sınavı ile cümle
sınavı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sınavın odak noktası teori değil uygulamadır.Die beste Schule sei noch immer die Praxis, nicht die Theorie.
1994 yılında Kaymakamlık sınavını kazanarak Eskişehir Kaymakam adayı olarak atanmıştır.1994 sicherte man als Tabellenvorletzter nur knapp den Klassenerhalt.
10. ve 11. düzeyden sonra mezuniyet sınavı düzenlenmektedir.Nach dem 9. und 10. Schuljahr findet eine Abschlussprüfung statt.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Seine Schulausbildung absolvierte er am Lycée Louis-le-Grand in Paris.
1987'de birince ve 1991'de ikinci devlet sınavını başarıyla verdi.Er absolvierte 1987 das erste und 1992 das zweite juristische Staatsexamen.
Eğitim-Öğretim yılı başlamadan kısa bir süre önce, öğrenciler Almanca sınavına tabi tutulurlar.Nach bestandener Prüfung werden die Schüler einem deutschsprachigen Grundschullehrer zugeteilt.
Ruusluk sınavını kazandıktan sonra müderris oldu.Nach ihrem Examen wurde sie Barrister.
1934 yılında, küçük bir hukuk sınavına girdi.Im Jahr 1934 legte er sein Zweites juristisches Examen ab.
Sekizinci sınıfın sonunda öğrenci CITO sınavına girer.Am Ende der 8. Klasse fand die Abschlussprüfung statt.
1982 yılında ilk ve 1986 yılında ikinci devlet sınavını geçti.Dort schloss er 1983 das erste und 1986 das zweite Staatsexamen ab.
Takeo'nun sınavı geçtiğini ve Kunio'nun da başarısız olduğunu düşünüyordum ama sonuç tam aksine çıktı.Je pensais que Takeo réussirait l'examen et que Kunio le raterait, mais le résultat était tout le contraire.
Yarın bir sınavım var.Demain j'ai un examen.
Sınavınız için bir kalem getirin, lütfen.Apportez un stylo à votre examen, s'il vous plaît.
Jack geçen ay altı sınavı vardı.Jack a passé six examens le mois dernier.
Tom sınavı geçti.Tom a réussi l'examen.
Mary, senin pazartesi Almanca sınavın nasıl geçti?Marie, comment s'est passé ton examen d'allemand ce lundi ?
Sınavı çok sıkı çalışmama rağmen, geçemedim.Bien que j'aie étudié sérieusement, je n'ai pas pu passer l'examen.
Memûn al-Şinavi, şirketin sanatsal danışmanı olarak çalıştı.Ma’moun al-Shinnawy travailla comme conseiller artistique de la compagnie.
Bu sınavı bütün kız öğrenciler ve sadece bir tek erkek öğrenci kazanmıştır.Toutes les filles réussissent l'examen et seulement un des garçons.
Fİnal sınavını 1966'da geçtikten sonra Karl Marx Ekonomi Üniversitesine kabul edildi.Il réussit l'examen final en 1966 et est admis à l'université des sciences économiques Karl Marx.
Bütün engellere rağmen 14 Temmuz 1903'te Nürnberg’de bir Realgymnasium’da mezuniyet sınavını geçti.Malgré ces obstacles, le 14 juillet 1903, elle passe avec succès son examen dans un gymnasium de Nuremberg.
Abitur sınavı 4 dersten oluşur.Elle est composée de 4 classes de cours.
1987'de birince ve 1991'de ikinci devlet sınavını başarıyla verdi.En avril 1933, il passe et réussit le deuxième examen d'État.
Üniversiteye giriş sınavını da iki kez kazanamadı.Il a échoué deux fois à l'examen d'entrée au lycée.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Il effectue ses études au lycée Louis-le-Grand.
Aynı zamanda avukatlık sınavını da başarıyla geçmiştir.Dans le même temps, elle passe avec succès son concours d'avocate.
