sınıfta ile cümle
sınıfta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Di kebanyakan kelas daring, video bisa dilihat kapanpun.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.En la mayoría de las clases virtuales, los videos siempre están disponibles.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.I de flesta onlinekurser finns videofilmerna alltid tillgängliga.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.In den meisten Online-Kursen sind die Videos jederzeit verfügbar.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.In molti corsi online, i video sono sempre disponibili.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.대부분의 온라인 강의에서는 항상 비디오를 볼 수 있죠.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Majoritatea cursurilor online sunt disponibile tot timpul.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Na maioria das aulas online, os vídeos estão sempre disponíveis.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Phần lớn các lớp học trực tuyến, những đoạn phim bài giảng luôn sẵn sàng.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Pour la plupart, les vidéos sont toujours disponibles.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Väčšina z nich je dostupná stále.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Ve většině z nich jsou videa dostupná neustále.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.V večini spletnih učilnic so videoposnetki vedno na voljo.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Większość klas online jest zawsze dostępna.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.Στις περισσότερες διαδικτυακές τάξεις τα βίντεο είναι πάντα διαθέσιμα.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.В большинстве онлайн-курсов видео доступны всегда.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.В повечето онлайн класове, видео филмите са винаги достъпни.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.ברוב הקורסים המקוונים, קטעי הוידאו תמיד זמינים.
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.معظم فصول الانترنت ، تتم اتاحة الفيديوهات على الدوام
Pek çok çevrimiçi sınıfta, videolar her zaman görüntülenebilir.つまり好きなときに 見ればよいわけです
Peki. Seung Jo, sen ikinci sınıftayken "Kırmızı Ayakkabılar" serisini sana kim almıştı? -Hatırlamıyor musun?Hej.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.A Irmã Mary Kevin tinha falado disso na minha turma de 2.º ano na escola.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.La hermana Mary Kevin había hablado al respecto en mi clase de segundo grado.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Mary Kevin 수녀님이 이것에 대해 2학년 때 얘기를 해주신 적이 있으셨죠. 하지만, 수녀님이 얘기하실 땐,
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Mary Kevin nővér dobálózott vele nekünk másodikosoknak az iskolában.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Schwester Mary Kevin hat uns in der Schule schon die ganze Zeit davon erzählt.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Sestra Mary Kevin o tom vykládala ve škole ve druhé třídě.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Sisar Mary Kevin oli maininnut sen toisella luokallani koulussa.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Soeur Marie Kevin nous en avait parlé sans cesse dans ma classe de CE1.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Sơ Mary Kevin đã từng nói đi nói lại về nó trong năm lớp hai của tôi.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Sora Mary Kevin ne tot repeta despre asta în clasa a doua la școală.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Suor Mary Kevin l'eveva fatta circolare nella mia classe, in seconda. Ma quando la pronunciava,
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Suster Mary Kevin sudah mengajarkannya saat kelas 2 di sekolah.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Zuster Mary Kevin strooide daar altijd mee rond in mijn tweede klas op school.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Η Αδερφή Μαίρη Κέβιν την διαλαλούσε συνεχώς στη δευτέρα δημοτικού.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Сестра Мери Кевин я подмяташе около втория ми клас в училище.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Сестра Мері Кевін згадувала про нього у другому класі в школі.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.Сестра Мэри Кевин постоянно распространялась о ней во втором классе в школе.
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.הנזירה מרי קווין השמיעה אותו הרבה בכתה ב', אבל כשהיא אמרה את זה
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.الاخت ماري كيفن قد المحت بمواربة عن ذلك في الصف الثاني في المدرسة. ولكن عندما قالت ذلك،
Rahibe Mary Kevin, okulda, ben ikinci sınıftayken bunu anlatıp duruyordu.でもシスターが言ってたのは 初めての聖餐や懺悔の準備に関わる-
Sadece iki şey: Harika bir hamster olan ve ben 4. sınıftayken uzun bir ömür yaşayan Rusty.Rusty, die een geweldige hamster was en een lang en mooi leven had, in de tweede klas.
Sadece iki şey: Harika bir hamster olan ve ben 4. sınıftayken uzun bir ömür yaşayan Rusty.Rusty, một chú chuột lang tuyệt vời và sống trường thọ khi tôi học lớp 4.
Sadece iki şey: Harika bir hamster olan ve ben 4. sınıftayken uzun bir ömür yaşayan Rusty.Rusty, som var en fantastisk hamster som levde att härligt och långt liv medan jag gick i fjärde klass.
Sadece iki şey: Harika bir hamster olan ve ben 4. sınıftayken uzun bir ömür yaşayan Rusty.Tylko o dwie rzeczy: o Rusty'ego, wspaniałego chomika który żył długo i szczęśliwie, gdy byłem w IV klasie.
Sadece iki şey: Harika bir hamster olan ve ben 4. sınıftayken uzun bir ömür yaşayan Rusty.Попросил только две вещи: в четвёртом классе замечательного хомячка Расти, прожившего долгую жизнь.
Sadece iki şey: Harika bir hamster olan ve ben 4. sınıftayken uzun bir ömür yaşayan Rusty.Расті, який був чудовим хом'ячком і прожив довге чудове життя, коли я був в четвертому класі.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım제 기억으로 제가 이 학년 때였던 것 같습니다.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Cred că eram prin clasa a doua când am fost prins desenând bustul unui nud de Michelangelo.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Creo que fue en segundo grado que me pescaron dibujando el busto de un desnudo de Miguel Ángel.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Ketika saya duduk di kelas 2 SD, saya terpergok sedang menggambar patung telanjang karya Michelangelo.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Másodikos voltam, amikor rajtakaptak, hogy egy Michelangelo akt mellszobrot rajzoltam.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Penso sia stato nella seconda elementare che mi beccarono a disegnare il busto di un nudo di Michelangelo.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Νομίζω ότι ήμουν στη δευτέρα όταν με έπιασαν να σχεδιάζω το μπούστο από ένα γυμνό του Μιχαήλ Άγγελου.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydım Michelangelo'nun çıplaklarından birisinin göğüslerini çiziyordum.Мисля, че бях във втори клас, когато ме хванаха да рисувам бюста на едно голо тяло от Микеланджело.
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydımזה היה בכיתה ב', אני חושב, כשנתפסתי
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydımأعتقد أني كنت في صفي الثاني عندما تم القبض عليّ متلبسا
Sanıyorum yakalandığımda ikinci sınıftaydımミケランジェロのヌード胸像を描いた事で
Sekizinci sınıfta terapi almaya başladı, testler ve haplardan meydana gelmiş bir kişilik edindi.8학년 때는 정신 치료를 받기 시작했죠. 그의 성격은 검사과 알약으로 만들어졌고,
Sekizinci sınıfta terapi almaya başladı, testler ve haplardan meydana gelmiş bir kişilik edindi.In de middenschool ging hij in therapie, kreeg een persoonlijkheid op basis van tests en pillen,