Ana içeriğe geç
Sözlük

sınırlı ile cümle

sınırlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dikkat, sınırlı işlenen kaynakların paylaştırılmasıdır.Tujuannya adalah untuk berbagi sumber daya yang mahal.
Böyle bir aynanın büyüklüğü sınırlıdır.Fitur di versi ini bersifat terbatas.
Aslında programın yürütülmesi, işletim sistemi türü ile sınırlı değildir anlamına gelir.Dengan demikian, pelaksanaan program tidak dibatasi oleh jenis sistem operasi yang tersedia.
Küçükbaş hayvan sayısı oldukça sınırlıdır.Jumlah telurnya agak kurang pasti.
Ancak insanın hem ömrü, hem de maddî imkânları sınırlıdır.Maka, manusia bertugas untuk memelihara, menata dan mengembangkan kehidupan.
Bu nedenle siyasal iktidar mutlak değildir, sınırlıdır.Dengan itu, kekuasaannya mutlak dan tak terbatas.
Menippos'un yaşamı hakkında elde edilen bilgiler sınırlıdır.Informasi yang dapat diandalkan untuk memperoleh kehidupan Buddhaghosa adalah terbatas.
Bunun nedeni yayın haklarının sınırlı olmasından dolayıdır.Karena album ini hanya dicetak terbatas.
Teğmen geldiğinde sinirlidir.Dia menyambutnya ketika Laits datang.
Başarıları sadece Utrecht'le sınırlı kalmadı.Kesuksesan tidak hanya milik seiyū papan atas.
Maalesef kullanıcıların bu tür arka kapılardan korunmak için yapabileceği şeyler sınırlıdır.Dengan fitur ini pengguna dapat menggantikan fungsi dari remote TV.
Program, çok sınırlı bir süre içinde kaleme alınmış bulunuyordu.Persidangan Tan ditunda dengan jangka waktu tidak terbatas.
Sinirli bir şekilde Lily'ye karşı koyar ve ona sabah neden uyandırmadığını sorar.Tức giận, cô đối mặt với Lily và hỏi tại sao không đánh thức cô ấy dậy vào buổi sáng.
Bir bilgisayara aktarılan videolar maksimum 4GB boyutu ile sınırlıdır.Dung lượng video tối đa được truyền vào một máy tính bị giới hạn ở 4 GB.
4 (Sınırlı kullanıcı): Temel yeterlilik sadece tanıdık konularda geçerlidir.4 - Hạn chế: Có sự thành thạo cơ bản bị hạn chế trong những tình huống quen thuộc.
Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlı olacaktı.Các quyền của Tổng thống sẽ vẫn còn nguyên.
Temsilciler Meclisi tarafından üçte iki çoğunlukla seçilir ve dört dört yıllık dönem ile sınırlıdır.Tổng thống được Hội đồng Đại biểu bầu chọn bởi hai phần ba đa số, và bị giới hạn hai nhiệm kỳ bốn năm.
Windows XP 32-bit toplam 4 gigabaytla sınırlıdır.Windows XP 32-bit bị giới hạn ở dung lượng 4 GB.
Not: Bu liste yıllık geliri 50 milyar Amerikan doları aşan şirketler ile sınırlıdır.Ghi chú: Danh sách giới hạn các công ty với tổng doanh thu hằng năm lên đến 50 tỉ USD.
Caius hakkında sahip olunan bilgiler, büyük ölçüde Liber Pontificalis'te aktarılanlarla sınırlıdır.Có rất ít thông tin về Caius, ngoại trừ thông tin từ Liber Pontificalis.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Một chú đang khóc, một chú đang cười.
3 (Aşırı sınırlı kullanıcı): Çok bilindik durumlarda sadece genel durumu anlayabilir ve anlatabilir.3 - Cực kì hạn chế: Có thể nói và hiểu trong những tình huống rất quen thuộc.
Toplantı ve dernek kurma özgürlükleri sınırlıydı.Tự do hội họp và lập hội là hết sức hạn chế.
1982-02-17 - 30 ~ 00: 00 KST 2TV yayıncılık süresi 17 ile sınırlı kalmıştır.17-02-1982 - 2TV được phát sóng giới hạn trong khung giờ từ 17:00~01:00 KST.
Lori bunu kabul etmez ve bunun üzerine Shane sinirli bir şekilde oradan ayrılır.Lori liền bực tức bỏ đi và Shane chạy theo cô.
Ancak çıkarılan yasanın başarısı sınırlı kalır.Tránh hậu quả của chế độ trách nhiệm pháp lý này là rất hạn chế.
Albümün başarısı dünya çapında daha sınırlıydı.Album ít thành công hơn ở trên toàn châu Âu.
Buna "alttan sınırlı dizi" denir.Do đó mà có cái tên "bình phương tối thiểu".
Sınırlı circumduction da yapılabilinir.Hiện tượng chảy ổn định cũng chỉ là trường hợp hạn hữu.
