sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor."Grupy" często od razu nazywano terrorystami.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.그리고 단체들은 매우 빈번히 즉각적으로 테러리스트로 낙인찍혔습니다.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.Şi grupările erau adesea imediat etichetate ca fiind teroriste.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.Und Gruppen wurden sehr oft sofort "Terroristen" genannt.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.Và rất thường xuyên các nhóm bị dán nhãn là "khủng bố".
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.Y a los grupos, a menudo, se los etiqueta inmediatamente como terroristas.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.Και οι ομάδες πολύ συχνά ονομάζονται αμέσως τρομοκράτες.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.И довольно часто такие группы немедленно объявлялись террористическими.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.И на групите много често веднага се лепва етикет "терористи".
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.ולעתים מאד קרובות קבוצות מתויגות מיידית כטרוריסטיות.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.وكانت الجماعات في معظم الوقت توصف بكونها ارهابية.
Ve gruplar sıklıkla hemen terörist olarak adlandırılıyor.テロリストというレッテルが貼られました そうなったら誰がテロリストと対話するでしょうか?
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)Et très fréquement je -- (Rires)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)그리고 꽤 자주 저는— (웃음)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)Şi foarte adesea - (Râsete)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)Und ziemlich häufig - (Lachen)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)Y muy frecuentemente yo -- (Risas)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)Και αρκετά συχνά εγώ- (Γέλια)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)ובכנות, אני... (צחוק בקהל)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)وكثيرا ما كنت -- (ضحك)
Ve oldukça sıklıkla ben -- (Kahkaha)(笑) 私はその読みにもっと実利に基づいた
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Často naše teorie pořádně narazí, když je zkoušíme na datech.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.De multe ori, teoriile noastre dau greș când folosim datele.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.E spesso le nostre teorie naufragano miseramente contro i dati.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Gyakran az elméleteink teljesen elvéreznek a tényeken.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.종종 우리 경제학자들의 이론들이 데이터 앞에서 무너지는 경우가 있죠.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Muitas vezes, as nossas teorias falham miseravelmente a prever a realidade.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Souvent, nos théories sont affreusement contredites par les données.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Teorie często upadają wobec danych.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Unsere Theorien versagen oft, wenn wir uns die Daten anschauen.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Vaak blijken onze theorieën jammerlijk mis te zijn als we naar de data kijken.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Нашите теории често пропадат, когато се обърнем към данните.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.Часто наши теории с треском проваливаются, когда мы получаем данные.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.התאוריות שלנו כושלות באורח עלוב לנוכח הנתונים.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.وعادةً، نظرياتنا تفشل عندما نأتي للمعلومات التي تجمع من الاستبيانات.
Verilere ulaştığımızda teorilerimiz sıklıkla başarısız olur.でも実際 興味深いのは この設定は
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.A naštěstí jsme už viděli, jak vláda reaguje častěji a více na tyto veřejné záležitosti.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Gelukkig zagen we de overheid steeds sneller en ook vaker reageren op de bezorgdheid bij het grote publiek.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Ja onneksemme hallitus on alkanut vastata näihin ihmisten huoliin ripeämmin ja useammin kuin ennen.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.그리고 운 좋게도 정부가 시간적으로, 그리고 주기적으로 더 많이
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Na srečo se je vlada na vprašanja javnosti začela odzivati vse hitreje in pogosteje.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Našťastie vidíme, že sa vláda začala rýchlejšie a častejšie zaoberať obavami verejnosti.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Og heldigvis har vi set regeringen svare hurtigere og også oftere på de offentlige bekymringer.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Şi, din fericire, am văzut că guvernul răspunde mai prompt şi mai frecvent la îngrijorările populaţiei.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Und glücklicherweise sehen wir wie die Regierung schneller und öfter auf öffentliche Anliegen reagiert.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.Και ευτυχώς, είδαμε ότι η κυβέρνηση, ανταποκρίθηκε πιο έγκαιρα και πιο συχνά στις ανησυχίες του κοινού.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.И за щастие, видяхме правителството да отговаря по-навреме, а също така и по-често, на обществените тревоги.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.І, на щастя, ми побачили, що уряд відповідає своєчасніше, а також частіше на громадське занепокоєння.
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.ולמזלנו, ראינו את הממשלה מגיבה מהר יותר וגם תכופות יותר
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.ولحسن الحظ ، لقد رأينا الحكومة تستجيب أكثر في الوقت المناسب وبشكل متكرر أيضا
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.これまで以上に迅速かつ頻繁に 人々の関心事に 対応するようになりました
Ve şükür ki, hükümetin bu genel kaygılara daha vakitli ve daha sıklıkla cevap verdiklerini gördük.幸運地是, 我地睇到政府 更及時同更頻繁地
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.Es gibt noch andere sich häufig teilenden Zellen im Körper, wie zum Beispiel Haut-, Darm- und Blutzellen.
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.그리고 여러분의 몸속에는 피부 세포, 창자 세포, 피 세포 처럼 자주 분열하는 세포들이 있습니다.
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.W organizmie są też inne często dzielące się komórki, na przykład skóry, jelit, krwi.
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.И има други често делящи се клетки в тялото ви, като клетките на кожата, червата и кръвните клетки.
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.ויש עוד תאים שמתחלקים בתדירות גבוהה בגופכם כמו תאי עור, תאי מעיים ותאי דם.
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.وهناك خلايا أخرى في الجسم تنقسم بسرعة من مثل خلايا البشرة و المعدة و الخلايا الدموية
Vücudunda sıklıkla bölünen başka hücreler de var. deri hücreleri, bağırsak hücreleri ve kan hücreleri gibi.皮膚細胞 腸細胞 血球などがその例です これらの細胞が影響を受け 望んでもいない
Yani neoplazm ve tümör terimleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılır.Așadar, termenii de neoplasm și tumoare sunt folosiți interșanjabil.

İlgili Sayfalar