sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.ان العالم غنيٌ جداً متمايز اكثر مما يبدو لنا
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.もっと豊かで もっと広大なのです 皆さんにも新たな視点で世界を見ることを
Düşey eksende de sıklıklarını yerleştireceğiz.1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. To je 7, 6, 5, 4, 3, 2, 1.
Düşey eksende de sıklıklarını yerleştireceğiz.그 정수가 몇 번 있는지를 의미해요 나오지 않는 숫자가 있어도 범위에 나타내 줍니다
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.5–8 ja 2–5 tapausta 100 000:ta käyttäjää kohti niissä kahdessa maassa, joissa tällainen laskelma on tehty.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.A nemek között ugyancsak érzékelhető különbségek vannak.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.A questão do risco do consumo de ecstasy tem sido frequentemente levantada.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Často sa kladie otázka rizika užívania extázy.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Het risico van ecstasygebruik is al dikwijls aan de orde gesteld.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Il problema del rischio insito nel consumo di ecstasy è stato più volte sollevato.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Kokain wird häufig gemeinsam mit Alkohol konsumiert, was eine erhöhte Toxizität zur Folge haben kann.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Le problème du risque lié à la consommation d’ecstasy a souvent été soulevé.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Riziko užívání extáze je často diskutovaným tématem.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Spørgsmålet om risikoen i forbindelse med ecstasybrug er ofte blevet rejst.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Widoczne są także różnice w zależności od płci.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Το θέµα του κινδύνου piου εγκυµονεί η χρήση έκστασης έχει τεθεί piολλές φορές.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Въпросът за рисковете от употребата на екстази често се повдига.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.And often, is revised, because of new fossil finds.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.A veľakrát tieto znalosti sa menia na základe nových fosílnych nálezov.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Často svoje poznatky upravujeme na základě nových nálezů fosilií.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.새로운 화석의 발견 때문에
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Und oftmals wird sie durch nie Entdeckung neuer Fossilien überarbeitet.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Vaak wordt ze herzien door nieuwe fossielvondsten.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Y a menudo, es revisada, debido a nuevos hallazgos de fósiles.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.وغالبا,يتم تنقيحها,بسبب اكتشاف حفريات جديدة.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.いくつかはわれわれの直接の祖先で、 いくつかは進化の途中で行き止まることとなった 遠い親戚でした。
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Den varmaste månaden är juli, då stiger temperaturen dagtid ofta över 20 grader.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.El mes más cálido es julio; entonces, la temperatura durante el día suele pasar de los 20 grados.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Lämpimin kuukausi on heinäkuu, silloin lämpötila nousee päivällä usein yli 20 asteen.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Le mois le plus chaud est juillet, les températures dépassent alors souvent les 20 degrés.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Самым теплым месяцем является июль, в это время температура воздуха часто превышает 20 градусов.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Áno, a svojimi štylizovanými prvkami je v súlade s konvenciami Mezopotámie.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Ano. Potvrzují to typické mezopotámské prvky jako například vlasy, křídla a jiné.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Da, si se potriveste conventiei mesopotamiene de reprezentare a elementelor stilizate, ca parul si aripile.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Да, это соответствует месопотамскому обычаю: эти стилизованные элементы в волосах и крыльях, и так далее
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.Agora imagine um decifrador. A Eve. Ela interceta a série de mensagens e calcula as frequências da letra.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.이는 메세지를 가로쳅니다. 그리고 문자 빈도수를 계산합니다. 그녀는 평평한 분포나 옅은 지문을 찾을것입니다.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.Teď si představte, že se špiónka Eve zmocní několika zpráv a spočítá frekvenci písmen.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.Teraz si predstavte, že Eva chce kód rozlúštiť tiež. Zmocní sa niekoľkých správ a spočíta frekvencie písmen.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.עכשיו תארו מפצח קוד, איב, היא מיירטת מספר הודעות ואז מחשבת את תדירות כל האותיות
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.الآن تخيل خبيرا في فك الشفرات , ايف قامت باعتراض سلسلة الرسائل وقامت بحساب ترددات الأحرف
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.一連のメッセージを傍受します。 そして、文字の出現頻度を計算します。 この場合、軽く指紋を見つけることができます。
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Adevărul și frumusețea sunt lucruri care sunt adesea opace oamenilor care nu se ocupă de știință.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.A verdade e a beleza são coisas muitas vezes opacas para as pessoas que não estão envolvidas na ciência.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.과학의 진실과 아름다움은 해당 전문가가 아니면 이해하기 힘든 경우가 많습니다.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.La verdad y la belleza son cosas que a veces son opacas para aquellos que no están en la ciencia.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Pravda a krása jsou věci, které jsou často pro lidi mimo vědu neprůhledné.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Prawda i piękno to rzeczy, które często są nieprzeniknione dla osób, które nie mają nic wspólnego z nauką.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Sự thật và cái đẹp thường là những thứ tối nghĩa với những người không làm khoa học.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Waarheid en schoonheid zijn dingen die vaak ondoorzichtig zijn voor mensen buiten de wetenschap.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Wahrheit und Schönheit sind Dinge, die für Nicht-Wissenschaftler oft schleierhaft sind.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Истината и красотата често са скрити за хората, които не се занимават с наука.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.Люди, не занятые в естественных науках, обычно смутно представляют себе, что же такое истина и красота.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.האמת והיופי הם דברים שלעתים קרובות אינם ברורים למי שאינו מצוי במדע.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.الحقيقة والجمال هي الأشياء التي غالبا ما تكون مبهمة بالنسبة للأشخاص الذين ليسوا في مجال العلوم.
Gerçek ve güzellik bilimle ilgisi olmayanlar için sıklıkla anlamsızdır.科学に携わりのない方々にとってはとても曖昧なものです なぜなら それらは
Grafikleri şu sıklıkla güncelleActualizare grafice la fiecare
Grafikleri şu sıklıkla güncelleActualizar las gráficas cada
Grafikleri şu sıklıkla güncelleActualizar las gráficas cada n actualizaciones de la interfaz gráfica
Grafikleri şu sıklıkla güncelleActualizar os gráficos a cada N actualizações da interface

İlgili Sayfalar