sıtma ile cümle
sıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.그래서 우리는 슈퍼컴퓨터를 이용하여 세계 최고의 말라리아 컴퓨터 모델을 만들었습니다.
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.Nous avons donc créé, en utilisant notre superordinateur,
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.אז יצרנו, בעזרת מחשב העל שלנו, את הדגם הממוחשב הכי טוב של מלריה,
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.لذلك صنعنا, بإستخدام السوبر كمبيوتر, أفضل محاكاه الكترونية للملاريا في العالم,
Süperbilgisayarımızı kullanarak sıtma için dünyanın en iyi bilgisayar modelini yarattık.世界最高のマラリアのモデルを作りました それをご覧いただきましょう
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Esta bien, sé que no es SIDA, que no es malaria, pero aun así, necesitamos estas cosas.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Ik weet dat het geen aids is, geen malaria, toch hebben we deze spullen nodig.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Je sais que ce n'est pas le paludisme, mais nous avons encore besoin de ces choses-là.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.물론 이건 에이즈도 아니고 말라리아도 아닙니다.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Okay, ich weiß, es ist kein AIDS oder Malaria, aber wir brauchen dieses Zeug.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Ok, lo so che non si tratta di AIDS, che non si tratta di malaria, ma abbiamo comunque bisogno di queste cose.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Ok, stiu ca nu e SIDA, stiu ca nu e malarie, dar tot ne sunt necesare aceste lucruri.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Ok, wiem, że to nie AIDS, ani malaria,
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Rendben, tudom, nem AIDS-ről van szó, nem is maláriáról beszélünk, de mégis szükségünk van rá.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Добре - знам, че не е СПИН, знам, че не е малария, но тези неща все пак са ни нужни.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.Я знаю, что это не СПИД и не малярия, но мы всё равно нуждаемся в этих вещах.
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.אוקיי, אני יודע שזה לא איידס, אני יודע שזו לא מלריה,
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.حسناً، أعرف أنها ليست إيدز، أعرف أنها ليست ملاريا،
Tamam, biliyorum AIDS degil, biliyorum sitma da degil fakat bizim hala buna ihtiyacimiz var.エコーです これは絶対に外せません
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.Czyli wszyscy zgadzamy się, że zła.
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.Entonces todos pensamos que la malaria es algo malo.
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.좋습니다. 그럼 모두들 말라리아가 나쁜 것이라고 생각하시네요.
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.Tehát mind úgy véljük, a malária rossz.
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.Todos nós pensamos que a malária é uma coisa má.
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.אוקיי, אז כולנו חושבים שמלריה היא דבר רע.
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.حسناً إذاّ، الكل متفقٌ على أن الإصابة بالملاريا شيء سيّء!
Tamam. İşte hepimiz biliyoruz ki sıtma kötü birşeydir.よかった それこそ 私の答えです
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürA verdadeira diferença é que o envelhecimento mata muito mais pessoas do que a malária.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürAz egyetlen különbség az, hogy az öregedés sokkal több embert öl meg.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürDer einzige echte Unterschied ist, dass Älterwerden wesentlich mehr Leute tötet als Malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürĐiểm khác biệt duy nhất là lão hóa giết người nhiều hơn đáng kể bệnh sốt rét.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürHet enige verschil is dat meer mensen sterven aan veroudering dan aan malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdür노화로 죽는 사람의 수가 말라리아로 인해 죽는 사람의 수보다 훨씬 많다는 것이지요.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürla seule véritable différence est que le vieillissement tue considérablement plus de monde que la malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürLo único diferente es que envejecer mata más personas que la malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürL'unica vera differenza è che l'invecchiamento uccide molte più persone della malaria,
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürSatu-satunya perbedaan nyata adalah penuaan membunuh jauh lebih banyak orang daripada malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürSingura diferenta adevarata este ca imbatranirea ucide considerabil mai multe persoane decat malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürTyle że ze starości umieramy częściej niż na malarię.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürΗ μόνη πραγματική διαφορά είναι ότι η γήρανση σκοτώνει πολύ περισσότερους απ' όσους η ελονοσία.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürЕдинствената истинска разлика е, че остаряването убива значително повече хора, отколкото маларията.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürНо тут большая разница - старение убивает намного больше, чем малярия.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürההבדל האמיתי היחיד הוא שהזדקנות הורגת הרבה יותר אנשים ממלריה.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürتقتل عدداً أقلً بكثير، من الذين تقتلهم الشّيخوخة!
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdür今日は特別に イギリスの方向けに
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Au primit apă potabilă. Au primit alimente pentru săraci. Și au eradicat malaria.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.De får säkert vatten. De får mat till fattiga och de utrotar malaria.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Dostają bezpieczną wodę. Dostają żywność dla ubogich. Likwidują malarię.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Dostali bezpečnejšiu vodu. Dostali jedlo pre chudobných. A vyhubili maláriu.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Họ có nước sạch. Họ dành thức ăn cho người nghèo. Và họ phòng ngừa bệnh sốt rét.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Ils reçoivent de l'eau propre. Ils ont de la nourriture pour les pauvres. Ils font disparaître le paludisme.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.수질이 개선되고, 구호식량을 얻으며, 말라리아를 퇴치했습니다.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Mereka menyediakan air bersih. Mereka menyediakan makanan untuk orang miskin. Dan malaria mereka basmi.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Obtêm água potável. Obtêm comida para os pobres. Erradicam a malária.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Obtuvieron agua segura. Dieron comida a los pobres. Y erradicaron la malaria.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Opatří čistou vodu, jídlo pro chudé a vymýtí malárii
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Ottengono acqua potabile. Cibo per i poveri. E riescono a sradicare la malaria.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Sie bekommen sauberes Wasser. Sie kaufen Essen für die Armen. Sie rotten Malaria aus.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Tiszta víz, étel a szegényeknek. A maláriát felszámolták.
Temiz suya erişimleri var, fakirler için yemekleri var ve sıtmanın kökünü kurutmuşlar.Ze krijgen veilig water. Ze krijgen voedsel voor de armen. En ze slagen erin malaria uit te roeien.
İlgili Sayfalar