sınırlar ile cümle

sınırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Disse faktorer er særlig akutte langs med Den Europæiske Unions ydre grænser.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Ezek a problémák különösen az Európai Unió külső határai mentén égetőek.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Nämä ongelmat ovat erityisen polttavia Euroopan unionin ulkorajoilla.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Questi fattori sono ulteriormente acutizzati lungo le frontiere esterne dell’Unione europea.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Sådana faktorer är särskilt framträdande längs Europas yttre gränser.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Ti dejavniki so še zlasti pereči vzdolž zunanjih meja Evropske unije.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Tieto faktory sú obzvlášť akútne pozdĺž vonkajších hraníc Európskej únie.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Todos esos factores están especialmente acusados a lo largo de las fronteras exteriores de la Unión Europea.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Todos estes factores se ressentem, de forma premente, ao longo das fronteiras externas da União Europeia.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Tyto faktory jsou obzvláště silné podél vnějších hranic Evropské unie.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Wspomniane kwestie są szczególnie problematyczne wzdłuż granic zewnętrznych Unii Europejskiej.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Οι piαράγοντε αυτοί ισχύουν ιδιαίτερα κατά ήκο των εξωτερικών συνόρων τη Ευρωpiαϊκή Ένωση.
Bu faktörler, Avrupa Birliği’nin dış sınırları boyunca bilhassa vahim bir hal almıştır.Тези фактори са особено силни по външните граници на ЕС.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Államhatároknak is képzelhetik ezeket, azokat a meglehetősen durva körvonalakat.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Anda dapat menganggap garis-garis yang cukup luas itu sebagai batas negara bagian.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Bekijk het maar als de staatsgrenzen, die mooie grote aflijningen.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Je to něco jako mapa států, kde vidíte jasná ohraničení.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.꽤 광범위한 윤곽선들은 미국의 주 사이의 경계선들 이라고도 할 수 있습니다.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Le puteți asocia cu graniţele dintre state, aceste demarcări îngroşate.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Man kunne opfatte dette som delstatsgrænser, om man vil, de temmelig brede skitser.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Możecie to potraktować jako granice stanów, te całkiem wyraźne zarysy.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Ni kan tänka er detta som gränser mellan stater, ganska breda gränser.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Podem pensar nas fronteiras entre estados, se quiserem, nessas linhas bastante largas.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Potete considerare queste linee piuttosto spesse come i confini tra stati.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Pueden pensarlo como fronteras entre provincias, esas líneas bastante gruesas.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Vous pouvez voir ça comme les frontières des états, si vous voulez, ces contours assez large.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Wenn Sie wollen, können sie diese ziemlich breiten Umrisse als Staatsgrenzen betrachten.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Μπορείτε να το εκλάβετε ως τα σύνορα της πολιτείας, αυτά τα όμορφα παχιά περιγράμματα.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Можете да ги наречете държавни граници, ако искате, тези красиви широки очертания.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Про це можна думати як про нанесення регіональних меж, таке собі охайне межування.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.Это себе можно представить как границы штатов, эти широкие контуры.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.אפשר לדמיין את קוי-המיתאר העבים הללו בתור גבולות בין מדינות.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.بإمكانكم تشبيه هذا بالحدود بين الولايات ، إذا أمكننا المقارنة ، بتلك الخطوط العريضة.
Bu geniş hatları, eyalet sınırları olarak düşünebilirsiniz.州の境界とでも思って下さい ここから 更に脳を細分化していき
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Am depășit demult limita de concentraţie de CO2 pe care planeta a avut-o sute de mii de ani.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Chúng ta đang thải ra vượt quá nồng độ CO2 của Trái Đất trong hàng triệu năm qua.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Kita berada di luar batas karbon dioksida yang telah ada di planet ini selama ratusan ribu tahun.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.우리는 이산화탄소 농도의 한계점을 넘어 가고 있어요. 이런 한계는 지구가 수십만년 동안 경험해온 것이에요.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Pracujeme mimo obmedzení koncentrácie CO2, ktoré existujú už stovky tisícok rokov.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Takiego stężenia CO2 jak dziś nie było od setek tysięcy lat.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Ми працюємо поза межами допустимої концентрації СО2, яка на планеті спостерігається сотні тисяч років.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.אנחנו פועלים מחוץ לגבולות ריכוזי CO2 שחווה כדור הארץ במשך מאות אלפי שנים.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.نحن نتصرف خارج حدود تركيز غاز ثاني أكسيد الكربون الذي شهده الكوكب لمئات الآلاف من السنين.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.活動しているからです さらに重要なことは ただ生き残るためでなく
Bu gibi durumlarda açıkça sınırlar mevcut.Obviamente esto tiene bordes.
Bu gibi durumlarda açıkça sınırlar mevcut.球の中を考えることもできるね。 それにもはっきりと端がある
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.A to, co vidíte jako černou kouli, je ve skutečnosti hranice horizontu událostí.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.Czarna sfera, którą widzicie to tak naprawdę horyzont zdarzeń.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.En wat je hier ziet als een zwarte bol dat is in feite de grens van de waarnemingshorizon.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.Et cette sphère noire est en fait la ligne de l'horizon des événements.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.Mi látja, mint a fekete gömb Ez tényleg a Dimenziókapu határ.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.Şi ceea ce noi vedem ca fiind sfera neagră în realitate nu este decît limita orizontului de evenimente.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.Και ό,τι βλέπουμε ως μαύρη σφαίρα είναι στην πραγματικότητα το σύνορο του Ορίζοντα Γεγονότων.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.И това, което виждате като тази черна сфера Това наистина е на границата на на събитието хоризонт.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.Ця чорна сфера насправді є межами горизонту подій.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.מה תראה כמו כדור שחור אותו כי באמת הוא הגבול של אופק אירועים.
Bugün, bedenim demeçlere ve kelime sınırlarına sığmak zorunda olan, TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Oggi, il mio corpo era un massacro in TV che doveva rientrare nei limiti del servizio e delle parole.
Bugün de dün olduğu gibi, hikayeler sınırları aşmaya devam ediyorlar.Astăzi, poveştile continuă să depăşească graniţe.
Bugün de dün olduğu gibi, hikayeler sınırları aşmaya devam ediyorlar.A történetek ma is határokon ívelnek át.
Bugün de dün olduğu gibi, hikayeler sınırları aşmaya devam ediyorlar.Aujourd'hui, les histoires continuent de transcender les frontières.

İlgili Sayfalar