sızı ile cümle

sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun bir sızıntısı vardı.It has a leak.
Bir sızıntı var.There's a leak.
Ülkemiz her zaman sizinki ile dostça ilişkiler içinde oldu.Our country has always had friendly relations with yours.
Sizi ne durdurdu?What stopped you?
Sizin uçuşunuz iptal edildi.Your flight's canceled.
Sizin talimatlarınıza göre yaptım.I did it according to your instructions.
Saatlerdir sizi bekliyordum.I've been waiting for you for hours.
Bavul sizi rahatsız ediyor mu?Does this suitcase bother you?
Sizin gibi düşünüyorum.I think the same as you.
Tom sizi seçti.Tom has chosen you.
Tom sizi bekliyor.Tom is expecting you.
Bunun sizi durdurmasına izin vermeyin.Don't let it stop you.
Sizi durdurmama müsaade etmeyin.Don't let me stop you.
Bu sizi durdurmasın.Don't let that stop you.
Sizi durdurmamıza izin vermeyin.Don't let us stop you.
Sizi görmedim bile.I didn't even see you.
Sizi anlamadım bile.I didn't even see you.
Görünüşün sizi kandırmasına izin vermeyin.Don't let appearances fool you.
Fiyatın sizi rahatsız etmesine izin vermeyin.Don't let the price bother you!
Sizin deli olduğunuzu söylemedim.I didn't say you were crazy.
Sizi temin ederim ki sizi aldatmak niyetinde değildim.I assure you I didn't intend to deceive you.
Sizi temin ederim ki bu bir şaka değil.I assure you this isn't a joke.
Tom'un oldukça iyi olduğuna sizi temin ederim.I assure you Tom is quite well.
Tom'un tamamen güvenli olacağına sizi temin ederim.I assure you Tom will be perfectly safe.
Kirayı zamanında ödeyebileceğimize sizi temin ederim.I assure you we'll be able to pay the rent on time.
Sizin nasıl olduğunuzu görmeye geldim.I came to see how you're doing.
Sızıntıyı tıkayabilirim.I can seal the leak.
Sızıntıyı kapatabilirim.I can seal the leak.
Bunun sizi rahatsız ettiğini görebiliyorum.I can see that disturbs you.
Sizin için ders ne zaman?What time is class for you?
Onu sizin için sipariş verebilirim.I could order that for you.
Ben sizi tamamen tek başınıza orada bırakamazdım.I couldn't leave you there all by yourself.
Sizi pek duyamadım.I couldn't quite hear you.
Sizi uyardım.I did warn you.
Sizi bu kadar erken görmeyi beklemiyordum.I didn't expect to see you so soon.
Sizin kim olduğunuzu bilmiyorum.I don't know who you are.
Sizi tanımıyorum ama bir içki istiyorum.I don't know about you, but I'd like a drink.
Bu sizin helikopteriniz mi?Is it your helicopter?
Sizinle nasıl iletişime geçeceğimi bilmiyorum.I don't know how to contact you.
Sizin hissettiğinizin aynısını hissediyorum.I feel the same way as you do.
Sanırım bu sizin için kolay değildi.I guess this wasn't easy for you.
Sizi bu kadar zaman beklettim, yalvarırım affedin.I made you wait so long; I beg your forgiveness.
Ben sizin hayranınızım.I am your fan.
Sizin için bir teslimatım var.I have a delivery for you.
Sizinle görüşmeye can atıyordum.I've been dying to meet you.
Sizinle konuşmak niyetindeydim.I've been meaning to speak with you.
Aklımda sizinle konuşmak vardı.I've been meaning to speak with you.
Sizinle iletişime geçmeye çalışıyordum.I've been trying to contact you.
Sizi bekliyordum arkadaşlar.I've been waiting for you guys.
Sizinle daha önceden tanışmıştım.I've met you before.
Sizi bir yerde görmüştüm.I've seen you somewhere before.
Ben sizin kendinizin tadını çıkarmanızı umarım.I hope you're enjoying yourselves.
Sanırım bu sizin için tasarlanmış.I think this was intended for you.
Sanırım bir gaz sızıntımız var.I think we have a gas leak.
Sizi bu gece daha fazla rahatsız etmeyeceğim.I won't bother you anymore tonight.
Sizi çok tutmayacağım.I won't keep you too long.
Üzgünüm, ben sizi tanımadım.I'm sorry, I didn't recognize you.
Üzgünüm, ben sizi tanımıyorum.I'm sorry, I don't recognize you.
Sizin için sadece bir sorum var.I just have one question for you.
Bina yöneticisinden ön koridordaki sızıntıyı görmesini isteyeceğim.I'll ask the super to see about the leak in the front hallway.

İlgili Sayfalar