sınıfta ile cümle
sınıfta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üç sınıfta toplam 295 yolcu taşıyabilen uçağın menzili 10 bin 400 kilometreydi.Den typiske rækkevidde med 253 passagerer på tre klasser er 13.400 kilometer.
Bunu şöyle anlatıyor: “Annem bir gün bana sorduğunda Ishøj Gymnasium'da ( lise) 2. sınıftaydım.Han beskriver det således: ”Jeg gik i 2. g på Ishøj Gymnasium, da min mor en dag spurgte mig.
Eyaletin valileri Equestrian sınıftan gelen prefectlerdi.Guvernørene av provinsen var prefekter fra klassen equites.
Lisede aynı sınıfta eğitim almışlardı.De hadde gått i samme klasse på gymnaset.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Han var en av to sønner i en middelklassefamilie.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Etter middagen blir Rose med Jack til tredje klasse.
İsmail Yalçınlar’ın babası 1932 yılında vefat edince 17 yaşında lise birinci sınıfta idi.Faren døde tidlig, da José Mujica gikk i tredje klasse.
Fotoğrafla ilk olarak lise son sınıfta tanıştı.Doktoren og Amelia møttes for første gang i The Eleventh Hour.
3 Sınıfta 301 Yolcu taşıyabilir.Lokalene kan romme 330 gjester.
II. Sınıfta, kişinin cildinde ve vücudun diğer bölümlerinde kanama olur.Pada Tingkat II, pasien mengeluarkan darah melalui kulit dan bagian lain tubuhnya.
4. sınıftan itibaren taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Mulai kelas empat sudah diberikan semua pelajaran yang tersedia.
İlkokula 3. sınıftan başlamış.Dan jenjangnya baru sampai kelas 3.
Ancak ilköğretim 5.sınıfa kadar eğitim vermektedir.6.Sınıftan itibaren taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Antara lain, pemerintah telah menetapkan bahwa pendidikan adalah wajib sampai kelas enam.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Seperti mengelabui guru ketika pelajaran di dalam kelas.
Orta sınıftan bir ailenin oğluydu.Ia adalah anak tunggal dari keluarga menengah atas.
O sırada Asım Baykara, 5. sınıfta bulunuyordu.Saat itu, ia masih duduk di kelas 3 SMP.
Beylerbeyi, sancak beyi, subaşı bu sınıftandır.Jabatan terakhir jenderal bintang satu ini adalah Staf Khusus Kasal.
Metformin yeterli değilse farklı bir sınıftan ikinci bir oral ajan kullanılabilir.Obat oral kedua dari kelas yang berbeda dapat digunakan apabila metformin belum cukup.
Bu sınıftan kişiler çok saygındılar ve Etrusca disciplina uzmanlarıydılar.Tenung sangat umum di Etruria sehingga praktik ini kemudian dikenal sebagai disciplina Etrusca, sains Etruria.
İkinci yılda kulübe alt sınıftan gitarist Azusa Nakano katılır.Ketika mereka duduk di kelas 2 SMA, klub ini mendapat tambahan gitaris baru, bernama Azusa Nakano.
Williams, yedinci sınıftayken katıldığı yaz kampında Chad Hugo'yla tanıştı.Anh gặp Chad Hugo vào mùa hè năm lớp 7, trong một buổi cắm trại.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Trong bữa tối đêm hôm sau, Rose bí mật đi theo Jack tới một bữa tiệc ở khoang hạng ba.
Michael Ensign, Benjamin Guggenheim rolünde: Birinci sınıfta seyahat eden maden alanındaki bir iş adamı.Michael Ensign trong vai Benjamin Guggenheim: Trùm tư bản khai thác mỏ đi vé hạng nhất.
Bu sınıftaki birincil silahlar yarı otomatik tüfeklerdir.Vũ khí chính của lớp này là súng trường bán tự động.
4. sınıfta Noel Balosuna Seamus Finnigan ile katılır.Trong phần bốn, cô làm bạn nhảy với Seamus Finigan trong buổi dạ vũ Giáng sinh.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Nhưng học chẳng được lâu, vì thầy dạy phải trở về kinh .
Öğrenciler sekizinci sınıfta sonraki iki yıl için ders seçimlerini yaparlar.Sinh viên phải chọn chuyên ngành vào học kỳ 2 năm thứ 2.
1952 yılında, ortaokul son sınıftayken annesinin desteğiyle bir yarışmaya girmiştir.Năm lớp 9, anh ấy đi cùng một người bạn đến cuộc thi tuyển.
Dolayısıyla bu sınıftaki problemler NP sınıfının en zor problemleridir.Đây là những bài toán khó nhất trong NP.