Sonuçta dersten geçer ancak birinin sınavı çaldığı anlaşılır.Le principal du Lycée découvre que quelqu'un a volé les tests.
2010 - YGS Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın ilki yapıldı.Fin 2010 est annoncée sa graduation (départ) du Hello Pro Egg.
2003 versiyonu da A+ sertifikasyon sınavındaki konuların eklenmesiyle birlikte genişledi.La documentation de MASM pour ces versions est incluse avec la documentation de Visual C++.
Öyle görünüyor ki Bay Tanaka sınavı geçti.Parece ser que el señor Tanaka ha aprobado el examen.
Yarın bir sınavım var.Mañana tengo un examen.
Eğer sınavın bu kadar kolay olduğunu bilseydim daha az çalışırdım.Si hubiera sabido que el examen era tan fácil, habría estudiado mucho menos.
Sınavı geçmek için çok çalıştı.Estudió mucho para aprobar el examen.
Erkek kardeşim sınavı geçemedi.Mi hermano no pasó el examen.
Ben onun sınavı geçtiğinden eminim.Estoy seguro de que ha aprobado el examen.
Bugün bir matematik sınavım vardı.Hoy he tenido un examen de matemáticas.
Sınavı geçmiş olmaktan dolayı mutluydu.Ella estaba feliz de haber aprobado el examen.
İngilizce sınavına hazırlanmak zorundayım.Tengo que prepararme para la prueba de inglés.
Onun gelecek sınavı geçeceğinden eminim.Estoy seguro de que aprobará el próximo examen.
Hiçbir aday sınavı geçemedi.Ningún candidato pasó el examen.
Onun sınavı geçtiğine memnun oldum.Me alegro de que haya pasado el examen.
Yarın bir matematik sınavı olacak.Mañana habrá un examen de matemáticas.
Bu sınavı geçemem.Çok zor.No puedo pasar este examen. Es muy difícil.
Okulumuzda, uluslararası akupunktur sınavı için hazırlık kursu veriliyor.Nuestra escuela ofrece el curso de preparación para el examen internacional de acupuntura.
Onun sınavı geçeceğini düşünüyor musun?¿Crees que aprobará el examen?
Sene sonunda üç tane sınavım var.Tengo tres exámenes a final de año.
Bu hafta okulda Almanca sınavım var.Esta semana tengo examen de alemán en la escuela.
Sınavında iyi şanslar.Buena suerte con tu examen.
Pazartesi günü bir sınavım var.Tengo un examen el lunes.
Jack geçen ay altı sınavı vardı.Jack tuvo seis exámenes el mes pasado.
Çalışmazsan sınavı geçemezsin.No pasarás el examen si no te lo preparas.
Sınavı geçmek istiyorsan çok çalışman gerekecek.Tendrás que trabajar duro si quieres pasar el examen.
Sınavı kazandım.Aprobó el examen.
10. ve 11. düzeyden sonra mezuniyet sınavı düzenlenmektedir.La pista secundaria 10/28 no dispone de ILS.
17 yaşında GED sınavını kazandıktan sonra okulu bıraktı.Dejó la escuela a los 17 años después de obtener su GED.
Sivil hizmet sınavını geçtikten sonra, Britanya İmparatorluğu'nun Anglo-Mısır'ı Sudan'da göreve katıldı.Cuando los británicos se enteraron de esto, iniciaron la Expedición Anglo-Egipcia en Darfur.
1596 yılında ustalık sınavını geçti.Aprobó el examen en 1596, el Meisterprüfung.
2004 ÖSS sınavında Çağrı SARIGÖZ sayısal puan TÜRKİYE 2. si olmuştur.1997 2º en la clasificación general de la Vuelta a México más una etapa.
Sınavı yapan kişi, yalnızca bir doğru cevap olduğundan emindir.Sólo uno supuso la respuesta correcta.
İlkokulu bitirenler kolej sınavına katılabilirler.Están de acuerdo en que ellos deben ir a la graduación juntos.