sızı ile cümle
sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sizi tekrar görmek bir zevk.It's a pleasure to see you again.
Biri sizinle görüşecek.Someone is going to see you.
Birisi sizin için gelecek.Someone will come for you.
Endişelenmeyin. Sizi bırakmayacağız.Don't worry. We're not going to leave you.
Sizin için gerçekten endişelenmeye başlıyorum.I'm really starting to worry about you.
Böyle bir zamanda sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim.I'm sorry to bother you at a time like this.
Lütfen sizin ve ailem arasında seçim yapmamı istemeyin.Please don't ask me to choose between you and my family.
Lütfen sadece bir dakika sizi görebilir miyim?Can I see you for just a minute, please?
Sizin talimatlarınızın sonucuna güveniyorum.I tried to follow your instructions.
Tom adlı kaç tane çocuk, sizin sınıfınızdadır?How many kids named Tom are in your class?
Sızıntının nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where the leak is?
Sizinle çalışmak bir zevkti.It's been a pleasure working with you.
Bu koşullar sizin için kabul edilebilir mi?Are these conditions acceptable to you?
Hangi arı sizi soktu?Which bee has bit you?
Bu sadece sizin için bir oyun mu?Was it just a game to you?
Boston ofisinde sizi kullanabiliriz.We could use you in the Boston office.
Ben sizin ikinizi eve götürmek için arabama alabilir miyim?Can I give you two a lift home?
Ben sizi otelin giriş salonunda karşılayacağım.I will meet you in the hotel foyer.
Hikâyeyi bir de sizin ağzınızdan dinlemek istiyoruz.Please give us your side of the story.
Hadi, sizi eve bırakacağım.Come on, I'll give you a ride home.
Sizin yemeğinizi yedik.We ate your food.
Tom sizin yardımınız olmadan ölecek.Tom will die without your help.
Bunu yapmak için Tom'un sizin yardımınıza ihtiyacı var.Tom needs your help to do it.
Tom hâlâ sizin restoranda yardım ediyor mu?Is Tom still helping out at your restaurant?
Hangisi sizin ceketiniz?Which one is your jacket?
Hangisi sizin arabanız?Which one is your car?
İşte sizin için iyi biri.Here's a good one for you.
Biri sizi görmeden önce buradan çıksanız iyi olur.You'd better get out of here before somebody sees you.
Tom sizin için beklemek istemiyor.Tom doesn't want to wait for you.
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?Do people accuse you of being disorganized?
Sanırım bunlar sizinkiler.I think these are yours.
Sizinle bir saniye konuşabilir miyim?Could I talk to you for a second?
Tom burada ve o sizinle konuşmak istiyor.Tom is here and he'd like to talk to you.
Affedersiniz, sizin adınız neydi?Sorry, what was your name?
Tom sizinle konuşmamı istedi.Tom asked me to speak to you.
Tom sizinle konuşmaya çalıştı mı?Did Tom try to speak to you?
Sizinle bir süre konuşabilir miyim?May I speak with you a moment?
Sizinle konuşabilir miyim, lütfen?Could I speak with you, please?
Sanırım bu sizin için.I think this is for you.
Tom sizinle kalacak.Tom will stay with you.
Sizinle kalıyoruz.We're staying with you.
Tom neden sizinle kalıyor?Why is Tom staying with you?
Tom sizinle odanızda kalıyor olacak.Tom will be staying with you in your room.
Bu sizi hasta etmek için yeterli.It's enough to make you sick.
Sizinle nasıl irtibat kurabiliriz?How can we contact you?
Sizinle nasıl irtibat kurabilirim?How can I contact you?
Tom öğle yemeği için sizi almıyor mu?Isn't Tom picking you up for lunch?
Bana sizi neyin rahatsız ettiğini söyleyin.Tell me what's bothering you.
Sizi tanımaktan çok memnunum.I am very glad to know you.
Tom sizin için dikkat etmemi istedi.Tom told me to watch out for you.
Sizi muayene etmeyeceğim.I won't examine you.
Sizinle oturmamın sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I sit with you?
Sizi tehlikeden korumak benim görevim.It's my duty to protect you from danger.
Başka herkes için onu mahvedenler sizin gibi insanlar.It's people like you who are ruining it for everyone else.
Sizi güvenli bir yere götüreyim.Let me take you somewhere safe.
Sizin güvenliğiniz için çok endişeliydim.I was very concerned for your safety.
Tom'un tamamen güvende olacağına sizi temin ederim.I assure you Tom will be completely safe.
Ziyaretimin amacı, sizi benimle bir geziye çıkmaya ikna etmektir.The purpose of my visit is to persuade you to take a trip with me.
Sizin evde kim yemek pişirir?Who does the cooking at your house?
Bir gün yine sizi görmeyi umuyorum.I hope to see you again some day.