Ana içeriğe geç
Sözlük

sınır ile cümle

sınır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom sinirlendi ve Mary'ye köpek gibi kötü sözler söyledi.Tom got mad and called Mary names.
Tom sinirlendi ve Mary'ye kaba lakaplar takarak hitap etti.Tom got mad and called Mary names.
Dan bile sinirli görünmüyordu.Dan didn't even seem mad.
Dan yüksek seste müziğe sinirlendi.Dan was upset at the loud music.
Tom sana sinirli görünüyor mu?Does Tom look nervous to you?
Tom'u bu kadar sinirlendiren şeyin ne olduğunu biliyorum.I know what's making Tom so nervous.
Sınırdan ne kadar uzaktayız?How far are we from the border?
Tom sinirliymiş gibi görünmüyordu.Tom didn't seem angry.
Tom, Mary'nin neden sinirli olduğunu bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was angry.
Tom çok sinir bozucudur.Tom's very annoying.
Sınır dışı etme ve soykırım iki farklı şeydir.Deportation and genocide are two different things.
Bu gece neden bu kadar sinirlisin?Why are you so nervous tonight?
Bu ev, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırda yer almaktadır.This house straddles the border between Canada and the United States.
Onu sinirlendirmemeye çalış.Try not to annoy him.
İş görüşmesi sırasında sinirli miydin?Were you nervous during the job interview?
O, sınırın karşısında çalışır.She works across the border.
O gerçekten beni sinir ediyor.He really gets on my nerves.
Onun konuşma biçimi sinirlerimi zıplatıyor.The way she speaks gets on my nerves.
Plaja gittiğin zaman okyanusta bulunan evrenin sınırsızlığını görürsün.When you go to the beach you see the immensity of the universe contained in the ocean.
Sonunda sınırıma ulaştım.I have finally reached my limit.
Sanırım sinir iltihabım var.I think I have tendinitis.
Sınırlı biletler mevcuttur.Limited tickets are available.
Tom'un seçenekleri sınırlıdır.Tom's options are limited.
Seçenekler sınırsız.The options are unlimited.
Bizim kaynaklarımız sınırlı.Our resources are limited.
Sınıf mevcutları sınırlıdır.Class sizes are limited.
Tom daha sonra sınır dışı edildi.Tom was later deported.
Miktarlar sınırlı.Quantities are limited.
Kaynaklar sınırlı.Resources are limited.
Tom sadece sinirliydi.Tom was just nervous.
Biletler sınırlı.Tickets are limited.
Sınır yok.There is no limit.
Bisiklet girişi sınırlı.Bicycle access is limited.
Ben oldukça sinirlenmiştim.I was quite annoyed.
Tom tutuklandı, suçlu bulundu ve sınır dışı edildi.Tom was arrested, convicted and deported.
Koç sinirli mi?Is the coach frustrated?
Onların sinirli olup olmadıklarını bilmiyorum.I don't know if they were nervous or not.
O kesinlikle sinir bozucuydu.It was definitely frustrating.
Bu sinir bozucunun ötesinde.This is beyond frustrating.
O bölüm sinir bozucu.That part is frustrating.
O çok sinir bozucuydu.It was very frustrating.
O sinir bozucuydu.That was frustrating.
Bu sinir bozucuydu.It was frustrating.
Sinir bozucu oldu.It got frustrating.
Bazen sinirlenirim.I get angry sometimes.
Son derece sinirliydim.I was extremely nervous.
Bu beni sinirlendiriyor.This makes me nervous.
Ben bile sinirli değildim.I wasn't even nervous.
Oldukça sinirliydim.I was pretty nervous.
Ben çok sinirliydim.I was very nervous.
Ben de sinirliydim.I was nervous, too.
Hız sınırına uyman gerekir.You should observe the speed limit.
Bizim sınırlarımız güvenli mi?Are our borders secure?
Biletler hızla satılıyor ve yer sınırlı.Tickets are selling fast and space is limited.
Burada Boston'daki zamanımız sınırlı.Our time here in Boston is limited.
Zaman sınırlı.Time is limited.
Şu çocuklar sözlü becerilerini sınırladı.Those children have limited verbal skills.
Sinirden köpürüyorum.I'm boiling with anger.
O, İspanyol sınırına doğru, güneye kaçtı.She fled south towards the Spanish border.
Almanya, Avusturya sınırında geçici sınır kontrollerine başlıyor.Germany is introducing temporary border controls with Austria.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod