sıska ile cümle
sıska kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Če si malo bolj suha in imaš bolj sijoče lase, boš tako srečna in čudovita."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Dacă ești puțin slab și ai un păr strălucitor, vei fi foarte fericit și vei duce o viață fantastică."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Ha egy kicsit vékonyabb lennél vagy fényesebb lenne a hajad, akkor boldog és fantasztikus lenne az életed"
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Hvis du er lidt tyndere og du har mere skinnende hår, vil du være så lykkelig og smuk."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Jeżeli schudniesz i będziesz mieć błyszczące włosy, będziesz szczęśliwa i fantastyczna".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Jika Anda sedikit lebih kurus dan rambut yang berkilau, Anda akan merasa senang dan hebat."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""당신이 약간 마르고 빛나는 머리칼을 갖고 있으면 행복해지고 대단할겁니다"라는 것이죠.
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Nếu bạn gầy hơn một chút, và tóc bạn óng ả hơn, bạn sẽ rất hạnh phúc và sung sướng".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Om du är lite smalare och om ditt hår glänser mer, så kommer du bli så glad och fantastisk."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Pokud bys byla trochu štíhlejší a měla lesklejší vlasy, budeš neuvěřitelně šťastná a úžasná."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Se forem um pouco mais magros e tiverem cabelo mais brilhante, serão muito felizes e fabulosos."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Se siete un po' magre e avete i capelli un po' più brillanti, sarete felici e favolose."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Si eres un poco más delgada y tienes el pelo más brillante, te sentirás muy feliz y estupenda".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Si tu maigris un peu et que tes cheveux sont plus brillants, tu seras heureux et auras une vie fabuleuse."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Αν ήσουν λίγο πιο αδύνατη και είχες πιο λαμπερά μαλλιά, θα ήσουν ευτυχισμένη και υπέροχη".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Ако си малко по-слаба и с малко по-бляскава коса, ще си толкова щастлива и ще изглеждаш прекрасно."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Якщо ви трішки стрункіші, і у вас блискучіше волосся, ви будете дуже щасливі і приголомшливо гарні".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun."ואני חושבת שהתשובה שהן מחפשות היא, "אם את תהיי קצת יותר רזה ויהיה לך שיער יותר מבריק,
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""إذا كنت نحيلة قليلاً وشعرك أكثر لمعانا، سوف تكونين سعيدة جداً ورائعة. "
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun."幸せで 有名になれるわ」です 舞台裏でのインタビューとかを聞いて
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Ahora solo nos quedan esos flacuchos de poca monta.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Jäljellä ovat enää ne rääpäleet.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Nu är det bara småskitarna kvar.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Nu er der kun småfisk tilbage.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Ora non restano che quei piccoletti pelle e ossa.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Restam apenas aqueles magricelas.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Teraz zostały tylko te cherlaki.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Τώρα απομένουν μόνο οι κάτισχνες μαρίδες.
Geriye sadece şu sıska kızartmalar kaldı.Теперь осталась только та мелочь.
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?Jag ska säga dig... "tunne kille", hur det här kommer sluta, förstått?
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?Já ti řeknu "hubeňoure" jak se to hraje, jasný?
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?Jetzt sag ich dir mal wie das hier ablaufen wird... "dünner Mann", alles klar?
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?Laat mij jou eens vertellen, "magere", hoe we dit doen, OK?
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?No Fatti dire come si svolgere questa cosa, "stecco".
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?Pozwól... "chudzielcu", że to ja pokażę wam, jak to się rozegra, jasne?
Hayır. Kulak ver "sıska herif", bu iş böyle yapılır, tamam mı?Позволь мне сказать... "тощий", как все закончится, хорошо?
Hepimiz bayağı farkılıyız. Bir sürü yakışıklı, güzel insan var, sıska, tombul, değişik ırklar, kültürler.Ai o mulţime de oameni foarte frumoşi şi eleganţi, slăbănogi, durdulii, diferite rase şi culturi.
Hepimiz bayağı farkılıyız. Bir sürü yakışıklı, güzel insan var, sıska, tombul, değişik ırklar, kültürler.Beaucoup de gens beaux, sveltes, enveloppés, de races et de cultures différentes.
Hepimiz bayağı farkılıyız. Bir sürü yakışıklı, güzel insan var, sıska, tombul, değişik ırklar, kültürler.Ein Haufen attraktiver und hübscher Leute hier, mager, mollig, alle Rassen, alle Kulturen.
Hepimiz bayağı farkılıyız. Bir sürü yakışıklı, güzel insan var, sıska, tombul, değişik ırklar, kültürler.Hay mucha gente guapa y bonita aquí, delgados, llenitos, de distintas razas, culturas.
Hepimiz bayağı farkılıyız. Bir sürü yakışıklı, güzel insan var, sıska, tombul, değişik ırklar, kültürler.Тук има доста привлекателни и красиви хора, тънки, пълнички, различни лица, култури.
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Da dove sono venuti? come piantato su questa scorie volta magro di un paese?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Dari mana datang mereka? bagaimana ditanam atas ini scoria sekali kurus suatu negara?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?¿De dónde han venido? cómo se plantan en esta escoria una vez descarnado de un país?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?De onde vieram? como plantada em cima desta escória, uma vez scraggy de um país?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?D'où venaient-ils? comment planter sur cette scorie fois maigre d'un pays?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Honnan jöttek? hogyan ültették erre egyszer vézna scoria egy ország?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Hvorfra kom de? hvordan plantet på denne gang scraggy scoria i et land?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Mistä tuli ne? miten istutetaan tälle kerran luiseva scoria maan?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Odkiaľ prišli? ako sa zasadil o to raz vychudnutý troska zo zeme?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Od kod so prišli? Kako zasajeno na to, ko Vitek žlindre v državi?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Odkud přišli? jak se zasadil o to jednou vychrtlý struska ze země?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?어디서든 그들을 온거야? 어떻게 국가의 이번 한 번만 까칠까칠한 scoria에 심어진?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Skąd przyszli? jak posadzone na tym raz chudy scoria kraju?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Từ đâu đến? cách trồng khi này scoria một lần ốm của một quốc gia?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Unde au venit? cum plantate la această dată pe zgură descărnat al unei ţări?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Varifrån kom de? hur planterade på denna gång skrangliga slagg i ett land?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Waar zijn zij gekomen? hoe geplant op deze eens mager slakken van een land?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Woher kamen sie? how auf diesem einmal scraggy Schlacken eines Landes gepflanzt?
Nereye geldiler? bir ülkenin bu kez sıska cüruf üzerine nasıl dikilmiş?Από πού ήρθαν; πώς φυτεύονται επάνω σε αυτήν την φορά κοκαλιάρης σκωρία μιας χώρας;
İlgili Sayfalar