Bu şaçma, gerçekten.Nó là vô lý, thực sự.
Bu şaçma, gerçekten.Pravzaprav je neumno.
Bu şaçma, gerçekten.Είναι αστείο, σοβαρά.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.A ty si National Geographic navrhol tú hlúpu reportáž. A teraz sa musíš ponoriť.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Còn anh thì định đưa chuyện ngớ ngẩn này cho National Geographic. Bây giờ anh sắp làm thế rồi đó.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Dan kau menawarkan cerita bodoh ini ke National Geographic. Sekarang kau harus melakukannya.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.E propuseste esta estúpida história à National Geographic. E agora tens de a conseguir.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.És ezt a hülye sztorit akartad a National Geographicnek. És most le kell szállítanod.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Et tu as proposé ce reportage stupide au National Geographic. Maintenant tu dois tenir tes promesses.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.E tu hai proposto questa stupida storia a National Geographic. Ora devi consegnare quanto promesso.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Fuiste tú quien le propuso esta tonta historia a National Geographic. Ahora tienes que cumplir.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Iar tu le-ai propus reportajul ăsta stupid celor de la National Geographic. Iar acum trebuie să îl faci.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Jij hebt dat stomme verhaal voorgesteld aan National Geographic. Nu zul je moeten doorzetten.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.내셔널 지오그래픽에 멍청한 스토리를 말해서. 자 이제 그걸 전달 하셔야죠.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Navrhl jsi tenhle pitomý příběh National Geographicu a teď ho musíš doručit.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın."Och du föreslog det här dumma reportaget för National Geographic." "Så nu måste du leverera."
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Og du fremlagde denne dumme historie til National Geographic. Og nu skal du levere.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Sinä ehdotit tätä tyhmää juttua National Geographicille. Nyt sinun täytyy toimittaa mitä lupasit.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Und du hast diese doofe Story National Geographic angeboten. Und jetzt musst du liefern.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Zaproponowałeś tę głupią historię National Geographic. Musisz się wywiązać z obietnicy.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.А ты пообещал эту статью National Geographic. И теперь тебе нужно её написать.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.І ти сам запропонував цю божевільну ідею "National Geographic". І тепер ти маєш її здійснити.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.Ти предложи тази глупава история на Нешънъл Джиографик. И сега ще трябва да доставиш резултат.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.ואתה זה שהציע את הסיפור המטופש הזה לנשיונל גאוגראפיק. ועכשיו אתה צריך לעשות את זה.
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.انت من تقدم لناشيونل جيوغرافيك بهذا الاقتراح الغبي وعليك ان تنفذه
Bu saçma hikayeyi National Geographic'e sen önerdin ve şimdi teslim etmek zorundasın.やらなくちゃいけない 雑誌に言い訳は載せられないだろうと
Bu saçmalık.Bzdura.
Bu, saçmalık!Ça n'a pas de sens.
Bu saçmalık.Ce prostie!
Bu saçmalık.C'est absurde.
Bu saçmalık!C'est des conneries!
Bu saçmalık.Das ist Unsinn.
Bu saçmalık.Dat is onzin.
Bu saçmalık.Điều này thật vô lí.