sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.Tidak, hanya ada perubahan-perubahan acak yang terjadi dan mutasi pada virus dan bakteri sering terjadi.
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.Όχι, υπάρχει μόνο αυτές οι τυχαίες αλλαγές που συνέβησαν και μεταλλάξεων σε ιούς και βακτήρια συμβαίνει συχνά.
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.Не, случват се само тези случайни изменения и многократни мутации при вирусите и бактериите.
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.Нет, просто есть случайные изменения - а мутации в вирусах и бактериях происходят очень часто.
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.Ні, існували лиш ці довільні зміни і мутації у вірусах та бактеріях.
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.לא, כל מה שיש זה שינוים אקראיים ומוטציות בנגיפים וחידקים שמתרחשות באופן תדיר.
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.لا، هذه التغييرات والطفرات عشوائية وتحدثي كثيرا مع الفيروسات والبكتريا
Hayır, sadece bu rastgele değişiklikler oldu ve mutasyonlar virüs ve bakterilerde sıklıkla olur.ただ、このランダムな変化は、10億分の1でしか、起こらないものかもしれないよね?
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Často mluvíme o tom, jak příběhy mění svět.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Con frecuencia hablamos de cómo los cuentos cambian el mundo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Często mówimy o tym jak opowiadania zmieniają świat.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Falamos frequentemente de como as histórias mudam o mundo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Gyakran esik szó arról, hogy a történetek megváltoztatják a világot.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Kita sering membahas bagaimana cerita-cerita mengubah dunia.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.우린 종종 어떻게 이야기가 세계를 변화시키는지를 말하곤 해요.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Nous parlons souvent de la façon dont les histoires changent le monde.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Parliamo spesso di come le storie cambino il mondo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Vorbim adesea despre modul în care poveştile schimbă lumea.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.We praten vaak over hoe verhalen de wereld veranderen.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Wir reden oft davon, wie Geschichten die Welt verändern.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Μιλάμε συχνά για το πώς οι ιστορίες αλλάζουν τον κόσμο.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Мы часто говорим о том, как истории меняют мир.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Често говорим за историите, които променят света.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.אנו מדברים תכופות כיצד סיפורים יכולים לשנות את העולם.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.كثيرا مانتحدث عن كيف غيرت القصص العالم.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.どれだけアイデンティティ政治が
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.Agora estamos a fazer zoom na entrada da casa.
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.그 풍경에서 대조를 단어 "바이" 가 더욱더 구조적으로 발생하는 곳에서 대조를 관찰해서 찾았지요.
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.là một sự tương phản trong bức tranh nơi mà từ "bye" xuất hiện nhiều hơn một cách có cấu trúc.
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.là où le mot "bye" est prononcé de manière plus structurée.
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.שינוי בתוואי-שטח בו המילה "שלום" מתרחשת הרבה יותר באופן מובנה.
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.تباين في المسطح حيث كلمة "الى اللقاء" تنطق بطريقة أكثر تنظيما،
"hoşçakal" kelimesinin daha sıklıkla yapısal olarak kullandığı yerin farklı olduğunu görüyoruz.一層わかりやすい形をしています これらの形状を参考に
İ.A.M.'nde sıklıkla karşılaşılan aşırma türlerinden ilki,DPI がよく遭遇する盗作の 第1のタイプは 「生まれたての発明の横取り」です
İ.A.M.'nde sıklıkla karşılaşılan aşırma türlerinden ilki,표절 수사부가 주기적으로 마주치는 표절의 첫 형태는
İ.A.M.'nde sıklıkla karşılaşılan aşırma türlerinden ilki,הצורה הראשונה של גניבה ספרותית שהמחג"ס בדרך כלל פוגשת
İ.A.M.'nde sıklıkla karşılaşılan aşırma türlerinden ilki,أول نوع من السرقة الفكرية التى تواجهها إدارة تحقيقات السرقة الفكرية بشكل دائم
İki önemli örnek ilaçlardır; Prozac ve Wellbutrin. Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Ottimi esempi sono due farmaci, il Prozac e il Wellbutrin, gli antidepressivi più comunemente prescritti.
İnsan kaynakları ve mali kaynaklar sıklıkla her tür proje için başlangıç noktası olarak sunulur.Les ressources humaines et financières sont souvent présentées comme le point de départ de tout projet.
İnsan kaynakları ve mali kaynaklar sıklıkla her tür proje için başlangıç noktası olarak sunulur.Los recursos humanos y financieros se presentan a menudo como el punto de partida de todo proyecto.
İnsan kaynakları ve mali kaynaklar sıklıkla her tür proje için başlangıç noktası olarak sunulur.Наличие людских и финансовых ресурсов часто называют отправной точкой любого проекта.
İnsanlar sıklıkla "ben 70 kilogram ağırlığındayım" derler.사람들은 주로, "내 무게는 70kg이야"라고 말합니다
İnsanlar sıklıkla "ben 70 kilogram ağırlığındayım" derler.Často slyšíme, jak někdo říká: "Já vážím 70 kilogramů."
İnsanlar sıklıkla "ben 70 kilogram ağırlığındayım" derler.Maar mijn gewicht is niet 70 kilogram is wat je vaak zegt, hier zeggen mensen "Ik weeg 70 kilogram"
İnsanlar sıklıkla "ben 70 kilogram ağırlığındayım" derler.לרוב אומרים "אני שוקל 70 קילוגרם",
İnsanlar sıklıkla "ben 70 kilogram ağırlığındayım" derler.هنا يكمن الخطأ في كلام العامة : " يقولون وزني 70 كغ "
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Folk frågar ofta vad jag lärde mig under den tiden.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Frequentemente as pessoas perguntam-me o que aprendi nesse período.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Gyakran kérdezik tőlem, mit hozott nekem ez az időszak.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Ich werde oft gefragt, was ich damals gelernt habe.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.사람들은 자주 저에게 그 시간 동안 무엇을 배웠느냐고 물어봅니다.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.La gente a menudo me pregunta sobre lo que aprendí de esa época.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.La gente mi chiede spesso cosa ho imparato da quel periodo.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Les gens me demandent souvent ce que j'ai appris pendant cette période.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Lidé se často ptají, co jsem se tam naučil.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Ljudje me pogosto sprašujejo kaj sem se takrat naučil.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Ľudia sa ma často pýtajú, čo som sa za ten čas naučil.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Ludzie często pytają, czego się odtąd nauczyłem.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Mennesker spørger mig ofte hvad jeg lærte af den tid.
İnsanlar sıklıkla o zamanlardan neler öğrendiğimi soruyor.Mensen vragen me dikwijls wat ik daarvan leerde.

İlgili Sayfalar