sızı ile cümle
sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu sizin için yeni bir sözcük.It's a new word for you.
Bu program sizin bilgili kalmanızı sağlar.This programme allows you to stay informed.
Sizin için bir şey aldım.I picked something up for you.
Sizi rahatsız eden bir şey var mı?Is there something bothering you?
Bu sizin için bir şeye değer miydi?Would this be worth something to you?
Bu sizin telefonunuz mu?Is this your phone?
Sizin için bir odamız var.We've got a room for you.
Sizi bekliyoruz.We've been waiting for you.
Sizin için iyi haberimiz var.We've got good news for you.
Sizi bulmak için uzun bir yol geldik.We've come a long way to find you.
Bir sızıntımız var.We've got a leak.
Sizinle ilgileneceğiz.We're going to take care of you.
Sizi oradan çıkaracağız.We're going to get you out of there.
Sizi incitmeyeceğiz.We're not going to hurt you.
Umarım sizi rahatsız etmiyoruz.We're not disturbing you, I hope.
Sizi burada bırakmıyoruz.We're not leaving you here.
Tam burada sizinle birlikteyiz.We're right here with you.
Sizi almaya geliyoruz.We're coming to get you.
Sizi gördüğümüze mutluyuz.We're happy to see you.
Sizin için geliyoruz.We're coming for you.
Biz sizin son umudunuz.We're your last hope.
2.30'da sizi göreceğiz.We'll see you at 2:30.
Sizinle geleceğiz.We'll come with you.
Eve gelirsek sizi görürüz.We'll see you when we get home.
Sizi memnuniyetle eve götüreceğiz.We'll gladly take you home.
Sizi eve götüreceğiz.We'll take you home.
Sizin için büyük umutlarım var.We have great hopes for you.
Sizin için büyük planlarım var.We have big plans for you.
Sizin için büyük planlarımız vardı.We had big plans for you.
Biz sizi bekledik.We waited for you.
Sizin hâlâ orada olduğunuzu biliyoruz.We know you're still there.
Muhtemelen sizi bir doktora götürmeliyiz.We should probably get you to a doctor.
Sizi bir doktora götürmeliyiz.We should get you to a doctor.
Masada sizin için büyük bir paket var.There's a big package on the desk for you.
Bu ayakkabılar sizin için çok büyük mü?Are these shoes too big for you?
Uzun süredir sizin büyük bir hayranınızım.I've been a big fan of yours for a long time.
Ben sadece sizi büyük bir hata yapmaktan durdurmaya çalışıyorum.I'm just trying to stop you from making a big mistake.
Sizin evin bir bodrumu var mı?Does your house have a basement?
Herkese merhaba! Biz sizi eğlendirmek için buradayız.Hello, everybody! We're here to entertain you.
Sizinle birlikte başka kim var?Who else is there with you?
Sizi arayabilir miyim?Can I call you?
Sizinle konuşabilir miyiz?Can we have a word with you?
Sizin bodrumda gizlenebilir miyiz?Can we hide in your basement?
Sizin taraftan kapıyı açabilir misiniz?Can you open the door from your side?
Sizinle bir saniye konuşabilir miyim çocuklar?Can I talk to you guys for a second?
Sizin bayanlar tuvaletini kullanabilir miyim?Can I use your ladies' room?
Sizi bırakabilir miyim?Can I offer you a ride?
Sizin için daha fazla ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what more I can do for you.
Sizi kaybedeceğimden korkuyordum.I was afraid I was going to lose you.
Bunun sizin için ne anlama geldiğini biliyorum.I know how much this means to you.
Sizi buna karıştırdığım için üzgünüm.I'm sorry I got you mixed up in this.
Ben hemen sizin için bir tane alacağım.I'll get one for you right away.
Affedersiniz. Buranın sizin koltuğunuz olduğunu bilmiyordum.I beg your pardon. I didn't know this was your seat.
Bunun sizin için herhangi bir faydası var mı?Is this of any use to you?
Tom sizi ısırdı mı?Did Tom bite you?
Savunucu olmayın. Sizi suçlamıyorum.Don't get defensive. I'm not blaming you.
Sizi büyük bir etnologla tanıştırayım.I introduce you to a great ethnologist.
Sızıntıyı düzeltmek için yardım ettim.I helped fix the leak.
Sizin sakinleşmeye ihtiyacınız var.You guys need to calm down.
Sizin için biçilmiş kaftan işiniz var.You have your work cut out for you.