Şirketin başkanı bir sonuca vardı.The company's president makes a conclusion.
Sen sırt çantanı unuttun!You forgot your backpack!
O, toplam 56 koşucu arasında dördüncü sırada yer aldı.He ranked fourth on a total of 56 runners.
Jingxiang çok şirin.JingXiang is so cute.
O çok şirin.That's so cute.
Bütün şirket ziyaretçilerini toplantı odasına alıyoruz.We take all the company visitors to the meeting room.
Toplantı salonu şirketin tüm çalışanlarını alması gerekir.The meeting room must be able to receive all the workers of the company.
Bu şirketin bir toplantı odası bile yok.This company doesn't even have a meeting room.
Şirketler, insanlar değildirler.Corporations aren't people.
Sıra bende.It's my turn.
Ben Soğuk Savaş sırasında doğdum.I was born during the Cold War.
Okuma sırası sende.It's your turn to read.
O, ders sırasında uyuyakaldı.He fell asleep during class.
Ders sırasında uyuyakaldı.She fell asleep during class.
Bu şirketin kar marjı çok büyük.This company's profit margin is very big.
O gerçekten şirin.That's really cute.
Dünyanın hem en uzun hem de en küçük adamları bir sirke katıldılar.The tallest and smallest men in the world both joined the circus.
Tek başıma sırtıma masaj yapamam.I cannot massage my back by myself.
Şirket kâr payını arttırmak için ucuz iş gücü kullanıyor.This company uses cheap labor to increase its profit margins.
Ben senin sırrın olmak istemiyorum.I don't want to be your secret.
Gekkyoku Japonya'da otopark işinde önde gelen bir şirkettir.Gekkyoku is the leading company in the parking business in Japan.
Bu şirket, çalışanlarını gizlice dinliyor.This company has been spying on its employees.
İşçilere şirket arabalarını eve götürmelerine izin veriyoruz.We authorize the workers to take company cars home.
Hiç şirketinden ödünç para aldın mı?Have you ever borrowed money from your company?
Hiç bir şirketi yönettin mi?Have you ever managed a company?
Hiç bir şirketi yönettiniz mi?Have you ever managed a company?
Seç hiç sırtını Japonya'da yapılmış bir sırt kaşıyıcı ile kaşıdın mı?Have you ever scratched your back with a backscratcher made in Japan?
Bir sonraki sürüş benim sıram olacak.Next time it will be my turn to drive.
Bu filmdeki kadınlar çok sıradan bir şekilde giyinmişler.The women in this film are dressed in a very conventional way.
Odayı düzenlemek için sıra benimdi.It was my turn to straighten up the room.
Kızın yanı sıra anne babası da çok sempatikti.The girl, like her parents, was very sympathetic.
Otomatik imha sırası başlar.Auto-destruct sequence initiated.
Otomatik imha sırası kuruldu.Auto-destruct sequence was set.
Botanik bahçesinde birçok sıradışı bitki gördük.We saw many unusual plants in the botanical garden.
O, kasabadaki en şirin oğlan.He's the cutest boy in town.
Ve şimdi, sıra bende!And now, it's my turn!
Onların işi, şirketteki bilgisayarlara yeni yazılımları yüklemektir.Their job is to install new sotfwares on the company's computers.
Bu arkeolojik site savaş sırasında hasar gördü.This archaeological site was damaged during the war.
Şirketin hisse fiyatı düştü.The company's share price has fallen.
Kadınların tutabilecekleri tek sır, hakkında bilmedikleri bir şeydir.The only secret that women can keep is the one they don't know about.
Sürüş sırasında yola odaklanman gerekir.While you drive, you should focus on the road.
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
O bir sır değil.It's not a secret.
Bu, Tom'un küçük kirli sırrı.This is Tom's dirty little secret.
Ben senin kirli küçük sırrını buldum.I have found your dirty little secret.
Bizim şirketimiz var.We've got company.
Ellerini sırtımdan çek.Take your hand off my back.
O, Sırbistanda iki yıl İngilizce öğretti.He taught English in Serbia for two years.
O, şirketi tarafından Kazakistan'a gönderildi.He was sent by his company to Kazakhstan.
Bize sırları anlatır.He tells us secrets.
Biz sıradan insanlar için teknoloji geliştiriyoruz.We are designing technology for common people.
Ayrıca uluslararası şirketlerde full-time çalışma deneyimi de var.He also has experience working fulltime for international companies.
Bu şirketin yeni bir yöneticiye ihtiyacı var.This company needs a new manager.
Bunu sır olarak saklayın lütfen.Please keep it a secret.
O, sürüş sırasında yemek yemeseydi, bir kaza geçirmezdi.If he hadn't been eating while driving, he wouldn't have had an accident.
Şirket iki yeni sekreteri işe almaya karar verdi.The company decided to hire two new secretaries.
Sana bir sır vereceğim.I'm going to tell you a secret.
Öğle yemeğini sıranda mı yedin?Do you eat lunch at your desk?
Sırtımda bir ağrım var.I have a pain in my back.