Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.Thêm vào đó, bây giờ với YouTube sự kết nối đó không còn bị giới hạn trong căn phòng nhỏ nữa.
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.게다가, 지금 YouTube를 이용한다면, 그런 공유는 단지 우리가 있는 장소에만 국한된 것이 아니죠
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.Επίσης, τώρα με το YouTube, η σύνδεση δεν είναι περιορισμένη στο δωμάτιο που βρίσκεσαι.
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.А теперь с YouTube эта связь не ограничена той комнатой, в которой вы находитесь.
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.Крім того, тепер з YouTube, той зв'язок навіть не обмежений цією аудиторією.
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.Освен това сега с YouTube, тази връзка дори не е ограничена до стаята, в която се намираме.
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.וזה מדהים להבין,
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.و اليوم مع موقع اليوتيوب ، لم يعد مفهوم التواصل محتوم بغرفتك
Ayrıca, şimdi youtube sayesinde, bağlantılarımız içinde bulunduğumuz odadakilerle sınırlı değil.繋がりはその場だけに 留まりません 生徒たちと共有できる パフォーマンスの倉庫があるのは
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Até ao dia em que o meu pai morreu, ele sentia-se frustrado por ter falhado esses tiros.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Bis zu dem Tag, an dem mein Vater starb, war er enttäuscht über das Verfehlen der Schüsse.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Cho tới tận lúc ông mất, ông vẫn bực vì bỏ lỡ những phát súng đó.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Do dne, než můj otec zemřel, jej trápily tyto promarněné střely.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Do końca życia frustrowały go te chybione kule.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Egészen halála napjáig nyomasztotta, hogy elvétette azokat a lövéseket.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Fino al momento della sua morte si portò dietro la frustrazione per i colpi mancati.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Hasta el día en que murió, mi padre se lamentó de haber errado esos tiros.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Indtil min fars dødsdag pinte det ham at han ikke kunne ramme.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Jusqu'au jour de sa mort, mon père était frustré d'avoir manqué ces tirs.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.아버지는 돌아가실때까지 당시의 총알이 빗나갔다는 점을 오래도록 가슴에 담아두셨죠.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Până în ziua morții sale, a fost frustrat că a ratat ținta.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Tot op de dag dat hij stierf, was hij gefrustreerd dat zijn schoten doel misten.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Μέχρι και τη μέρα που ο πατέρας μου πέθανε ήταν αγανακτισμένος εξαιτίας εκείνων των βολών.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.Аж до самої смерті його мучили ті невдалі постріли.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.До деня в който баща ми почина, той беше разочарован от тези пропуснати изстрели.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.До конца своих дней он горько сожалел о том, что промахнулся тогда.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.עד ליום מותו, אבי נשאר מתוסכל בגלל פספוס אותן יריות.
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.وحتى يوم وفاة والدي كان محبطاً بسبب عدم إصابته تلك الاهداف حينها
Babam öldüğü güne kadar o askerleri vuramadığı için sinirliydi.弾が外れたことを悔しく思っていました 父には何かできたはずです
( bağlı vakaları da, genellikle sınırlı bir oran olarak içermektedir (bkz.Opiatöverdos är en av de vanligaste dödsorsakerna bland ungdomar i Europa, särskilt bland män i större städer.
( bağlı vakaları da, genellikle sınırlı bir oran olarak içermektedir (bkz.) Viz tab.
( bağlı vakaları da, genellikle sınırlı bir oran olarak içermektedir (bkz.) Βλέpiε piίνακα HSR-3 στο ∆ελτίο στατιστικών στοιχείων 2007.)
Basın mensupları sinirli.Az újságírók feltehetően dühösek.
Basın mensupları sinirli. Herkes nasıl sakinleşeceklerini düşünüyor.Ο τύπος είναι εξαγριωμένος Όλοι αναρωτιούνται πως να τους ηρεμήσουν.
Basın mensupları sinirli. Herkes nasıl sakinleşeceklerini düşünüyor.جميع الصحفيين غاضبين, اتسأل كيف سنهدؤهم
Basın mensupları sinirli.Il paraît que les journalistes sont en colère.
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?En otras palabras, ¿está limitado el sistema de forma natural?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?In altre parole, il sistema è naturalmente limitato?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Jinými slovy, je systém přirozeně omezován?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Más szavakkal, van természetes határa a rendszernek?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?M.a.w., wordt dit systeem ergens nog begrensd?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Med andra ord: Har systemet någon naturlig begränsning?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Por outras palavras, o sistema é naturalmente limitado?
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Toisin sanoen, onko järjestelmä luontaisesti rajoitettu.
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?Με άλλα λόγια, είναι το σύστημα που είναι φυσικά περιορισμένη;
Başka bir deyişle, doğal olarak sınırlı sistem mi?במילים אחרות: האם המערכת מוגבלת בצורה טבעית?
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.Ciertamentamente, a veces no puedo controlar la ansiedad, la impaciencia y la energia agresiva que sale.
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.Di certo, a volte non riesco a controllarmi quando l'ansia, l'impazienza e l'energia aggressiva vengono fuori.
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.Σίγουρα, ενίοτε δεν μπορώ να ελέγξω την αγωνία, την ανυπομονησία και την επιθετική ενέργεια που έχω.
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.לגמרי, לפעמים אני לא יכול לשלוט בחרדה, בחוסר הסבלנות והאנרגיה האגרסיבית יוצאת.
Ben böyle yetiştirildim. Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Aku dibesarkan seperti ini, jadi kalau kau gugup dekat aku kau harus menghadapinya
Ben böyle yetiştirildim. Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Byl jsem takhle vychovaný, takže i když jsi ze mě vyděšená k smrti, vypořádej se s tím.
Ben böyle yetiştirildim. Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Engem így neveltek, szóval ha halálra idegesítem, akkor is bírja ki.
Ben böyle yetiştirildim. Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Меня так воспитали, так что даже если тебе со мной неуютно - потерпи.
Ben böyle yetiştirildim. Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.لقد تربيتُ على هذه الطريقة , لذا حتى لو توترتي حتى الموت كونكِ قربي عليكِ أن تحتملي ذلك
Benim dil konusuna olan ilgim, dilin insan beynine açılan bir pencere olmasıyla, sınırlı.인지과학자입니다. 저는 언어 그 자체에 관심이 있다기보단 사람 마음의 창이 되는 수단으로서의 언어에 관심이 있죠. 언어는 핵심적인 주제 중에 하나입니다.
Benim sınırlı ürünleri sevdiğimi nerden biliyorsunuz?Come facevi a sapere che mi piacciono le cose delle edizioni limitate?
Benim sınırlı ürünleri sevdiğimi nerden biliyorsunuz?Comment savez-vous que j'aime les éditions limitées ?
Benim sınırlı ürünleri sevdiğimi nerden biliyorsunuz?Cum ai stiut ca imi plac lucrurile in editie limitata?
Benim sınırlı ürünleri sevdiğimi nerden biliyorsunuz?Kok tahu kalau aku suka barang edisi terbatas?