11. sınıfta okulu bıraktı.Cậu hiện đang là học sinh lớp 11.
Melissa ve sınıftakı dıger kızlar ondan hoşlanmaktadır.Michelle và hai cô con gái thích môn thể dục lắc vòng.
Ben İttihat Mektebi’nde dördüncü sınıftayım.Cô được xếp hạng thứ tư trong lớp của cô.
Severus, Equestrian sınıftan seçkin ve varlıklı bir ailesinden geliyordu.Severus xuất thân từ một gia đình giàu có và cao quý, thuộc tầng lớp kị sĩ.
Corbulo, senatoryal sınıftan bir aileden İtalya'da doğmuştur.コルブロはイタリアの元老院階級の家庭に生まれた。
Bu sınıfta RQ-7A/B Shadow 200 kullanılmaktadır.海兵隊ではRQ-7B シャドー200を更新する。
Buna ek olarak, beyaz yakalı iş uzmanlarının çocukları bu sınıfta kalmamaktan daha olası durumdaydı.また、専門職のホワイトカラー労働者の子供は同じ職業階級に残る事がさらに多かった。
Çıyanlarla aynı sınıfta ele alınırlar.彼方と同じクラスになった事には狂喜している。
4. sınıftan sonra DEMİRCİ mahallesine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.就職後の研修で4号店に行っている。
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.理由は不明だが高校生になってから登校拒否をするようになる。
Temel sınıftan kalıtım, "public", "protected" ve "private" olarak ilan edilebilir.基底クラスからの継承はpublic、protected、privateのいずれかとして宣言する。
3 Sınıfta 301 Yolcu taşıyabilir.1編成で300人の乗客を輸送することができる。
Torino modelinin çoğu bu sınıftadır.カルデラの多くがこのタイプである。
Sınıfta 60 kişi bulunuyordu.入学定員は60人。
Elektrik bölümünü ikinci sınıfta bırakmıştır.電気科第二部を置く。
Sınıftaki huzursuz kızlar arasında kendini yetiştirmekte büyük zorluk çekmektedir.クラスで孤立していく真彩のことを心配している。
Beylerbeyi, sancak beyi, subaşı bu sınıftandır.中央国の軍人で、階級は大尉。
Sınıfta sözü dinlenen bir kişiliğe sahiptir.学校では穏やかな性格の教諭として知られている。
Bir alt sınıftan başarısız dersi olan öğrenciler, bulundukları sınıfın üstündeki sınıflardan ders alamaz.下の階層のクラスは、上の階層のクラスについて知らない。
Köylüler ve rahipler dışındaki bütün İranlılar kendilerinden üst sınıftakiler gibi giyinmeye heves ederlerdi.除了農民及祭司之外的波斯人都希望可以打扮得像是社會階級更高的人物。
Sınıftaki gemiler savaşın ilk iki yılındaki büyük filo görevlerinin çoğuna da katıldılar.它们也参加了战争头两年大部分的舰队行动。
Karşı olanlara göre bu yüksek gelirlilerde ki vergi yükünü azaltıp, orta sınıftaki vergi yükünü artıracaktır.反对者认为这将因此降低美国高收入者的税收负担并将负担转移到美国中产阶级身上。
Yaşlı beyler de o sınıftan, özellikle eğer genç ve güzel bir kıza rastlarlarsa.在郁紀的眼里,也是本作中,显示出的是一个非常漂亮娇小的美少女。
Kasımpaşa Lisesi'ni 2. sınıfta bıraktı.他教會植木如何取得等級二。
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.鄙見以為,既立世家,則須立道學一門。
Ekonomik yapılandırma bir sınıfta 149, iki sınıfta 126 yolcu taşıya bilir.此機型在兩等級配置中可載126人,單一座級可載149人。
Son sınıftayken çok sarhoş oldukları bir gece öpüşürler.他们说,这是因为他们前一天晚上喝醉了的缘故。
Beşinci sınıftan sonrası taşımalı eğitim verilmektedir.後來在該校完成中五課程離校。
Çarpım (Agnan): Sınıfta birincidir ve öğretmenin kuzusudur, bu yüzden kimse onu sevmez.阿南 (法语:Agnan):全班成绩排名第一,可是除了老师没人喜欢他,外号“老师的乖宝贝”。
Ama sınıftaki arabaların bir kısmı yarı-profesyoneller içindir.其中有不少人是为了谋个一官半职。
E-öğrenme, sınıftaki öğrenmeye alternatif bir öğrenme biçimidir.Q-学习是强化学习的一种方法。