Ana içeriğe geç
Sözlük

sınırlı ile cümle

sınırlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Teraz piksele zamknięte są w kanciastych urządzeniach w naszej kieszeni.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Vì các điểm ảnh (pixel) bị giới hạn trong các thiết bị hình chữ nhật này để vừa với túi quần chúng ta.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Všechny pixely jsou ve skutečnosti uvězněny v těchto hranatých krabičkách, do kapsy.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Want pixels zijn vandaag beperkt tot rechthoekige dingen die in onze broekzak passen.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Пикселы сегодня заключены в различные прямоугольные устройства, вмещающиеся в карман.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.כי פיקסלים נעולים כבר כעת ממש בתוך ההתקנים המלבניים הללו המותאמים לכיסים שלנו.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.لأن البكسلز،حالياً محصورة في هذه الأجهزة المستطيلة التي تناسب حجم جيبك.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.収められています 日常生活の世界へ
Annesi ölmüş, babası sinirli, çirkin bir kadınla yeniden evlenmiş Kadının iki tane de edepsiz kızı varmışSua madre è morta, suo padre si è risposato con una donna brutta e cattiva con due figlie antipatiche
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:De nos jours, il se limite à quelques endroits précis au Népal et en Inde.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Iar acum este limitat la câteva locuri din Nepal și India.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:이제는 네팔과 인디아의단지 몇몇의 지점에 한정되어 있습니다.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Ma ora è limitato ad un paio di aree in Nepal ed India.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Most pedig mindössze néhány foltot látni Nepálban és Indiában.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Nu is het alleen beperkt tot een paar plekken in Nepal en India.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Und heute ist er auf einige wenige Orte in Nepal und Indien begrenzt.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Và giờ thì chỉ giới hạn vài điểm ở Nepal và Ấn Độ
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Y ahora se limita solo a un par de sitios en Nepal y la India.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Και τώρα είναι μόνο μερικά, περιορισμένα σημεία στο Νεπάλ και στην Ινδία.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:А сега е ограничено само до едно-две места в Непал и Индия.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:Но сейчас ограничивается всего несколькими точками на территории Непала и Индии.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:וכעת בית הגידול מוגבל לכמה מקומות בנפאל ובהודו.
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:اما الأن فهو محدد في نقاط محددة في نيبال والهند
Artık yaşam alanları, yalnızca Nepal ve Hindistan'daki birkaç bölgeyle sınırlı:数か所だけとなってしまいました 現在 野生で繁殖している
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Ce n'est pas limité aux films.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Es ist nicht auf Filme beschränkt.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Het is eigenlijk niet beperkt tot films.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Không chỉ giới hạn phim.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.필름으로 제한되는 것이 아니죠.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Nejsme totiž omezeni pouze na výrobu filmů.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Nie jest to ograniczone do błon.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Nie je to limitované povlakom.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.No está limitado a los films.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Non solamente pellicole.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Nu este limitat la filme.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Penggunaannya tak terbatas pada film.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Uporaba ni omejena le na film.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Valójában ez nem csak filmekben merül ki.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Στην πραγματικότητα δεν περιορίζεται στα φιλμ
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Всё не ограничивается только плёнками.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.Не сте ограничени до филми.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.למעשה זה לא מוגבל לשכבות או משטחים.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.إنها في الواقع غير محدودة بالأفلام.
Aslında filmlerle sınırlı değildir.この素材は様々な形態にすることができます
Atmosfer sınırlı.L'atmosfera è limitata.
Atmosfer sınırlı.L'atmosphère est limitée.
Atmosfer sınırlı.Η ατμόσφαιρα είναι περιορισμένη.
Atmosfer sınırlı.האטמוספרה מוגבלת.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.(1) Tšekki ilmoitti myös arviolta 4 250:stä buprenorfiinin ongelmakäyttäjästä vuonna 2007.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.Az opioidokat helyettesítő gyógyszerként is használják az opioidfüggőség kezelésében.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.Il trattamento specifico per i tossicodipendenti con comorbilità in Europa rimane limitato.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.Les traitements spécifiques pour les toxicomanes présentant une comorbidité restent limités.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.Los pacientes participan en actividades diarias y reciben apoyo psicológico intensivo.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.O tratamento específico dos consumidores de droga com co-morbilidade continua a ser limitado na Europa.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.Tratamentul specific pentru consumatorii de droguri cu comorbiditate din Europa continuă să fie limitat.
Avrupa’da eşzamanlı hastalığı olan uyuşturucu kullanıcılarına yönelik özel tedaviler sınırlıdır.Utbudet av särskilda behandlingar för narkotikamissbrukare med komorbiditet i Europa är fortsatt begränsat.
Avrupa’da, kokain kullanımını hedefleyen hasar azaltma yaklaşımlarının gelişimi sınırlı olmuştur.Rozvoj metod cíleně zaměřených na kokain v rámci minimalizace poškození uživatelů drog je v Evropě omezený.
Avrupa’da, kokain kullanımını hedefleyen hasar azaltma yaklaşımlarının gelişimi sınırlı olmuştur.В Европа разработването на подходи за намаляване на щетите, насочени към употребата на кокаин, е ограничено.
Avrupa’da kokain kullanımının sıklığına ilişkin olarak sadece sınırlı bilgi bulunmaktadır.24 ans) qui avaient consommé de la drogue au cours de 12 derniers moins en prenaient plus d’une fois par mois.
Avrupa’da kokain kullanımının sıklığına ilişkin olarak sadece sınırlı bilgi bulunmaktadır.Det finns endast begränsade uppgifter om konsumtionsfrekvensen för kokain i Europa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod