sızı ile cümle

sızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onların sizi aldatmasına izin vermeyin.Don't let them fool you.
Açıkçası köpeklerim sizi koruyacaktır!Obviously my dogs will protect you!
Sizin için bir şeyimiz olacak.We'll have something for you.
Evimiz sizindir.Our house is yours.
Affedersiniz, ben sizi anlamadım.Excuse me, I didn't understand you.
Ben bütün kalbimle sizin Çince anlayışınıza hayranım.I wholeheartedly admire your understanding of Chinese.
Gerçekten sizin o biçimde hissetmediğinizi umuyorum.I really hope you guys don't feel that way.
Sizin O'larınız sizin A'larınıza benziyor.Your O's resemble your A's.
Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.If my parents discover that you came over, they are capable of doing something crazy.
Biz zaten sizi affettik.We have already forgiven you.
Sizi aldattığım için özür dilerim.I'm sorry for having deceived you.
O, şimdi meşgul ve sizinle konuşamaz.She's busy now and can't speak to you.
Şu anda meşgul ve sizinle konuşamaz.She's busy now and can't talk with you.
Benim adım Cyril. Sizinle tanıştığıma memnun oldum.My name's Cyril. Nice to meet you.
Sizi dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to you.
Sizin bir ruhsatınız var.You've got a license.
Ben bir şekilde sizin duygularınızı anlıyorum.I somehow understand your feelings.
Merhaba, üzgünüm sizi anlamadım.Hi, sorry I didn't understand you.
Arı sizi nerede soktu?Where did the bee sting you?
Bir gün tüm bunlar sizin olacak.One day, all this will become yours.
Bu sizin resminiz mi?Is this your picture?
Sizi çok sık rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to bother you so often.
Bizim için sadece bir dakika bekleyebilir misiniz lütfen? Sonra biz sizinle geleceğiz.Could you please wait just a moment for us? Then we'll go with you.
Miller adında bir kişi sizi görmek istiyor.A person named Miller wants to see you.
Sizi Bay White'a tanıtmama izin verin.Allow me to introduce you to Mr. White.
Sizi Bay White ile tanıştırayım.Let me introduce you to Mr. White.
İşi bitirmek sizin göreviniz.It's your duty to finish the job.
Bu işi bitirmek sizin sorumluluğunuz.It's your responsibility to finish the job.
Bay Smith diye biri sizinle görüşmek için geldi.A Mr. Smith has come to see you.
Sizi Bay Tanaka ile tanıştırayım.Let me introduce you to Mr. Tanaka.
Sizi tanıyor muyum?Do I know you?
Ben sizi Torino'da bekliyorum!I wait for you in Turin!
Bizim rastgele seçim olası bir kazanan olarak sizi seçti.Our random selection has chosen you as a possible winner!
Ayaklarınız sizi kalbinizin olduğu yere götürecektir.Your feet will lead you to where your heart is.
Herkes sizi duyabilmesi için daha yüksek sesle konuşun.Please speak more loudly so everybody can hear you.
Lütfen daha yüksek sesle konuşun, böylece herkes sizi duyabilir.Please speak louder so everybody can hear you.
Sizin tavsiyeniz olmasaydı o mahvolurdu.If it hadn't been for your advice, he would have been ruined.
Sizinle mutlaka temasa geçeceğiz arkadaşlar.We will definitely touch base with you guys.
Sizi korkuttum mu?Did I scare you?
Sizi korkuttuysam üzgünüm.I'm sorry if I scared you.
O sizin için kolay.It's easy for you.
On dakika içinde sizinle olacağım.I'll be with you in ten minutes.
Sizinle özel olarak konuşabilir miyim?May I speak to you in private?
Artık sizin antrenörünüz değilim.I'm not your coach anymore.
Sizi beklettiğim için çok üzgünüm.I am so sorry to have kept you waiting.
Çok fazla tatlı sizi şişmanlatır.Too many sweets make you fat.
Birinin sizi durdurması gerekiyor.Somebody needs to stop you.
O hâlâ sizi hatırlıyor.He still remembers you.
O sizin fincan değil.That is not your cup.
O sizi rencide ediyor mu?Does it offend you?
O, sizin okumayı öğrenmenizi istiyor.She wants you to learn how to read.
Bay Yamada, sizin için bir çağrı var.Mr Yamada, there's a call for you.
Her zaman sizin gibi yemek yapmayı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn to cook like you.
Gece gece sizi ayakta tutan nedir?What keeps you awake at night?
Gece gece sizi uyutmayan nedir?What keeps you awake at night?
Sizinle konuşmak istedim.I wanted to talk with you.
Lütfen sizinle gitmeme izin verin.Please let me go with you.
Lütfen sizinle gitmeme izin veriniz.Please let me go with you.
Sizinle gidebilir miyiz?Can we ride with you?
Web siteleri sizinle ilgili bilgi topluyor.Websites collect information about you.

İlgili Sayfalar