Tom iş çıkış saatleri sırasında metroya binmeyi sevmez.Tom doesn't like to ride the subway during rush hour.
Neden sırıtıyorsun?Why are you grinning?
Tom oyun sırasında Tom sağ dizini yaraladı.Tom injured his right knee during the game.
Uzakta bir siren duydum.I heard a siren in the distance.
Tom'un yaptığının şirin olduğunu düşünüyordum.I thought what Tom did was cute.
Şirketine geleceğim.I'll come to your company.
Muhtemelen şirketimizde bir iş bulabileceğini düşünüyorum.I think you could probably get a job at our company.
Sen iyi bir şirkettesin.You're in good company.
Tom'un sırtında bir kazağı var.Tom has his sweater on backwards.
Sırtını incittin mi?Did you hurt your back?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasın?How old are you, anyway?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasınız?How old are you, anyway?
Dikkatli ol yoksa o seni sırtından bıçaklar.Be careful or she'll stab you in the back.
Benim pantolonum sırılsıklamdı.My pants were soaked.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorumI prefer to sit in the front row near the window next to Tom.
Şirket, ürünlerini kullanan tüketicilerin geri bildirimlerini memnuniyetle karşılıyor.The company welcomes feedback from consumers who use their products.
O özel bir güvenlik şirketi için bir mali kontrolör olarak çalışır.He works as a financial controller for a private security company.
Bu, Boston'un en saygın inşaat şirketlerinden biridir.This is one of Boston's most respected construction companies.
Bu bir sır değil.This is not a secret.
Sır değil bu.This is not a secret.
Şirketimizde resmi dil Japonca.In our company, the official language is Japanese.
Onu bir sır olarak tutmalıydın.You should've kept that secret.
Bu sırrı saklamalıydım.I should've kept that secret.
Tom, savaş sırasındaki eylemleri için pişmanlık duymaya başladı.Tom began to experience remorse for his actions during the war.
Senden sakladığım hiç bir sırrım yok.I've got no secrets from you.
Onlardan sakladığım hiçbir sırrım yok.I've got no secrets from them.
Ondan sakladığım hiçbir sırrım yok.I've got no secrets from him.
Ben senden sır saklamıyorum.I don't keep secrets from you.
Ben onlardan sır saklamıyorum.I don't keep secrets from them.
Ben ondan sır saklamıyorum.I don't keep secrets from him.
Onların hepsi onlara sırıtıyor.They're all grinning at them.
Onların hepsi ona sırıtıyor.They're all grinning at him.
Tom sıradan görünümlü bir adam.Tom is an ordinary-looking guy.
Ben sana tekrar sırtımı dönmeyeceğim.I won't turn my back on you again.
Tom Mary'nin şirkette saygı duyduğu tek adamdı.Tom was the only man at the company that Mary respected.
Şirket önümüzdeki ay yeni bir ilaç çıkartacak.The company will release the new drug next month.
Tom, Mary'ye şirketinde bir pozisyon teklif etti.Tom offered Mary a position at his company.
Tom koyun gibi sırıttı.Tom grinned sheepishly.
Tom sırtüstü uyur.Tom sleeps on his back.
Tom sırtına hafifçe vurdu.Tom patted himself on the back.
Tom sırrı kendine saklayamadı.Tom couldn't keep the secret to himself.
Tom Mary'nin sırrının ne olduğunu öğrenmeyi merak ediyordu.Tom was curious to know what Mary's secret was.
Tutukluluğu sırasında Tom hücrede birkaç ay geçirdi.During his detention, Tom spent several months in the hole.
Tom bir petrol şirketi için çalıştı.Tom worked for an oil company.
Bu laboratuvar saygın ilaç şirketine aittir.This laboratory belongs to a respected pharmaceutical company.
Tom şirkette mevcut mali krizi tartışmak üzere Mary ile bir araya geldi.Tom met with Mary to discuss the current financial crisis at the company.
Tom sırdan kimseye bahsetmediğine yemin etti.Tom swore that he didn't tell anyone about the secret.
Tom para çalmaya çalışmak için şirketin sistemine girdi.Tom hacked into the company's system to try to steal money.
Dan şirketini sıfırdan yarattı.Dan created his company from scratch.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en genç otomobil şirketi doksan yaşından fazladır.The youngest car company in the United States is more than ninety years old.
Dan, Linda'nın sırt çantasını ormanda buldu.Dan discovered Linda's backpack in the woods.
Dan su şirketindeki işinden kovuldu.Dan was fired from his job at the water company.
Tom ailesinin geçmişini araştırırken şaşırtıcı sırlar buldu.Tom found some skeletons in the cupboard when he was researching his family history.
Makyajsız sıradan bir kız görmeniz belki tuhaf.Perhaps it's strange for you to see an ordinary girl without makeup?
Shepard Dünya Savaşı sırasında bir destroyerde görev yaptı.Shepard served on a destroyer during World War II.
Toplam tutulma sırasında ay tamamen güneş görüşümüzü örter.During a total eclipse, the Moon completely covers our view of the Sun.
O her zaman çok sıradan giyinir ve renk veya stille ilgilenmez.He always dresses very casually, and doesn't care about color or style.
Tom Dünya Kupası finali sırasında TV'sine yapıştı.Tom was glued to his TV during the World Cup final.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına büzüldü.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına sindi.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.