Ana içeriğe geç
Sözlük

sıklık ile cümle

sıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.Thế giới đang giàu có hơn, rộng lớn hơn là vẻ bề ngoài của nó
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.Világunk gazdagabb, tágasabb, mint amilyennek leggyakrabban látszik.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.Ο κόσμος είναι πλουσιότερος, ευρύτερος από αυτό που πολύ συχνά φαίνεται να είναι.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.Мир становится богаче, шире, чем тот, каким он так часто кажется.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.Наш світ є багатшим, просторішим, ніж він, зазвичай, здається.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.Светът е по-богат, по-обширен, отколкото изглежда твърде често.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.העולם עשיר יותר, רחב יותר ממה שנדמה לעיתים קרובות מדי.
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.ان العالم غنيٌ جداً متمايز اكثر مما يبدو لنا
Dünya, sıklıkla göründüğünden daha zengin daha geniştir.もっと豊かで もっと広大なのです 皆さんにも新たな視点で世界を見ることを
Düşey eksende de sıklıklarını yerleştireceğiz.1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. To je 7, 6, 5, 4, 3, 2, 1.
Düşey eksende de sıklıklarını yerleştireceğiz.그 정수가 몇 번 있는지를 의미해요 나오지 않는 숫자가 있어도 범위에 나타내 줍니다
Düşünmeniz gereken başka bir şey, ağrının şiddeti yanında... ...bunun ne sıklıkta olduğu.여러분이 고려해야 할 것은 고충의 강도뿐 아니라 그 빈도입니다
Düşünmeniz gereken başka bir şey, ağrının şiddeti yanında... ...bunun ne sıklıkta olduğu.والأمر الآخر الذي ينبغي أنه تتبه له ليس فقط حدة المشكلة، بل عدد مرات وقوعها.
Düşünmeniz gereken başka bir şey, ağrının şiddeti yanında... ...bunun ne sıklıkta olduğu.問題発生頻度も大切です 年に1度の問題なら耐えるかもしれませんが 毎日、毎時間発生する問題を
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.5–8 ja 2–5 tapausta 100 000:ta käyttäjää kohti niissä kahdessa maassa, joissa tällainen laskelma on tehty.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.A nemek között ugyancsak érzékelhető különbségek vannak.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.A questão do risco do consumo de ecstasy tem sido frequentemente levantada.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Často sa kladie otázka rizika užívania extázy.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Het risico van ecstasygebruik is al dikwijls aan de orde gesteld.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Il problema del rischio insito nel consumo di ecstasy è stato più volte sollevato.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Kokain wird häufig gemeinsam mit Alkohol konsumiert, was eine erhöhte Toxizität zur Folge haben kann.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Le problème du risque lié à la consommation d’ecstasy a souvent été soulevé.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Riziko užívání extáze je často diskutovaným tématem.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Spørgsmålet om risikoen i forbindelse med ecstasybrug er ofte blevet rejst.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Widoczne są także różnice w zależności od płci.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Το θέµα του κινδύνου piου εγκυµονεί η χρήση έκστασης έχει τεθεί piολλές φορές.
Ecstasy kullanımının riski konusu sıklıkla gündeme gelmiştir.Въпросът за рисковете от употребата на екстази често се повдига.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.And often, is revised, because of new fossil finds.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.A veľakrát tieto znalosti sa menia na základe nových fosílnych nálezov.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Často svoje poznatky upravujeme na základě nových nálezů fosilií.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.새로운 화석의 발견 때문에
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Und oftmals wird sie durch nie Entdeckung neuer Fossilien überarbeitet.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Vaak wordt ze herzien door nieuwe fossielvondsten.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Y a menudo, es revisada, debido a nuevos hallazgos de fósiles.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.وغالبا,يتم تنقيحها,بسبب اكتشاف حفريات جديدة.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.いくつかはわれわれの直接の祖先で、 いくつかは進化の途中で行き止まることとなった 遠い親戚でした。
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Den varmaste månaden är juli, då stiger temperaturen dagtid ofta över 20 grader.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.El mes más cálido es julio; entonces, la temperatura durante el día suele pasar de los 20 grados.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Lämpimin kuukausi on heinäkuu, silloin lämpötila nousee päivällä usein yli 20 asteen.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Le mois le plus chaud est juillet, les températures dépassent alors souvent les 20 degrés.
En sıcak ay Temmuz olup, bu ayda hava sıcaklığı gündüzleri sıklıkla 20 derecenin üzerine çıkar.Самым теплым месяцем является июль, в это время температура воздуха часто превышает 20 градусов.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Áno, a svojimi štylizovanými prvkami je v súlade s konvenciami Mezopotámie.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Ano. Potvrzují to typické mezopotámské prvky jako například vlasy, křídla a jiné.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Da, si se potriveste conventiei mesopotamiene de reprezentare a elementelor stilizate, ca parul si aripile.
Evet, bu Mezopotamya'da saç ve sakallarda sıklıkla görülen elementlere uyuyor,Да, это соответствует месопотамскому обычаю: эти стилизованные элементы в волосах и крыльях, и так далее
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.Agora imagine um decifrador. A Eve. Ela interceta a série de mensagens e calcula as frequências da letra.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.이는 메세지를 가로쳅니다. 그리고 문자 빈도수를 계산합니다. 그녀는 평평한 분포나 옅은 지문을 찾을것입니다.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.Teď si představte, že se špiónka Eve zmocní několika zpráv a spočítá frekvenci písmen.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.Teraz si predstavte, že Eva chce kód rozlúštiť tiež. Zmocní sa niekoľkých správ a spočíta frekvencie písmen.
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.עכשיו תארו מפצח קוד, איב, היא מיירטת מספר הודעות ואז מחשבת את תדירות כל האותיות
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.الآن تخيل خبيرا في فك الشفرات , ايف قامت باعتراض سلسلة الرسائل وقامت بحساب ترددات الأحرف
Evîn adında bir şifre-kırıcının bazı mesajları eline geçirdiğini ve harf sıklıklarını hesapladığını düşünün.一連のメッセージを傍受します。 そして、文字の出現頻度を計算します。 この場合、軽く指紋を見つけることができます。
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.A frekvencia idegen nyelven gyakoriságot jelent: a hullámok gyakoriságát.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.A frequência, como o nome sugere, diz-nos quão frequente as ondas são.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Częstotliwość, jak nazwa wskazuje, mówi nam o częstotliwości występowania fali.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.De golffrequentie, de naam zegt het zelf: hoe frequent de golven elkaar opvolgen.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Frecvenţa, aşa cum îi spune şi numele, ne spune cât sunt de frecvente undele.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.진동수는 말 그대로 파동이 얼마나 자주 나타나는지를 말하는 용어입니다.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.La frecuencia, como sugiere su nombre, indica cuán frecuentes son las ondas.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.La fréquence, comme son nom l'indique, vous indique la fréquence des vagues.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod