Ana içeriğe geç
Sözlük

sınırdışı ile cümle

sınırdışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok Yahudi Almanlar tarafından sınırdışı edildi.Many Jews were expelled by the Germans.
Tom şimdi sınırdışı edilebilir.Tom may now be deported.
Sınırdışı edildim.I was deported.
Ben sınırdışı ediliyorum.I'm being deported.
Almanya'ya sınırdışı etme bu amaca hizmet eder.Deportation to Germany serves this purpose.
SEK, Holokost'un en büyük ve en hızlı sınırdışı edilmesini organize etti.The SEK organised the largest and quickest deportation of the Holocaust.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.He surrendered after the fall of Bristol and was banished from England.
Politikadaki değişimi takiben, Mezopotamya'ya sınırdışı edilenlerin durumu iyileştirildi.Following the change in policy the condition of the Mesopotamian deportees also improved.
Sınırdışı edilenlerin masrafları kendilerine aittir.Thus, those who are wealthy should give some of their wealth to those living in destitution.
Yabancı, cezasını çektikten sonra da sınırdışı edilir.Foreign nationals are also deported after punishment.
Bölgede yaşayan Alman yurttaşlar gözaltına alındı ve daha sonra sınırdışı edildiler.Most German citizens residing in these areas were subsequently expropriated and expelled.
Meshet Türkleri Gürcistan'dan Orta Asya'ya 1944 yılında sınırdışı edildi.Stalin evicted Tatars and Romani to Central Asia in 1944.
O doğmadan önce Fransa’da yaşayan ailesi; I. Dünya Savaşı çıkınca sınırdışı edilmişti.It was not long after her children were born that World War I broke out.
Kendi kendini sınırdışı etmek konusunda? Romney:CROWLEY: ...the idea of self-deportation?\ ROMNEY:
Kosova polisi, Arnavutluk Romanlarını sürekli sınırdışı etse de, gönderilenler hep geri geliyor.The Kosovo police repeatedly expel the Albanian Roma, but they always come back.
Iraklı Diplomatlar Romanya'dan Sınırdışı EdildiIraqi Diplomats Expelled from Romania
Çoğu Makedonya'nın batısında yasal izin almadan çalışmakta olan 13 yabancı uyruklu sınırdışı edildi.Thirteen foreign nationals who worked mainly in western Macedonia without permits were deported.
İsveç'e gittikten dört yıl sonra, Aralık 2010'da bu ülkeden sınırdışı edildi.He was expelled from Sweden in December 2010, four years after arriving there.
Kurbanlar, gözaltına alınıp sorgulandıktan sonra sınırdışı edildi.The victims were deported after being detained and brought before a prosecutor for questioning.
Sınırdışı edilen kurbanların akibeti ise bilinmiyor.The fate of the deported victims is unknown.
Diplomatlardan beşi sınırdışı edilirken, Irak Büyükelçisini Bağdat'a çağırdı.Five have already been expelled, and the Iraqi ambassador has been recalled by Baghdad.
Bu ayın başlarında, Avrupa Parlamentosu (AP) sınırdışı eylemlerine son verilmesini talep etti.Earlier this month, the European Parliament (EP) demanded an end to the expulsions.
Sınırdışı edilen sahte din adamı Cemail (Kastriot) Duka. [Arşiv]Deported rogue cleric Xhemajl (Kastriot) Duka. [File]
Kosova polisi geçtiğimiz hafta sahte bir Müslüman din adamını Arnavutluk'a sınırdışı etti.Kosovo police arrested and deported to Albania a self-proclaimed Muslim holy man last week.
Türk lider Erdoğan Ermeni göçmenleri sınırdışı etmekle tehdit ettiTurkey's Erdogan threatens to expel Armenian immigrants
Daha sonra St. Lawrence Körfezi Harekatı'nda(1758) Akadyaların Sınırdışı Edilmesine katıldı.He then participated in the Expulsion of the Acadians in the Gulf of St. Lawrence Campaign (1758).
1945'te sınırdışı edilene kadar şehrin nüfusunun çoğunluğu Almanca konuştu (bkz.Vor 1945 deutschsprachige Bevölkerungsmehrheit).
Polis tarafından takip edildiğinden dolayı önce ABD'ye oradan sınırdışı edilince de Meksika'ya gider.Auf der Flucht vor der Polizei verschlägt es sie nach Mexiko.
1287 yılında kral I. Edward Gaskonya Dükalığındaki Yahudilerin sınırdışı edilmesini emreder.1272 verbot König Edward I. unter Androhung der Todesstrafe den Gebrauch der schwefelhaltigen Kohle.
Maria Christina bu amaçla Cizvitleri sınırdışı etti.Erst Maria Theresia lockerte die Zensur.
SEK, Holokost'un en büyük ve en hızlı sınırdışı edilmesini organize etti.Le SEK a organisé la plus grande et la plus rapide déportation de l'Holocauste.
