sızı ile cümle

sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece Tom'un sizi dinleyebileceğini düşünüyordum.I just thought Tom might listen to you.
Sizinle gelmem gerektiğini biliyordum.I knew I should've come with you.
Sizinle gitmem gerektiğini biliyordum.I knew I should've gone with you.
Ben sizin her birinizi bilirim.I know each one of you.
Sizin her birinize güvenebileceğimizi biliyorum.I know I can count on every one of you.
Sizi neyin neşelendireceğini biliyorum.I know what'll cheer you up.
Sizi neyin keyiflendireceğini biliyorum.I know what'll cheer you up.
Sizin Tom olduğunuzu biliyorum.I know you're Tom.
Sizi seviyorum çocuklar.I love you guys.
Sizinle özel olarak konuşmam gerekiyor.I must speak to you in private.
Sizinle konuşmalıyım.I must speak with you.
Sizinle bir şey hakkında konuşmam gerekiyor.I need to speak with you about something.
Sizinle bunun hakkında konuşmam gerekiyor.I need to talk to you about that.
Sizinle Tom hakkında konuşmam gerekiyor.I need to talk to you about Tom.
Sizinle derhal konuşmam gerekiyor.I need to talk to you immediately.
Sizinle bizzat konuşmam gerekiyor.I need to talk to you in person.
Çocuklar sizin öğrettiklerinizden çok sizin yaptıklarınızı öğreniyor.Children learn more from what you are than what you teach.
Sizi etkilemek istedim.I wanted to impress you.
Sanırım bu sizinki.I think this is yours.
Sizin dilinizde nasıl "Seni seviyorum" diyebilirim?How can I say "I love you" in your language?
Ben sizin gibi aynı tavsiyeyi aldım.I received the same advice as you.
Bu öğleden sonra sizinle buluşmayı umuyorum.I hope to meet up with you this afternoon.
Kirayı ödemiyorsanız, ev sahibi sizi tahliye edecektir.If you don't pay rent, the landlord will evict you.
Bence sizin için hoş bir sürpriz olacak.I think you'll be pleasantly surprised.
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.I've wanted to tell you this for a long time: Your cynical jokes are unbearable.
Kaç kişi sizin dilinizi konuşur?How many people speak your language?
Sizin diliniz okulda öğretildi mi?Is your language taught at school?
Çocuklarınızın okulda sizin dilinizi öğrenmelerini istiyor musunuz?Do you want your children to learn your language at school?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizin ölmesini istiyor?Why do some of your people want your language to die?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizden nefret ediyor?Why do some of your people hate your language?
Evde sizin dilinizi kullanan kadınlar hala var mı?Are there still women who use your language at home?
Yaşlı insanlarınız hala sizin dilinizi konuşuyor mu?Do your old people still speak your language?
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Bu sizi ilgilendiriyor.This concerns you.
Bunlar sizin için.These are for you.
Benim dövmem sizinkinden daha iyi.My ink is better than yours.
Sizinle kalacağım.I'll stay with you.
Sizinle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Sizin cep telefonunuz var mı?Do you have mobile phones?
Biz kadınlar siz erkeklerin sizinle aynı fikirde olmadığımızı bilmesini istiyoruz.We women want you men to know that we don't agree with you.
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Üzgünüm, sizin için yapabileceğim başka bir şey yok.I'm sorry, there's nothing more I can do for you.
Bana telefon numaranızı verin ve ben sizi geri ararım.Give me your phone number and I'll call you back.
Bunun sizin için oldukça zor olduğundan eminim.I'm sure this is quite difficult for you.
Sizi rahatsız etmek istemedim.I didn't mean to make you uncomfortable.
Sizi çok beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry I kept you waiting so long.
Bunu asla sizin yardımınız olmadan yapmayacağım.I'll never make it without your help.
İşimiz bittiğinde sizinle iletişime geçeceğim.I'll contact you when we're finished.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Sizinle çok konuşmak istiyorum.I'd very much like to talk with you.
Sizi Tom'un amcası sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Sizi Tom'un dayısı sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Tom artık sizi rahatsız etmeyecek.Tom won't be bothering you anymore.
Sizin ikinizin kabul edeceğinden eminim.I'm sure the two of you will agree.
Birkaç yıl önce sizin öğrencinizdim.I was your student a few years ago.
Gerçekten sizi özleyeceğim arkadaşlar.I'm really going to miss you guys.
Sizin için gerçekten endişelenmeye başlıyordum.I was starting to worry about you.
Sadece sizi neşelendirmeye çalışıyorum.I was just trying to cheer you up.
Ben sizi bir şeyle suçlamıyorum.I'm not accusing you of anything.

İlgili Sayfalar