Ana içeriğe geç
Sözlük

saçma sapan ile cümle

saçma sapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onu dinleme, o saçma sapan konuşuyor.Don't listen to him, he's talking nonsense.
Saçma sapan konuşma.Don't talk rubbish.
O saçma sapan konuşuyordu.He was talking nonsense.
O çok saçma sapan.He's so full of shit.
Eğer ki senin yanında saçma sapan davranıyorsam, bu rahat olduğum anlamına gelir.If I act weird around you, it means I'm comfortable with you.
Kesinlikle bu dünyada saçma sapan şeyler oluyor.Absolutely nonsensical things happen in this world.
Saçma sapan fikirlere kapılma.Don't get any funny ideas.
O çok sarhoştu, onun açıklamaları saçma sapandı.He was so drunk, his explanations were nonsensical.
Kısa bir süre sonra, o saçma sapan konuşmaya başladı.After a short while, he began to talk nonsense.
Onu dinleme! Seni temin ederim; o sadece saçma sapan.Don't listen to her! I promise you; she's just full of hot air.
Ne saçma sapan adamlar.""You Foolish Men".
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.He always asks the ridiculous questions.
Elbette, zaten saçma sapan bir korumaydı.Of course, he was wasted.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Me and Tangles were mucking around a bit -- we like to play jokes on each other.
Fazla zamanımız yok. Bu saçma sapan konuşmaları bırakıp sadede geleceğim. İyi!We do not have that much time, let's go straight into the lessons.
Pekala Danny, saçma sapan değerlendirmeler istemiyorum.Motherfucker.
Saçma sapan birinden hoşlanacak değildim değil mi!Would I have liked a trivial person?
Marshall Kay'in jeosenklinal döngüsü öğrendik; saçma sapan birşeydir.We learned of Marshall Kay's geosynclinal cycle, which is a bunch of crap.
Görüyorsunuz, kavram olarak saçma sapan ama insanlara çekici geliyor.See, it's outrageous as a conception.
Neden saçma sapan konuşuyor?Nonsense.
Biz, O'ndan başkasına tanrı demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.We shall invoke no god beside Him, for we shall have uttered a blasphemy then.
Biz, O'ndan başkasına ilâh deyip tapmayız, yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.We shall invoke no god beside Him, for we shall have uttered a blasphemy then.
Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.We would have certainly spoken, then, an excessive transgression.
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.Always the electorate pays for the bullshit actions of the govt.
Ne saçma sapan adamlar.""Wehe Euch frechen Buben.
Ne saçma sapan adamlar."Sont-ils bêtes ces ânes-là ! ».
Ne saçma sapan adamlar."¡Qué tipos tan raros!"
Ne saçma sapan adamlar."Che volubili sciocchi!"
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.Spesso dice Non chiedere domande insignificanti!
Ne saçma sapan adamlar."Глупые люди."
Ne saçma sapan adamlar."“Isso é ridículo, caras.
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.I tak ale kladla velmi ostré otázky.
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.Tuloksena oli pelkkiä viisastelevia vastauksia.
Ne saçma sapan adamlar."Niin, te olette mielettömiä ihmisiä.
Ne saçma sapan adamlar."「ばかやろうどもが。
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.」といったきわどい質問もあった。
Ne saçma sapan adamlar."』當知彼類甚為愚癡。
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.공손술이 대책을 묻자 대답했다.
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi."באופן טבעי, הוא מעלה שאלות.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Kiiktatta az ostoba gondolatokat a fejéből, és a szakdolgozatára koncentrált.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Quitó las tontas ideas de su cabeza y se concentró en su tesis.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Tirou as ideias tontas da sua cabeça e concentrou-se na sua tese.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.رمت الأفكار الحمقاء من رأسها و ركزت على أطروحتها
Araçlar pek çalışmıyor. Pekala Danny, saçma sapan değerlendirmeler istemiyorum. Enkaza varabildiniz mi?Dasar brengsek.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Hínárhajjal hülyéskedtünk egy picit... szerettük egymást ugratni.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Ich und Tangles haben einfach ein paar Späße gemacht. Wir machen gerne Späße auf kosten anderer.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Já a Tangles jsme trochu blbli. Rádi si ze sebe střílíme.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Jag och tovor var mucking runt lite Vi gillar att spela skämt på varandra.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Ja i Tangles trochę się wygłupialiśmy -- lubimy się przekomarzać.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Minä ja Tangles touhuttiin vähän. Me haluamme vitsailla toistemme kanssa.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Tangels en ik waren wat aan het dollen... we maken graag grapjes over elkaar.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Tangle y yo bromeábamos un poco... nos gusta jugar bromas el uno al otro. y... ya sabes...
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Tangle y yo bromeábamos un poco... nos gusta jugar bromas el uno al otro. y... ya sabes...
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Εγώ και ο Tangles μαλακιζόμασταν λιγάκι... μας αρέσει να κάνουμε πλάκα μεταξύ μας.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Тенглс и ја смо се мало шалили. Волели смо да причамо вицеве један другом.
Bu saçma sapan konuşmaları bırakıp sadede geleceğim.Εκτός αυτήν την ανόητη κουβέντα, θα πάω κατευθείαν στο θέμα.
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.El electorado siempre termina pagando por las acciones del gobierno.
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.Immer zahlt die Wählerschaft für das beschissene Handeln der Regierung.
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.Вечно электорат платит за тупые действия правительства.
Elbette, zaten saçma sapan bir korumaydı.Ako by mohol počuť, keď je stále opitý.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod