Ana içeriğe geç
Sözlük

saçlar ile cümle

saçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Венец славы – седина, которая находится на пути правды.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.עטרת תפארת שיבה בדרך צדקה תמצא׃
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.تاج جمال شيبة توجد في طريق البر.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.白 髮 是 榮 耀 的 冠 冕 . 在 公 義 的 道 上 、 必 能 得 著
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.白髮 是 榮耀 的 冠冕 . 在 公義 的 道上 、 必能 得 著
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzHänen kultainen tukkansa on jäinen liekki. NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzHendes gyldne hår er en isnende flamme. Vi ses næste gang. Tekster:
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzHennes gyllene hår är en isande flamma. Vi ses nästa gång Text:
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzI suoi capelli d'oro sono una fiamma fatta di ghiaccio. Arrivederci al prossimo episodio
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzJej złote włosy to płomień zrobiony z lodu. CIĄG DALSZY NASTĄPI
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzO cabelo dourado dela é chama feita de gelo. Até à próxima
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzSu pelo dorado es una llama de hielo. HASTA EL PRÓXIMO EPISODIO
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzΤα χρυσά της μαλλιά είναι φωτιά από πάγο. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
Altın saçları buzdan yapılma alevdir. gelecek bölümde görüşürüzЕё золотистые волосы - пламя, созданное изо льда. ДО ВСТРЕЧИ
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Aber ich bin am Strand neben ihr gegangen, und ihr langes Haar wehte im Wind.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Ale ja spacerowałam z nią na plaży, a jej długie włosy powiewały na wietrze.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Dar m-am plimbat cu ea pe o plajă cu pletele ei lungi libere în bătaia vântului.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.De sétáltam már vele úgy a tengerparton, hogy a hosszú haja a szélben lebegett.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Ik heb ook samen met haar op een strand gelopen, haar lange haren wapperend in de wind.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.저는 그녀와 해변을 함께 걸은적도있어요 그녀의 긴 머리를 바람에 휘날리면서말이죠
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Ma ho anche camminato con lei in spiaggia mentre la brezza le accarezzava i lunghi capelli.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Mais j'ai marché avec elle sur une plage ses longs cheveux volant dans la brise.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Pero yo he caminado junto a ella en una playa con su largo cabello volando en la brisa.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Όμως, περπάτησα μαζί της στην παραλία με το μακρύ μαλλί της να ανεμίζει στον αέρα.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Но я прогуливалась с ней по пляжу и ее длиные волосы развевались на ветру.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.Разхождах се с нея по морския бряг и косата й се вееше от вятъра.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.אך הזדמן לי ללכת לצידה על חוף הים כאשר שיערה הארוך מתבדר ברוח.
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.و لكنني مشيت معها ذات مرة على شاطئ و شعرها الطويل يتطاير مع النسمات
Ama onunla uzun saçları rüzgarda uçuşurken deniz kıyısında da yürüyüş yaptım.海辺を歩く所を一緒に歩きました 彼女はすべての授業を祈りとともに始めます
Antik Yunan'da adet olduğu üzere, çok üzüntülü olduklarını göstermek için saçlarını başlarını yoluyorlar. . .Isi smulg parul, conform traditiei gesturilor funerare grecesti, asezati in ambele parti ale scenei funerare.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:23) Il laisse après lui un sentier lumineux; L`abîme prend la chevelure d`un vieillard.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.( 41 : 23 ) Và bỏ lại sau nó đường cày đi sáng_sủa ; Người_ta có_lẽ tưởng rằng vực sâu là tóc bạc .
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:23) Và bỏ lại sau nó đường cày đi sáng sủa; Người ta có lẽ tưởng rằng vực sâu là tóc bạc.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.41:24 Nach ihm leuchtet der Weg; er macht die Tiefe ganz grau.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:24) оставляет за собою светящуюся стезю; бездна кажется сединою.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Após si deixa uma vereda luminosa; parece o abismo tornado em brancura de cãs.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.ga után világos ösvényt hagy, azt hinné [valaki,] a tenger megõszült.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Ia meninggalkan bekas tapak kaki yang bercahaya, laut diubahnya menjadi buih yang putih warnanya
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.În urmă el lasă o cărare luminoasă; şi adîncul pare ca pletele unui bătrîn.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.자기 뒤에 광채나는 길을 내니 사람의 보기에 바닷물이 백발 같구나
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Svetlo stezo za sabo dela, da se kaže kakor glava osivela.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Tras de sí hace resplandecer un sendero; como si el océano tuviera blanca cabellera
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Αφινει οπισω την πορειαν φωτεινην ηθελε τις υπολαβει την αβυσσον ως πολιαν.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Оставя подир себе си светла диря, Тъй щото някой би помислил, че бездната е побеляла от старост.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.אחריו יאיר נתיב יחשב תהום לשיבה׃
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.يضيء السبيل وراءه فيحسب اللج اشيب.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.他 行 的 路 隨 後 發 光 、 令 人 想 深 淵 如 同 白 髮
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.他 行的 路隨 後 發光 、 令 人 想 深 淵 如同 白髮
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Aunque hace poco me dijo que no puedo decir que tiene el pelo largo, porque si lo digo
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Deși mi-a zis că nu pot să spun că are părul voluminos pentru că, dacă o fac,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.집사람은 그렇게 말하고 다니지 말라고 했지만요.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Ostatnio mi powiedziała, że nie mogę tak mówić, bo jak tak powiem,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Sebbene recentemente mi abbia detto che non posso dire che ha i capelli volumizzati, perché se lo dico,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.למרות, כך אמרה לי לאחרונה, שאסור לי לומר שיש לה שיער גדול.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.رغم انها اخبرتني انه لا يجب ان اقول انها تملك شعرٌ كثيف
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.髪がふくらんでいるなんて言ったら
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.A on povedal, že mám rovnaký pár na hlave, ale nemohol som ich vidieť kvôli vlasom.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.Er sagte, ich hätte noch so ein Paar auf meinem Kopf, das unter meinem Haar nicht zu sehen wäre.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.És azt mondta, hogy van még egy ugyanilyen pár a fejemen is, de nem látom a hajamtól.
Aynılarından kafamda da olduğunu söyledi, ancak saçlarımdan dolayı onları göremiyordum.Han sa att jag hade två likadana på huvudet, som jag inte kunde se under håret.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod