sızı ile cümle

sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sizi görebilip göremeyeceğini bilmek istiyor.He wants to know if he can see you.
Doktorlar bana sizin için hiçbir umut olmadığını söyledi.The doctors told me there was no hope at all for you.
Biz sizi görmek için buradayız.We're here to see you.
Korkarım ki, sizin için başka kötü haberlerim var.I'm afraid that I have some other bad news for you.
Zaten sizi seven harika bir kocanız var.You already have a wonderful husband that loves you.
Birisi sizi üst katta bekliyor.Someone is waiting for you upstairs.
Tom sizin çıkacağınızı biliyor mu?Does Tom know that you're going out?
O benim için ve sizin için de önemli bir şey.It is something important for me and for you as well.
İşte. Bu sizin için.Here. This is for you.
Sizin durumunuzdaki bir kadın kolayca bir ülser geliştirebilir.A woman in your situation could easily develop an ulcer.
Sizin gibi bir insan tarafından hatırlanmak büyük bir onur.It's such an honor to be remembered by a person like you.
Afedersiniz. Sizi rahatsız etmek istememiştim.Sorry. I didn't mean to bother you.
Biz sadece sizin test sonuçlarınızı bekliyoruz.We're just waiting for your test results.
Bunu sizin yardımınız olmadan nasıl yapacağım?How am I going to get this done without your help?
Arkadaşlarınızın sizi nasıl tanımlayacağını düşünüyorsunuz?How do you think your friends would describe you?
Yağmur sizi nasıl etkiledi?How did the rain affect you?
Tom'u aracınızı sizin için yıkamaya nasıl ikna ettin?How did you convince Tom to wash your car for you?
Kaç kişi sizin için çalışıyor?How many people do you have working for you?
Çocuklarınız hâlâ sizinle mi yaşıyor?Are your kids still living with you?
Kaç tane Kanadalı sizin için çalışıyor?How many Canadians work for you?
Bize ihtiyacınız olursa biz sizin için buradayız.We're here for you if you need us.
Sizi ne tür insanlar sinirlendirir?What kind of people irritate you?
O toplantıya katılmanız sizin için gerçekten iyi olur diye düşünüyorum.I think it would be really good for you to attend that meeting.
O toplantıya katılmanızın sizin için gerçekten iyi olacağını düşünüyorum.I think it would be really good for you to attend that meeting.
Evlenmek sizi nasıl değiştirdi?How has getting married changed you?
Tüm sızıntıları onardık.We've fixed all the leaks.
Sızıntıyı buldum.I've found the leak.
Sizi çok özleyeceğiz.We're going to miss you an awful lot.
Sizin için neyin doğru olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what's right for you?
Kimse sizi durdurmuyor.Nobody is stopping you.
Sanırım sizi başka bir terapiste yönlendirmem gerekir.I think I should refer you to another therapist.
Onu yapmanın sizin için iyi bir fikir olacağını düşünüyorum.I think it would be a good idea for you to do that.
Tom bunun olabileceği konusunda sizi uyardı.Tom warned you that this might happen.
Sizinle önemli bir şey hakkında konuşmak istedim.I wanted to talk to you about something important.
Ben sizinle gidebilirim.I might as well go with you.
Efendim, ben sizin büyük bir hayranınızım. Bana bir imza verebilir misiniz?Sir, I'm a great fan of yours. Could I have your autograph?
Fadıl ya sizin en iyi müttefikiniz ya da en kötü düşmanınız olabilir.Fadil can either be your best ally or your worst enemy.
Tom ya sizin en iyi müttefikiniz ya da en kötü düşmanı olabilir.Tom can either be your best ally or your worst enemy.
Siz çocukken ben sizin bebek bakıcınızdım.I was your babysitter when you were a kid.
Biz sizin yaptığınız aynı şeyi yapmalıyız.We should do the same thing you're doing.
Tom'un yaptığı ne tür şeyler sizi rahatsız ediyor?What kind of things does Tom do that irritate you?
Tom sizi görmeyi dört gözle beklediğini söyledi.Tom said that he's looking forward to seeing you.
Sizin oldukça güvenilir olduğunuzu duydum.I've heard that you're quite reliable.
Tom onu sizin için yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to do that for you.
Sizin görüşünüz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin görüşleriniz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin için imkansız olan şey başkası için çok iyi mümkün olabilir.What is impossible for you could very well be possible for someone else.
Tom, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to working with you.
Tom sizinle çalışmak için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to working with you.
Öldüğünüz zaman, tüm zenginlikleriniz sizin için değersiz hale gelecektir.When you die, all your riches will become worthless to you.
Sizi işe alamam, çünkü şirket henüz yeterince güçlü değil.I can't hire you, because the company isn't strong enough yet.
Sizi korkuttuysam özür dilerim, bayanlar.Sorry if I startled you, ladies.
Bunun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand this is a difficult decision for you.
Onun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand that this is a difficult decision for you.
Sizi Mısır'a götürüyoruz.We're taking you to Egypt.
Hiç kimse sizi çalıştırmayacak.No one will hire you.
Sizin kromozomunuz şüphesiz ne tür bir insan olduğunuzu gösterebilir!Your chromosome can undoubtedly show what kind of human you are!
O artık sizi rahatsız etmeyecek.He won't bother you anymore.
Lütfen sizi daha iyi görebilmem için ışığa gelin.Please come into the light so that I can see you better.
Satranç oynamak ve okumak sizi daha akıllı yapar.Playing chess and reading a lot makes you smarter.

İlgili Sayfalar