Hamile genç kadınların sınırdışı edildikleri örnekler de yaşanmıştır.Elle était notamment fréquentée par les jeunes femmes enceintes.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.Se rindió después de la caída de Bristol y fue desterrado de Inglaterra.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Los "Reglamentos relativos al rechazo y la expulsión de Svalbard" están en vigor de forma no discriminatoria.
Bölgede yaşayan Alman yurttaşlar gözaltına alındı ve daha sonra sınırdışı edildiler.Оставшееся там немецкое население было почти полностью изгнано.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."الأنظمة المتعلقة بالرفض والطرد من سفالبارد" نافذة على أساس غير تمييزي.
Daha sonra sınırdışı edilmiş ve 2 yıl hapis yatmıştır.تم العفو عنهم وأطلق سراحهم بعد عامين في السجن.
Ancak, söz konusu diplomatlar sınırdışı edilebilirler.Diplomatas estão isentos dessas restrições.
1964 yılında sınırdışı edildi.Foi dissolvida em 1964.
1945'te sınırdışı edilene kadar şehrin nüfusunun çoğunluğu Almanca konuştu (bkz.Até à sua expulsão em 1945, a maioria de habitantes desta cidade falava alemão.
SEK, Holokost'un en büyük ve en hızlı sınırdışı edilmesini organize etti.De SEK organiseerde de grootste en snelste deportatie van de Holocaust.
1974'te Sovyet hükümeti Soljenitsin'in vatandaşlığını iptal edip, onu sınırdışı etti.1974 - Aleksandr Solzjenitsyn wordt door de Sovjet-Unie zijn staatsburgerschap ontnomen en uitgewezen.
Sınırdışı edilenlerin masrafları kendilerine aittir.Na niektórych spośród nich pobierane są opłaty za przejazd.
Almanya'ya sınırdışı etme bu amaca hizmet eder.Ich dążenie do opuszczenia Niemiec jest pilne.
Vergileri daha katlanabilir hale geitmek adına kral tüm Yahudileri sınırdışı etmeyi planlar.Kiedy oni odmawiają udzielenia pożyczki, postanawia się zemścić na wszystkich Żydach.
Blanc'ın işçileri savunması ve işçi taraftarı olmasına rağmen sınırdışı edilenlerden oldu.Ebisu betraktades som fiskarnas och handelsmännens beskyddare och förespråkade hårt arbete.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.Він здався після падіння Бристоля й був вигнаний з Англії.
Kentin II. Dünya Savaşı'nda en önemli kaybı, Auschwitz'e 1221 Yahudi vatandaşının sınırdışı edilmesi oldu.Nejvýznamnější ztráta ve druhé světové válce byla deportace 1221 židovských občanů města do Auschwitz.
1989 yılının Mayıs ayında birkaç bavul, 2 çocuğu ve eşiyle sınırdışı edilip Viyana'ya gönderildi.V srpnu 1969 emigroval s manželkou a dvěma dětmi do Rakouska.
1964 yılında sınırdışı edildi.Vyřazen byl roku 1964.
Ocak 1987’de göstericileri korkutmak adına sınırdışı/sürgün politikası gündeme geldi.În ianuarie 1987 a fost introdusă și o politică de deportare pentru a îi intimida pe activiști.
1287 yılında kral I. Edward Gaskonya Dükalığındaki Yahudilerin sınırdışı edilmesini emreder.A gascogne-i hercegségben 1287-ben I. Edward király elrendelte, hogy a helyi zsidókat utasítsák ki onnan.
Hamile genç kadınların sınırdışı edildikleri örnekler de yaşanmıştır.Ugyanígy csökkentek a terhes nők reumás panaszai is.
Yabancı, cezasını çektikten sonra da sınırdışı edilir.Fedák Sárit, büntetése letöltése után ide telepítették ki.
Maria Christina bu amaçla Cizvitleri sınırdışı etti.Maria jätti Oskun tämän takia.
1287 yılında kral I. Edward Gaskonya Dükalığındaki Yahudilerin sınırdışı edilmesini emreder.1290 – Englannin kuningas Edvard I antoi määräyksen juutalaisten maastakarkotuksesta.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.Έπειτα από την πτώση του Μπρίστολ παραιτήθηκε και αυτοεξορίστηκε από την Αγγλία.
Ekim 1938 yılında, Rothenburg'da yaşayan Yahudi vatandaşlar sınırdışı edildiler.Τον Οκτώβριο του 1938 όλοι οι Εβραίοι πολίτες εκδιώχθηκαν από το Ρότενμπουργκ.
Arafat ikinci sınırdışı edilmesinden sonra bir daha Lübnan'a dönmedi ama birçok el-Fetih savaşçısı geri döndü.Arafat kom ikke tilbake til Libanon etter dette, selv om flere av Fatahs krigere gjorde det.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Peraturan tentang penolakan dan pengusiran dari Svalbard" berlaku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod