sınav ile cümle
sınav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
bir üniversite veya meslek yüksek okulu eğitimini tamamlamak için girmiş olduğunuz olgunluk sınavı.在大学修读的官方芬兰语或官方瑞典语课程的证明 用芬兰语或瑞典语完成的大学毕业考试或职业技术学院毕业考试证明。
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.D'abord nous allons l'enregistrer, et ensuite tu peux passer l'examen.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Đầu tiên chúng ta phải đi đăng kí, và rồi con sẽ tham dự kì thi
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Först kan vi rappotera det och sen kan du göra provet.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.음, 일단 신고부터 해놓고 그러고 시험보면 되지
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Mai intai vom declara si apoi poti da testul.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Najpierw to zgłosimy, a potem możesz podejść do testu.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Pertama kita bisa lapor dulu, lalu kau bisa ikut tes.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Prima lo comunichiamo e poi puoi sostenere l'esame.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.We gaan het eerst rapporteren en dan kan jij de test maken.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Zuerst werden wir es berichten und dann kannst du den Test machen.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Πρώτα θα κάνουμε την αναφορά, και μετά μπορείς να δώσεις το τεστ.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.Сначала сообщим об этом, а потом можешь сдавать свой тест.
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.في البداية سنقوم بالتسجيل, ثم يمكنك أن تجتازي الإمتحان
Biz bildirimi yapacağız önce, sen sınava yine girebilirsin.届け出て合格か 合格して届け出か 順序が逆になっただけよ
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.Chúng tôi sẽ cung cấp cho họ một bài kiểm tra răng miệng.
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.Dáme vám ústní testy.
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.Les tomaremos examen oral.
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.Le vom da un examen oral.
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.Wij zullen hun een mondeling examen geven.
Biz onlara sesli sınav yapıcaz.Θα δώσουν προφορικές εξετάσεις.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Der Test,um den Hauptfach zu wechseln ist hart.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...De test om de hoofdvakken te veranderen is moeilijk.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Il test per cambiare specializzazione è difficle.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Kì thi chuyển khoa rất khó.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...전과 시험도 어렵지만
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...L'examen pour changer de spécialisation est difficile.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Provet för att byta ämne är svårt.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Testele pentru schimbarea specializarii sunt grele.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Test na zmianę specjalizacji jest naprawdę trudny.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Tes untuk ganti jurusan sangat sulit....
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Το τεστ για να αλλάξεις κλάδους είναι πολύ δύσκολο.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...Тест очень сложный.
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...إختبار تغيير التخصصات صعب جداً
Bölüm değiştirme sınavı çok zor...看護科に空きが出るわけがないって
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Alors j'y suis allé, et j'ai auditionné, essentiellement dans des townships ruraux, dans tout le pays.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Also ging ich dahin und liess vorspielen, vorallem in ländlichen Townships, überall im Land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Aşa că m-am dus acolo, am participat la preselecţii, mai ales în comune rurale, prin toată ţara.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Así que fui e hice audiciones principalmente en las localidades rurales de todo el país.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ci andai, organizzai le audizioni, soprattutto in comuni rurali, in tutto il paese.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ik ging erheen, ik hield audities, vooral in landelijke townships, over het hele land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Jadi saya ke sana dan menyeleksi kebanyakan di kota-kota kecil, di seluruh negara itu.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.그래서 전 거기 가서, 주로 남아공 주변에 있는 시골 흑인 거주 마을에서 오디션을 열었었습니다
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tak jsem tam jel a vedl konkurzy, většinou ve venkovských oblastech po celé zemi.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tehát elmentem és meghallgatásokat tartottam, főleg a vidéki városkákban, az egész országban.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tôi đã đến đó, và tổ chức những buổi thử giọng, chủ yếu là ở những vùng nông thôn trên khắp đất nước.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Więc pojechałem tam i przesłuchiwałem, głównie w wiejskich miasteczkach na terenie całego kraju.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Поэтому я поехал туда, и делал прослушивания по всей стране, преимущественно, в сельской местности.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Така че аз отидох там и проведох прослушвания, предимно в селски райони, из цялата страна.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Тож я відправився туди, прослуховував, здебільшого в сільській місцевості, просто по всій країні.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.נסעתי לשם, וערכתי בחינות, בעיקר בעיירות כפריות, סביב המדינה.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.حتى انني ذهبت الى هناك، وقمت باجراء تجربة أداء ، وبشكل اساسي في المناطق الريفية. وايضا في جميع أنحاء البلاد.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.非白人居住区でオーディションをしました 2,000人の歌手の歌を聴き
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Ce n'est pas une lettre d'amour. C'est une copie d'examen ! Un contrôle !
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Das ist kein Liebesbrief. Das sind Prüfungsunterlagen! Eine Prüfung!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Đây không phải là thư tình. Mà là giấy kiểm tra! Một bài kiểm tra!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Det är inte ett kärleks brev! Ett prov!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Det er ikke et kærlighedsbrev. Det er et eksamenspapir! En eksamen!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Ez nem egy szerelmes levél, inkább egy dolgozat! Dolgozat!
Bu aşk mektubu değil, aksine tam bir sınav kağıdı!Sınav kağıdı!Het is geen liefdesbrief. Het is een examen opstel! Een examen!