sızı ile cümle

sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Neyse ki, hiç petrol sızıntısı yaşamadık.Fortunately, we've never had an oil spill.
Sizinle şahsen tanışmaktan çok mutlu ve onurluyum.I am very happy and honored to meet you in person.
Sizin hiç kendinize saygınız yok mu?Don't you have any self-respect?
Sizinle tanışmak büyük bir onurdur.It is a great honor to meet you.
Sizinle tanışmak bir onurdur, bayan.It is an honor to meet you, miss.
Şu bisiklet sizinki mi?Is that bike yours?
Ormanda zaman geçirmek sizin için iyidir.Spending time in forest is good for you.
Kitaplar sizi hem gerçek hem de hayali uzak memleketlere götürebilir.Books can transport you to faraway lands, both real and imagined.
Biz sizin yeni yöneticileriniziz.We are your new rulers.
Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi.It's an honor to meet you, miss.
İdeolojimin sizinkinden üstün olduğuna içtenlikle inanıyorum.I sincerely believe my ideology is superior to yours.
Sizin patronunuzla konuşmak istiyorum.I want to speak with your boss.
Mutluluk hazır bir şey değildir. O sizin kendi hareketlerinizden geliyor.Happiness is not something ready made. It comes from your own actions.
Onları rahatsız etmeyin, onlar sizi rahatsız etmeyeceklerdir.Don't bother them, and they won't bother you.
Onları rahatsız etmezseniz sizi rahatsız etmezler.If you don't bother them, they won't bother you.
Belki de sizin için hala umut vardır.Perhaps there is still hope for you.
Tercihlerim sizinkine çok benzerdir.My preferences are very dissimiliar to yours.
İspanyolca konuşursanız kimse sizi anlamaz.Nobody will understand you if you speak Spanish.
Sizin web siteniz stoklarında onlardan ikisine sahip olduğunu söylüyor.Your website says you have two of them in stock.
Sizin için ne yapabilirim, bayım?What can I do for you, sir?
Sizin öğrencilerinizden biriyle tanıştım.I met one of your students.
Keşke sizinle gelebilsem çocuklar.I wish I could come with you guys.
Tom sizi rahatsız etmeyecek.Tom won't bother you.
O hâlâ sizi korkutuyor mu?Does that still scare you?
Sizin despotik otoritenizi tanımıyorum.I don't recognize your despotic authority.
Sami'ye karşı tanıklık etmeniz sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Sami.
Tanrılar sizi ödüllendirecekler.The gods will reward you.
Diş perisi sizin dişlerinizi çalmak istiyor.The tooth fairy wants to steal your teeth.
Tom'a karşı tanıklık etmek sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Tom.
Onu yapmak sizin için gerçekten gerekli miydi?Was it really necessary for you to do that?
Onu yapmak sizin için en iyi neticedir.It's in your best interest to do that.
Şemsiyemi sizin evinizde mi bıraktım?Did I leave my umbrella at your house?
Zengin olmak sizi mutlu ediyor mu?Does being rich make you happy?
Hangi seçenek sizin için doğru?Which option is right for you?
Sizin gibi insanlar sorundurlar.People like you are the problem.
Sizin gibi insanlar problemdirler.People like you are the problem.
Keşke insanlar sizin gibi olabilselerdi.I wish people could be more like you.
Onlar sizin hükümdarlarınız.They are your rulers.
Ben de sizin kadar çalışıyorum, ne daha iyi ne de daha kötü.I work as well as you, neither better nor worse.
Acele edin, profesör sizi beklemeyecek.Hurry up, the professor will not wait for you.
O sizin yapmak istediğiniz bir şey mi?Is that something you want to do?
Bu sizi çok şaşırttı mı?Did it surprise you very much?
Bu sizin bekliyor olduğunuz şey mi?Is this what you were expecting?
Sizi bizimle birlikte eve götürmemizi istemiyor musunuz?Don't you want us to take you home with us?
Tom'un yaptığı sizi şaşırttı mı?Did what Tom do surprise you?
Ben sizi aramadım.I did not call you.
Ben sizi çağırmadım.I did not call you.
Bunu Tom'a sizin için yaptırabilirsiniz.You may as well have Tom do that for you.
Sizinkinin daha iyi olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think yours is better?
Sizin üçünüz bekâr mısınız?Are all three of you bachelors?
Sizin üçünüz bekar mısınız?Are all three of you bachelors?
Bu güneş gözlüğü sizin mi?Are these sunglasses yours?
Tom sizi birkaç gün daha kalmaya ikna etmeye çalışacaktır.Tom will try to convince you to stay for a few more days.
Sizinle çalışmak bir onur olacaktır.It would be an honor to work with you.
Tom sizi kendisine yardım etmeye ikna etmeye çalışacaktır.Tom will try to convince you to help him.
Tom sizin onu yapmanıza izin vermeyecek.Tom won't allow you guys to do that.
Geleceğim ve sizi alacağım.I'll come and pick you up.
Onları yalnız bırakırsanız onlar sizi yalnız bırakacaklardır.If you leave them alone, they'll leave you alone.
Onları yalnız bırakın, onlar sizi yalnız bırakacaklardır.Leave them alone, and they'll leave you alone.
Yüce Allah sizi çok mutlu eder.May Almighty God make you very happy.

İlgili Sayfalar