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.Về cơ bản các phản ứng luôn có giới hạn.
Kullanım ömrü ortalama 1 yılla sınırlıdır.Thời gian tập sự công chứng là 01 năm.
Bu güçler kızların yaşlarıyla sınırlıdır.Các đội nữ không giới hạn độ tuổi.
Sinirli bir insan olarak başına gelenler adeta bir sabır sınavı gibidir.Bệnh nhân có bệnh thần kinh nhất định đã trải qua ảo giác thị giác tương tự.
1818'de I. Johann, sınırlı haklar tanıyan bir anayasa ilan etti.Năm 1818, Hoàng tử Johann I ban hành một hiến pháp hạn chế cho vùng đất này.
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Do đệm hóa học, độ pH của nước biển bị giới hạn trong khoảng 7,5 tới 8,4.
Ayrıca Rusya polisi'nin bazı birimleri tarafından sınırlı olarak kullanılmaktadır.Shmel cũng được sử dụng một cách giới hạn trong các lực lượng đặc nhiệm thuộc bộ nội vụ Nga.
Bu konudaki genel bilgilerimiz de bununla sınırlı.Những hiểu biết về loại này hiện nay là rất hạn chế.
Sınırlı sayıda uçak 1969'da modifiye edilmiştir.Chỉ còn chín chiếc có thể bay được vào năm 1969.
Bununla beraber, günümüzde bağcılık çok sınırlı olarak sürdürülür.Tuy nhiên, mức phạt hiện nay khá nhẹ.
Vakaların çoğu kendinden sınırlıdır ve birkaç hafta içinde kendiliğinden çözülür.Đa số các ca thường nhẹ và khỏi bệnh trong vòng vài ngày.
Sinirlidir Sivri: Genelde arkadaşı Kara ile balık tutmaya gider.啓太の役に立とうと、釣りをして啓太達の食料を確保したりもしている。
Hepsi iPad Pro'dan daha yüksek gecikme süresi olan önceki iPad donanımıyla sınırlıydı.iPad Proよりもレイテンシが高い以前のiPadハードウェアでは全てに制限があった。
Veriler Google'ın veri merkezlerinde depolanır ve erişim seçili çalışan ve personelle sınırlıdır.データは、Googleのデータセンターに保管されており、そこへのアクセスは一部の従業員と作業員に制限されている。
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.ラドンの放射性崩壊のため、ラドン化合物の有用性は限られている。
Buz tabalakarı coğrafi unsurlarla sınırlı değildir (dağlar vb. sınırlayıcı unsurların üstünde oluşurlar).嵐山 雪美(あらしやま ゆきみ) 声 - 松来未祐 歩鳥の母。
Ancak sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.ごく限定的な成功を収めた。
Windows XP 32-bit toplam 4 gigabaytla sınırlıdır.Windows XP 32ビット版は合計4ギガバイトに制限されている。
Ayrıca kadının sinirli halini de gösterebilmektedir.女の怒り 知っていますか?
1676-1689 - Gottfried Leibniz enerjinin korunumunun sınırlı bir sürümü olan vis visa kavramını geliştirir.1676–1689年 - ゴットフリート・ライプニッツがエネルギー保存則の限られた形である「活力」(vis viva)の概念を発展させる。
Yine de bu komando grubunun başarısı çok sınırlı olmuştur.ただしこの兵科の部隊を有している師団はごく一部に限られた。
Üretim her zaman sınırlı kaldı.産出は限られる。
Bir şehirde yapılabilecek toplam bina sayısı ise sınırlıdır.ただし、市内に乗り入れる本数は限られている。
İran ile tren seferleri bu yüzden Nahçıvan ile sınırlıdır.イランの鉄道の軌間は標準軌と広軌である。
Yakın bir geçmişte yaşamış olmasına rağmen hayatı hakkındaki bilgilerimiz çok sınırlıdır.知識に関しては長けているが、人生における経験は少ない。
Sürprizler bununla sınırlı kalmaz elbette.階数は必ずしも有限とは限らない。
Esasen kendi kendine yeterli olan Finlandiya, çok sınırlı tarım ticareti yapmaktadır.本質的にはフィンランド農業は自給自足であり、農業貿易には限定的に関わるのみであった。
Aşağılayıcı lakaplar okulla sınırlı değildir.しかし、鬼の追撃は校内以上に厳しく限界がない。
Sınıflar arası geçiş yasak değildir, ancak sınırlı tutulmuştur.階級間の移動は禁止されていたわけではなかったが、制限は存在した。
Buradaki en büyük avantajları pilotların fiziksel dayanıklılıkları ile sınırlı olmamalarıdır.これらの要因として最も多かったのは、パイロット達の現実的なドッグファイト訓練の不足であった。
ABD tarihinde fiziki sınırlı olan tek başkandır.米国史上唯一の、職業外交官出身の国務長官である。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod