sıklıkla ile cümle
sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben programlama nasıl yapılır bilmiyorum, bu yüzden başkalarının yardımına sıklıkla ihtiyaç duyuyorum.Je ne sais pas comment programmer, donc je suis,très souvent dépendant desautres.
Ben programlama nasıl yapılır bilmiyorum, bu yüzden başkalarının yardımına sıklıkla ihtiyaç duyuyorum.저는 프로그램을 짜는 방법을 몰라요. 그래서 자주 다른사람에게 의지하는 경우가 있어요. 우리는 무엇이 일어나는지에 관한 생각들을 논하고
Ben programlama nasıl yapılır bilmiyorum, bu yüzden başkalarının yardımına sıklıkla ihtiyaç duyuyorum.Nie umiem programować - często polegam na innych. Konsultujemy swoje wizje i sprawdzamy je w praktyce.
Ben programlama nasıl yapılır bilmiyorum, bu yüzden başkalarının yardımına sıklıkla ihtiyaç duyuyorum.Non so come si programma, quindi faccio spessissimo affidamento sugli altri.
Ben programlama nasıl yapılır bilmiyorum, bu yüzden başkalarının yardımına sıklıkla ihtiyaç duyuyorum.Saya tidak tahu bagaimana memogram, jadi saya sering bergantung kepada orang lain.
Ben programlama nasıl yapılır bilmiyorum, bu yüzden başkalarının yardımına sıklıkla ihtiyaç duyuyorum.אני לא יודעת איך לתכנת, אז אני בדרך כלל תלוייה באחרים. יש לנו רעיון של מה הולך לקרות
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.I ved at vi så ofte har en tendens i naturvidenskab og ingeniørvidenskab til at tænke morderisk.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.과학과 공학을 생각할 때 너무 치열하게 생각하는 경향이 있다는 걸 잘 아실겁니다.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Nauki ścisłe i inżynieria kojarzą się z ostrą rywalizacją.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Sapete tutti che spesso nelle materie scientifiche e in ingegneria tendiamo ad essere spietati.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Sie wissen sicher, dass wir in Natur- und Ingenieurwissenschaften dazu neigen, einzelkämpferisch zu denken.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Ştiţi cu toţii că adesea, în ştiinţe şi inginerie, tindem să gândim individualist.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Tất cả các bạn đều biết người làm trong ngành khoa học kĩ thuật thì điều suy nghĩ rất khắc nghiệt và độc lập
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Todos sabem que, geralmente, em ciência e engenharia tendemos para o pensamento competitivo.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Uds. saben que bastante a menudo en ciencias e ingeniería tendemos a pensar ferozmente.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Vaak heerst er bij wetenschap en techniek een sterke competitiegeest.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Vous savez tous que si souvent en science et en ingénierie on a tendance a penser à la compétition.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Ξέρετε πως συχνά τείνουμε στις επιστήμες να σκεφτόμαστε ακραία.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Ми всі знаємо, що досить часто в науці й інженерії ми ведемо запеклі суперечки.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.Мы привыкли считать, что среда обучения, в науке и инженерном искусстве, беспощадна.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.כולכם יודעים שכל כך הרבה פעמים במדעים ובהנדסה אנחנו נוטים לחשוב בצורה צמאת דם.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.كلكم تعلمون أنه غالباً في العلوم والهندسة نحن نميل إلى التفكير في المصلحة الشخصية.
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.思われがちです 協力することは 通常習いません
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Banyak orang beranggapan bahwa kita hidup dalam era yang sangat materialistis, bahwa kita semua serakah.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Často nám vravia, že žijeme v materialistických časoch, že sme chamtiví.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Ci viene spesso detto che viviamo in un'era molto materialista, che siamo tutti avari.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Det siges ofte, at vi lever i en meget materialistisk tid, hvor vi alle sammen er grådige.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Dizem-nos muitas vezes que vivemos numa era muito materialista, que somos todos pessoas gananciosas.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Dostikrat slišimo, da živimo v zelo materialističnih časih, da smo vsi pohlepni ljudje.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.아시다시피 우리는 아주 물질적인 시대에 살고 있고 우리 모두 탐욕스럽다고 얘기하곤 합니다.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.-men kärlek och respekt- -vad de ger oss bestäms helt utifrån-
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Se nos dice a menudo que vivimos en una época muy materialista que todos somos codiciosos.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Ştiţi, se spune adesea că trăim vremuri foarte materialiste, că suntem cu toţii nişte oameni foarte lacomi.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Tudják, gyakran halljuk, hogy rendkívül anyagias időket élünk, és mindannyian kapzsik vagyunk.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Useinhan sanotaan, että elämme hyvin materialistista aikaa, ja että olemme kaikki ahneita ihmisiä.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Vaak wordt gezegd dat dit een materialistisch tijdperk is, en dat we allemaal hebzuchtig zijn.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Víte, často slyšíme, že žijeme ve velmi materialistických časech, že jsme všichni hrabiví lidé.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Wiecie, często się mówi, że żyjemy w materialistycznych czasach, że wszyscy jesteśmy chciwi.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Ακούμε συχνά πως ζούμε σε μια πολύ υλιστική εποχή, πως είμαστε όλοι άπληστοι.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Знаете, нам часто говорят, что мы живем в материалистичном мире. Что все мы — жадные люди.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Часто говорять, що ми живемо у матеріалістичні часи, що ми всі жадібні.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.Често ни казват, че живеем в много материалистично време, че всички сме алчни хора.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.אתם יודעים, לעתים קרובות נאמר לנו שאנחנו חיים בזמניים מאוד חומרניים, שכולנו אנשים חמדניים.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.عادة ما يتم اخبارنا باننا نعيش زمنا ماديا كما تعلمون و باننا جميعا اناس طماعون
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.貪欲だと言われます 私は そうは思わず
Biliyorsunuz sıklıkla insanlarla konuşuyorum ve onlar diyorlar ki: " Sizce, seçim şansımız var mı?Sapete, un sacco di volte ho parlato con delle persone che mi hanno detto:
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Chính phủ các nước hay cố gắng ngăn chặn, lọc và kiểm duyệt nội dung trên Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Guverne de pretutindeni încearcă adesea să blocheze şi să filtreze şi să cenzureze conţinutul de pe Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.종종 인터넷 상에 있는 콘텐츠를 차단하거나 필터링과 검열을 하고 싶어 하죠.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Overal zijn regeringen die vaak proberen om gegevens op het internet te blokkeren, te filteren en censureren.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Partout les gouvernements essaient souvent de bloquer, filtrer et censurer du contenu sur Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Por toda a parte, os governos, com frequência, tentam bloquear, filtrar e censurar conteúdos na Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Regierungen überall versuchen oft, Inhalt im Internet zu filtern und zu zensieren.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Tutti i governi cercano spesso di bloccare e filtrare e censurare il contenuto di Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Władze wszędzie próbują blokować, filtrować i cenzurować zawartość Internetu.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Держави всього світу часто намагаються заблокувати, фільтрувати та цензурувати контент в інтернеті.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Правителствата навсякъде често се опитват да блокират, филтрират и цензурирта съдържанието на Интернет.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Правительства во всем мире часто пытаются блокировать, и фильтровать, и цензурировать содержание интернета.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.מנסות לעיתים קרובות לחסום ולסנן ולצנזר תוכן באינטרנט.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.يحاولون عادة حظر ومراقبة وتنقية محتويات الإنترنت.