sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.Die initiële singulariteit associeert men vaak met een nulmoment dat men de Big Bang noemt.
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.E é esta singularidade inicial que é associada frequentemente ao instante zero, que se chama Big Bang.
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.Et c'est cette singularité initiale qu'on associe souvent à un instant zéro, qu'on appelle le Big Bang.
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.이러한 최초의 단일체가 자주 제로타임으로 알려진 빅뱅과 연관되어 있습니다.
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.Именно эту начальную сингулярность принято считать точкой отсчёта, известной под названием Большой взрыв.
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.וסינגולריות התחלתית זו משוייכת לעיתים קרובות לזמן אפס שנקרא המפץ הגדול
Büyük Patlama hakkında konuştuğumuzda tek parça halindeki başlangıca sıklıkla sıfır noktası adını veriyoruz.والأحادية المبدئية هذه تحديدًا هي ما يُربَطُ عادة باللحظة صفر، التي نطلق عليها اسم "الانفجار العظيم".
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Asi que, el código que desarrolló Mike Montague y su equipo en realidad pone frecuentes codones de parada.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Astfel încât codul creat de Mike Montague și echipa sa inserează destul de frecvent codoni de oprire.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Az a kód, amit Mike Montague és csoportja fejlesztett ki, tulajdonképpen gyakori stop kodonokat rak be.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.De code die Mike Montague en zijn team ontwikkelden hanteert frequente stopcodons.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Do đó, loại mã mà Mike Montague và đội đã phát triển thực sự đã thêm vào những bộ ba kết thúc dịch mã.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Donc le code que Mike Montague et son équipe ont développé met en fait des codons d'arrêt fréquents.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Kod opracowany przez zespół Mike'a Montague'a zawiera kodony przestankowe.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.그래서, Mike Montague와 그의 팀이 개발한 암호체계는 반복해서 끊어지는 코돈을 삽입하는 것입니다. (*코돈;유전정보의 최소단위)
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Portanto o código que o Mike Montague e a equipa desenvolveram insere frequentemente codões stop.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.Кодът, който Майк Монтагю и неговият екип разработиха всъщност поставя често стоп кодони.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.אז הקוד שפיתח מייק מונגיו והצוות שלו בעצם מחדיר קודונים רבים המסמנים עצירה.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.لذا فالشفرة التي طورها مايك مونتيج والفريق ينتج عنه في الواقع وقف متكرر للشفرات الوراثية.
Bu yüzden Mike Montague ve takımının geliştirdiği kodlama sıklıkla stop kodonları koyuyor.度々 終始コドンを加えています 異なった体系のアルファベッドですが
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Begränsningar, så som fruktan och rädsla är oftast bara en illusion...
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Bởi vì những giới hạn, như nỗi sợ hãi thường chỉ là ảo ảnh.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.karena batas-batas, seperti ketakutan, terkadang hanya sebuah ilusi..
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.두려움과 같은 한계는 종종 그저 허상일 뿐이다.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Koska rajoitukset, kuten pelot, ovat usein vain illuusiota.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Mert a határok, mint a félelmek, általában csak egy illúzió. Felirat:
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Omdat grenzen, net als angsten, vaak een illusie zijn.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Omejitve poleg strahu so pogosto le iluzija!!! Prevod:
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Parce que les limites, comme la peur, ne sont bien souvent qu'illusions.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Porque los límites, como los miedos, sólo son una ilusión.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Porque os limites como medos, são muitas vezes apenas uma ilusão.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Pretože limity ako strach sú často iba ilúziou.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Weil Grenzen wie Ängste meistens nur eine Illusion sind.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Επειδή τα όρια όπως και οι φόβοι είναι συχνά απλά μία παραίσθηση.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Защото ограниченията, като страха, обикновено са просто илюзия.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Потому что ограничения, так же как и страхи, чаще всего просто иллюзия.
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.Тому що обмеження, як і страх - просто ілюзія
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.כי גבולות כמו פחדים הם לעיתים קרובות
Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.لأن الحدود، مثل الخوف غالبا ما يكون مجرد وهم.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.더 연한 지문을 만들기 위해선 문자의 빈도수의 분포를 비슷하게 하는 것입니다. 15세기 중반까지
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Aby pozostawić słabsze "odciski" należy wyrównać rozkład częstotliwości występowania liter.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Il modo è di appiattire la distribuzione di frequenza delle lettere
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Làm dấu tay mờ hơn là làm bằng phẳng ra sự phân rắc của những chữ xảy ra trong thư
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Om geen aanwijzing te geven moet je verdeling van de letterfrequenties onherkenbaar maken.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Para tornar mais clara a impressão digital, é para achatar essa distribuição de freqüências da letra.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Pentru a face o amprenta mai usoara trebuie sa distribuim frecventa aparitii literelor
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Une méthode pour diminuer l'empreinte est d'aplatir la distribution des fréquences de lettre.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Urobiť slabší odtlačok znamená vyrovnať frekvenciu výskytu jednotlivých písmen.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Vytvořit slabší otisk znamená vyrovnat frekvenci výskytu jednotlivých písmen.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Το να φτιάξετε ένα πιο αχνό αποτύπωμα είναι να εξομαλύνετε αυτήν την διασπορά συχνότητας γραμμάτων.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.Для получения более блеклого отпечатка нужно выровнять распределение частот вхождения букв.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.טביעת אצבע קלה יותר מתקבלת כאשר משטחים את הפיזור של תדירות האותיות.
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.لجعلها بصمة أخف هو أن يقوم بتسوية توزيع ترددات الأحرف
Daha silik bir parmak izi, harf sıklıklarının dağılımını düzleştirmeyle olur.この文字の出現頻度の分布を平坦化することです。 15 世紀半ばでは、
Doğrusu, sıklıkla, insanlar para işleminin yapılmadığı şeyleri düşünmüyorlar bile.De hecho, frecuentemente, gente ni considera cosas que no son dinero de transacción.
Doğrusu, sıklıkla, insanlar para işleminin yapılmadığı şeyleri düşünmüyorlar bile.Ve skutečnosti častokrát lidé ani neuvažují o věcech, které nejsou předmětem transakce peněz.
Doğrusu, sıklıkla, insanlar para işleminin yapılmadığı şeyleri düşünmüyorlar bile.Насправді,найчастіше,люди не розглядають речі, які не використтовуються як гроші
Doğrusu, sıklıkla, insanlar para işleminin yapılmadığı şeyleri düşünmüyorlar bile.例えば、テレビで販売している記念硬貨です。
Doğrusu, sıklıklar YZ robotik ile birlikte tek bir disiplin olarak çalışılmıştır.Bahkan, AI telah sering dipelajari bersama dengan robotika, sebagai satu disiplin.
Doğrusu, sıklıklar YZ robotik ile birlikte tek bir disiplin olarak çalışılmıştır.De fapt, adesea AI a fost studiat ca o disciplina impreuna cu robotica.

İlgili Sayfalar