sınav ile cümle

sınav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Memûn al-Şinavi, şirketin sanatsal danışmanı olarak çalıştı.Ma’moun al-Shinnawy travailla comme conseiller artistique de la compagnie.
Bu sınavı bütün kız öğrenciler ve sadece bir tek erkek öğrenci kazanmıştır.Toutes les filles réussissent l'examen et seulement un des garçons.
Fİnal sınavını 1966'da geçtikten sonra Karl Marx Ekonomi Üniversitesine kabul edildi.Il réussit l'examen final en 1966 et est admis à l'université des sciences économiques Karl Marx.
İki sınav arasında geçmesi gereken süre sınırlaması kaldırılmıştır.Ensuite, de faire baisser le délai d’attente entre deux passages d’examen.
Bütün engellere rağmen 14 Temmuz 1903'te Nürnberg’de bir Realgymnasium’da mezuniyet sınavını geçti.Malgré ces obstacles, le 14 juillet 1903, elle passe avec succès son examen dans un gymnasium de Nuremberg.
Sınav Eğitim Kurumları üç temel değer üzerine kurulmuştur.En effet, le recrutement des élèves se base sur trois principes.
Abitur sınavı 4 dersten oluşur.Elle est composée de 4 classes de cours.
Kendimi henüz sınav için hazır hissetmiyorum.Encore moins survivent à cet examen.
Bu sınavlar ya bilgisayar tabanlı sistem kullanılarak yapılır ya da kâğıt üzerinde yapılır.Ils se passent soit sur ordinateur, soit sur papier.
1987'de birince ve 1991'de ikinci devlet sınavını başarıyla verdi.En avril 1933, il passe et réussit le deuxième examen d'État.
Üniversiteye giriş sınavını da iki kez kazanamadı.Il a échoué deux fois à l'examen d'entrée au lycée.
Sınav iki oturumda gerçekleşmektedir.L'examen se déroule en deux parties.
Sınav yapılmaktadır.Des examens sont pratiqués.
Merkezde uygulanan TOEFL sınav türü TOEFL iBT'dir.LSI est un centre officiel de test du TOEFL IBT et du TOEIC.
İkisi de lise giriş sınavlarına hazırlanmaktadırlar.Toutes les deux réussissent leur examen d'entrée.
Sınav altı bölümden oluşmaktadır.La première partie est composée de six examens.
Sınavda sadece birkaç farklı Yahudilikle ilgili konu vardır.Dans l'enseignement secondaire, le tibétain ne fait l'objet que de quelques cours.
Bu sınav 5. sınıfta yapılır.Cet examen se déroule en classes de cinquième et de troisième.
Bu onların hayattaki en büyük sınavlarından biri olacaktır.Ce Festival sera l'une des plus grandes expériences de sa vie.
Kurosava'nın makalesi onu bir sonraki sınavlara geçirdi.Eh bien, parce que Robertson l'avait recalé aux examens.
Ayrıca IT sertifikasyon sınavları içinde ürünleri vardır.Il a des certificats dans le domaine des transports.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Il effectue ses études au lycée Louis-le-Grand.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Elle reprend ensuite des études et obtient un B.A. de biologie.
Dünya genelinde üniversiteler bu sınav sonucunu lisansüstü eğitime kabul için bir kriter olarak kullanırlar.Les universités peuvent utiliser la note à l'examen comme critère d'admission des élèves.
Bu sınavlar her inisiyasyonda farklı olmuştur.L'épreuve de départ est différente à chaque fois.
Sadece sınavlara girilir.Il échoue aux examens.
Sınavlar zorunlu.Les épreuves sont obligatoires.
Aynı zamanda avukatlık sınavını da başarıyla geçmiştir.Dans le même temps, elle passe avec succès son concours d'avocate.
Sınav Liseleri'nde sınavların analiz ve soru çözümleri ayrıca yapılır.Un panel d'expert est également à la source des questions et des réponses posées lors de l'examen.
Sınavlar farklı aralıklarda yapılmakta ve Linux tabanlı konuları kapsamaktadır.Les examens couvrent un certain nombre de sujets liés à Linux.
Sayısal bölum sınav sonucu 130-170 arasındadır.Le nombre de jours annuels sans gel est d'environ 130 à 170.
Sınava iyi çalışmalıyım.Réussir un examen professionnel.
Sonuçta dersten geçer ancak birinin sınavı çaldığı anlaşılır.Le principal du Lycée découvre que quelqu'un a volé les tests.
2010 - YGS Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın ilki yapıldı.Fin 2010 est annoncée sa graduation (départ) du Hello Pro Egg.
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.Lors des essais libres du vendredi matin.
2003 versiyonu da A+ sertifikasyon sınavındaki konuların eklenmesiyle birlikte genişledi.La documentation de MASM pour ces versions est incluse avec la documentation de Visual C++.
2014 yılı itibarı ile sınav maliyeti 195 dolardır.Les frais d'entrée à l'examen s'élèvent à 205 euros en 2014.
Sınav sisteminin değişmesi konusunda ne düşünüyorsun?Comment faire évoluer les connaissances des systèmes d'information?
1927 yılında sınavları geçtikten sonra Tessenow'un asistanı oldu.Après avoir passé ses examens en 1927, il devint l'assistant de Tessenow, un honneur pour un homme de 22 ans.
Belediye Konservatuvarı'nın sınavlarına girdi.Il continue son enseignement au Conservatoire Municipal.
Öyle görünüyor ki Bay Tanaka sınavı geçti.Parece ser que el señor Tanaka ha aprobado el examen.
Sınav olduk.Tuvimos un examen.
Yarın bir sınavım var.Mañana tengo un examen.
Eğer sınavın bu kadar kolay olduğunu bilseydim daha az çalışırdım.Si hubiera sabido que el examen era tan fácil, habría estudiado mucho menos.
Yarın bir sınav olacağız.Mañana tenemos un examen.
Dün bize öğretmen:"yarın sınav olacaksınız" dedi.Ayer nos dijo el profesor: "mañana os voy a poner un examen".
Sınava hazırlanmak zorundayım.Me tengo que preparar para el examen.
Sınavı geçmek için çok çalıştı.Estudió mucho para aprobar el examen.
Erkek kardeşim sınavı geçemedi.Mi hermano no pasó el examen.
Yarınki sınav için çalışıyor olmalıyım.Debería estar estudiando para el examen de mañana.
Ben onun sınavı geçtiğinden eminim.Estoy seguro de que ha aprobado el examen.
Bugün bir matematik sınavım vardı.Hoy he tenido un examen de matemáticas.
Sınavı geçmiş olmaktan dolayı mutluydu.Ella estaba feliz de haber aprobado el examen.
Tom gerçekten sınavda iyi yaptı.Tom hizo el examen realmente bien.
Tom sınavda iyi yaptı.Tom hizo bien el examen.
İngilizce sınavına hazırlanmak zorundayım.Tengo que prepararme para la prueba de inglés.
Öğretmenimiz dün, bugün bir sınav olacağımızı söyledi.Nuestra profesora dijo ayer que hoy tendríamos un examen.
Onun gelecek sınavı geçeceğinden eminim.Estoy seguro de que aprobará el próximo examen.
Hiçbir aday sınavı geçemedi.Ningún candidato pasó el examen.
Bu akşam final sınavları için hazırlanacağım.Voy a prepararme para los exámenes finales esta tarde.

İlgili Sayfalar