sırdaş ile cümle
sırdaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O beni sırdaşı yaptı.She took me into her confidence.
Mary Tom'un en yakın sırdaşlarından biri.Mary is one of Tom's closest confidantes.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Kyosuke quickly becomes Kirino's confidant for her secret hobby.
Harvey Guillen as George Reyes, Lindy'nin iş arkadaşı, iyi bir dost ve sırdaş .Harvey Guillen as George Reyes, Lindy's coworker, close friend and confidant.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves and Shah soon became close friends and confidants.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Temple. See the advantages of a cabman as a confidant.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.See the advantages of a cabman as a confidant.
Dedikoducu sır saklayamaz, Oysa güvenilir insan sırdaş olur.A talebearer revealeth secrets: but he that is of a faithful spirit concealeth the matter.
Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin.O believers, do not make others except your own people your confidants.
Ey iman sahipleri! Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin.O believers, do not make others except your own people your confidants.
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin.O believers, do not make others except your own people your confidants.
Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin.O believers, do not make others except your own people your confidants.
Ey iman edenler! Siz Müslümanlardan başkasını sırdaş edinmeyin.O believers, do not make others except your own people your confidants.
Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin.Do not take for intimate friends those who are not of your kind.
Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin.Do not take for intimate friends those who are not of your kind.
Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin.Do not take for intimate friends those who are not of your kind.
Siz Müslümanlardan başkasını sırdaş edinmeyin.Do not take for intimate friends those who are not of your kind.
Jamie, Charles Stuart'ın sırdaşı olur, ancak Frasers yükselişleri önleyemez.Jamie becomes the confidante of Charles Stuart, but the Frasers fail to prevent the risings.
Vladimir Solovyov, Fyodor Dostoyevski'nin (1821-1881) arkadaşı ve sırdaşı oldu.Vladimir Solovyov became a friend and confidant of Fyodor Dostoyevsky (1821–1881).
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Son frère devient vite le confident de Kirino pour son hobby secret.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves et Shah deviennent rapidement />bons amis et confidents.
İmparatorun tek yakın arkadaşı ve sırdaşıydı, tüm imparatorluk ailesi ona saygı gösterirdi.Il reste le maître et ami de tous ceux qui ont eu le bonheur de le connaître.
Bunların arasında güzel ama mutsuz Zaida ve sırdaşı Albazar da bulunmaktadır.Encuentra a un grupo de gitanos, entre ellos la bella pero infeliz Zaida y su confidente Albazar.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Kyosuke diventa così rapidamente confidente con Kirino per il suo hobby segreto.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves e Shah divennero presto intimi amici e confidenti.
Onun gayet yakın sırdaşı, yakın bir danışmanı, hatıralarının yazarı ve şahsi arkadaşı oldu.Diventa suo intimo amico, confidente e consigliere.
William, John'un babası Henry VIII'ün sırdaşıydı ve kendi döneminde İngiltere'nin en ünlü kaptanlarındandı.Отец Джона Уильям был доверенным лицом Генриха VIII и одним из выдающихся капитанов Англии.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Шах и Грейвз вскоре стали близкими друзьями и доверенными лицами.
Kyosuke hızlı bir şekilde gizli hobisi için Kirino'nun sırdaşı oldu.Assim, Kyosuke rapidamente se torna o confidente de Kirino para seu passatempo favorito.
Urgulanilla Livia'nın sırdaşı Urgulania'nın bir akrabasıydı.Urgulanila era familiar de uma confidente de Lívia, Urgulanila.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves e Shah logo tornaram-se amigos e confidentes.
Bruce Wayne'in en yakın sırdaşıdır.Ele é o confidente mais íntimo de Bruce.
Hitler'in sırdaşı Ernst Hanfstaengl, onu şarkıya talep etti.No entanto, uma pessoa próxima de Hitler, Ernst Hanfstaengl, alega que Hitler criou o termo.
Papa suç ortağı olmasa da Pazzi komplosuna en azından sırdaş olmuştur (1478).Berucht is zijn betrokkenheid bij de Pazzi-samenzwering (1478).
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Niedługo po tym, Graves i Shah stali się bliskimi przyjaciółmi i swoimi powiernikami.
Casey Jones: Kaplumbağa ailesine dost ve sırdaştır.Casey Jones – przyjaciel żółwi.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves och Shah blev snart nära vänner och förtrogna.
Casey Jones: Kaplumbağa ailesine dost ve sırdaştır.Casey Jones är vän med sköldpaddorna.
William, John'un babası Henry VIII'ün sırdaşıydı ve kendi döneminde İngiltere'nin en ünlü kaptanlarındandı.Johns far William var rådgivare till Henrik VIII av England och en av sin tids viktigaste kaptener i England.
William, John'un babası Henry VIII'ün sırdaşıydı ve kendi döneminde İngiltere'nin en ünlü kaptanlarındandı.Батько Джона Вільям був довіреною особою Генріха VIII і одним з видатних капітанів Англії.
Jeremy Irons, Alfred Pennyworth: Bruce Wayne'in güvenilir uşağı ve sırdaşı.Джеремі Айронс — Альфред Пенніворт, дворецький та найкращий друг Брюса Вейна.
Casey Jones: Kaplumbağa ailesine dost ve sırdaştır.Кейсі Джонс — друг черепашок, який помішаний на законі.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves și Shah au devenit în scurt timp buni prieteni și confidenți.
Bunların arasında güzel ama mutsuz Zaida ve sırdaşı Albazar da bulunmaktadır.El întâlnește o bandă de țigani, cu tot cu frumoasa, dar nefericita Zaida și al ei confident Albazar.
Justin'ın saltanat döneminde Justinianus dayısının en yakın sırdaşı olmuştu.Az utolsó pillanatban maradt ülés nélkül az IndyCar legígéretesebb újonca.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Gravesista ja Shahista tuli pian läheiset ystävät ja uskotut.
William, John'un babası Henry VIII'ün sırdaşıydı ve kendi döneminde İngiltere'nin en ünlü kaptanlarındandı.William, Johns far var en af Henrik 8. fortrolige og en af de vigtigste engelske søkaptajner.
Bruce Wayne'in en yakın sırdaşıdır.Ông là người thân cận nhất với Bruce Wayne.
Gandalf'ın sırdaşı ve müttefiğidir.エルフとガンダルフの友。
Sonraları Complex dergisi başyazarı ve sırdaşı Noah Callahan-Bever'a ilk kayıt sürecini anlattı.후에 그는 당시 막역지간이자 총괄 편집장인 노아 캘러핸비버에게 초기 녹음과정을 설명했다.
Michael Gough, Alfred Pennyworth rolünde: Bruce Wayne'in sadık hizmetkarı ve sırdaşı.Michael Gough ako Alfred Pennyworth, Bruceov sluha a spoločník.
Dokuz yıllık hapsi süresince Artaud'nun sırdaşı ve en yakın dostu idi.Ta oli järgnevatel aastakümnetel Wojtyła erasekretär ja sõber.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.A se vedea avantajele unei şofer de taxi ca un confident.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Katso edut cabman kuin uskottu.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.절친한 친구로 택시 운전사의 장점을 참조하십시오.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Lásd az előnyeit taxisofőr, mint egy bizalmasa.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Melihat keuntungan dari sebuah kusir sebagai kepercayaan A.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Oglejte si prednosti cabman kot zaupnik.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Podívejte se na výhody taxíkář jako důvěrníka.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Pozrite sa na výhody taxikár ako dôverníka.