Ana içeriğe geç
Sözlük

saç ile cümle

saç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sana saçma bir soru sormalıyım.I need to ask you a silly question.
Onun hikayesi herhangi birinin inanması için çok fazla saçma.His story was too ridiculous for anyone to believe.
Sen saçmayı denemeden imkansıza ulaşamazsın.You cannot achieve the impossible without attempting the absurd.
Onu dinleme, o saçma sapan konuşuyor.Don't listen to him, he's talking nonsense.
Maria'nın uzun saçı var.Maria has long hair.
Saçını kestirmelisin.You should get your hair cut.
Bu hafta saç tıraşı olmana gerek yok.You need not have a haircut this week.
Saç tıraşı olmanın zamanı çoktan geldi.It's high time you had a haircut.
Saçını hemen kestirsen iyi olur.You'd better have your hair cut at once.
Saçınız çok uzun.Your hair is too long.
Saçınız gerçekten dağınık görünüyor.Your hair really does look untidy.
Senin İngilizce öğretme yöntemin saçmadır.Your method of teaching English is absurd.
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Saçma önerisini başkan reddetti.The chairman rejected his absurd proposal.
Senin saçının biraz aşağı inmesine izin ver.Let your hair down a little.
O bir saç tarafından kurtarıldı.He was saved by a hair.
Hatalarını asla kabul etmemen saçma.It's absurd never to admit your mistakes.
Dışarı çıkmadan önce saçını tara.Comb your hair before you go out.
Böylesine saçma bir hikayeyi sana kim anlattı?Whoever told you such a ridiculous story?
Kes şunu. Saçmalıyorsun.Stop it. You're being ridiculous.
Saçını kestirmenin zamanı geldi de geçiyor bile, o çok fazla uzadı.It's high time you had your hair cut; it has grown too long.
Bu saçmalığa bir son verme zamanın.It is time you put a stop to this nonsense.
Yeniden ödeyerek saçmalık etti.It is foolish of him to pay for it again.
Neredeyse tüm Japonlar koyu saça sahiptir.Nearly all Japanese have dark hair.
Saçmalıklarından bıktım.I am fed up with your nonsense.
Saç kurutucunuzu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your hair drier?
Beatles'ın saç stili heyecan yarattı.The hair style of the Beatles created a sensation.
Saçmalamayı bırak.Stop your nonsense!
Saçma olmayın.Don't be absurd.
Ne saçma bir fikir!What an absurd idea!
Saçınızın nasıl kesilmesini istersiniz?How do you want your hair cut?
Toshio Sachiko'yu seviyor mu?Does Toshio like Sachiko?
Saçını nerede kestirdin?Where did you get your hair cut?
Niçin saçını kurutuyorsun?Why are you drying your hair?
Nasıl bu kadar saçma bir şey söyleyebilirsin?How can you say such a silly thing?
Öyle saçma bir fikri aklınıza ne koydu.What put such an idea into your head?
Onlar böyle saçmalıklara inanmak için deli olmalılarThey must be crazy to believe such nonsense.
Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.Such a ridiculous superstition no longer exists.
Saçmalamayı kes, lütfen?Cut out the nonsense, will you?
Anne babanı böyle saçma bir şeyle rahatsız etme.Don't bother your parents with such a trivial thing.
Bu, duyduğum en saçma fikirdir.That's the most absurd idea I've ever heard.
O oldukça saçma.That's quite absurd.
Bu saçmalığın dik alası.That's absolute nonsense!
Saçmalığın daniskası.That's absolute nonsense!
O ne saçma bir fikir!What a ridiculous opinion that is!
O çok saçma. Bir aptalın dışında ona kimse inanmaz.That's nonsense. Nobody but a fool would believe it.
Berber onun saçını tıraş etti.The barber gave him a haircut.
Saç stili yakın zamanda gençler arasında popüler oldu.The hairstyle soon became popular among young people.
Adam altmış'ın üzerinde olmalı, zira saçı beyazlamış.The man must be over sixty, for his hair is gray.
Saç yapımı sıvısı güçlü bir koku yaydı.The hair-dressing liquid gave off a strong smell.
Renk, onun saçlarıyla güzel gitti.The color went beautifully with her hair.
Kızın altın saçı var.The girl has golden hair.
Kız saçına sarı bir kurdele takıyordu.The girl wore a yellow ribbon in her hair.
Fikir ilk başta saçma görünüyordu.The idea seemed absurd at first.
Susie'nin saçı çok uzun.Susie's hair is very long.
Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.Jane had a yellow ribbon in her hair.
Sally saç stilini sürekli değiştiriyordu.Sally was constantly changing her hairstyle.
Bu şampuan güzel bir saç fırçası ile birlikte gelir.This shampoo comes with a nice hair brush.
Şimdi bir saç tıraşı olmana gerek yok.You need not have a haircut right now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod