sıkıcı ile cümle

sıkıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.굉장히 지루한 비디오죠 --(웃음)-- 실제 총알의 느린 그림이면 말이죠.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Nagyon unalmas film lenne -- (Nevetés) -- egy lassú, közönséges lövedék mozgásáról.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Powolnego, zwykłego pocisku w ruchu.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Sarebbe un film molto noioso — (Risate) — di un lento, comune proiettile in movimento.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Sería una película muy aburrida (Risas) de una lenta bala en movimiento.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.To bi bil zelo dolgočasen posnetek (Smeh) počasnega, navadnega izstrelka v gibanju.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Довольно скучное кино. (Смех) Фильм о простой пуле в движении.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Ще бъде много скучен филм - (Смях) - на бавен, обикновен куршум, който се движи.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.זה יהיה סרט משעמם במיוחד -- (צחוק) -- על קליע רגיל, שנע מאוד מאוד לאט.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.سيكون فيلما مملا للغاية — (ضحك) — لرصاصة عادية تتحرك ببطئ.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.普通の弾丸がゆっくりと動いていくのです こんな静物の写真を撮ってみました
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Acima de tudo, todos nós precisamos de nos ouvir uns aos outros, incluindo as partes aborrecidas.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.A hlavně, všichni se potřebujeme navzájem poslouchat, včetně těch nudných řečí.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Ancora più importante, abbiamo tutti bisogno di ascoltarci l'un l'altro, comprese le parti noiose.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Aún más importante, todos necesitamos escucharnos mutuamente, hasta en las partes aburridas.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Cel mai important, avem nevoie cu adevărat să ne ascultăm între noi inclusiv părţile plictisitoare.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Das Wichtigste ist, dass wir uns wirklich zuhören müssen, und zwar auch den langweiligen Stücken.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Het belangrijkste is dat we echt naar elkaar moeten luisteren, ook naar de saaie stukken.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Hlavne však všetci potrebujeme počúvať jeden druhého, aj tie nudné časti.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.가장 중요한건, 서로서로의 말을 들을 필요가 있다는 겁니다. 지루한 것들조차도 말이죠.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Musimy zacząć słuchać się nawzajem, nawet kiedy nas to nudzi.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Quan trọng hơn hết là, chúng ta tất cả đều cần phải lắng nghe lẫn nhau. bao gồm cả những thứ chán chường
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Tärkeää on ennen kaikkea, että kuuntelemme toisiamme, myös niitä pitkästyttäviä juttuja.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Viktigast av allt, vi måste verkligen lyssna på varandra, vilket inkluderar även de tråkiga bitarna.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Κυρίως, όλοι χρειαζόμαστε πραγματικά να ακούμε ο ένας τον άλλον, συμπεριλαμβανομένων των βαρετών κομματιών.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Най-важното е, че ние имаме нужда да се вслушваме един в друг, дори и в скучните неща.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Найголовніше - слухати один одного, навіть якщо нам нудно.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.Самое главное, нам всем нужно слушать друг друга, в том числе и скучные моменты.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.חשוב מכל, אנו באמת צריכים להקשיב לזולת, כולל החלקים המשעממים.
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.الأهم، كلنا نحتاج فعلا للاستماع لبعضنا البعض، بما في ذلك الأمور الصغيرة المملة،
En önemlisi, gerçekten birbirimizi dinlememiz gerek, sıkıcı şeyler de dahil.つまらないことさえ 話す価値があります 言葉につまったり
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Comparados con tus amigos de siempre, son aburridos y fríos, ¿no?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Comparativ cu prietenii obişnuiţi, sunt plictisitori şi obtuzi, nu?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?In confronto ai vostri amici, questi sono noiosi e monotoni, giusto?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?In vergelijking met je eigen vrienden zijn ze saai en suf.
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?여러분의 기존 친구들과 비교해보면
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Saját, régi barátaival összehasonlítva, unalmasak és buták, igaz?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Sammenlignet med dine almindelige venner, er de kedelige og uinteressante, ikke?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?So với những người bạn thân thiết của mình, họ thật tẻ nhạt và chán ngắt, đúng không?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Verglichen mit Ihren richtigen Freunden sind sie langweilig und dumm, richtig?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Že ve srovnání s vašimi přáteli, jsou nudní a nezajímaví, že?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Že v porovnaní s vašimi priateľmi, sú nudní a nezaujímaví, však?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?В сравнении с вашими обычными друзьями они скучны и неинтересны, правда?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?Сравнени с приятелите ви, те са скучни, нали?
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?בהשוואה לחברים הרגילים שלכם,
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?مقارنة مع الأصدقاء العاديون،
Eski arkadaşlarınızla karşılaştırınca, sıkıcı ve soğuk gelirler, değil mi?彼らは退屈でつまらない でしょう?なぜならこの新しい状況下では
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Da, e un pic plictisitor, dar unii oameni găsesc o stare Zen în asta.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.É um pouco monótono, mas há pessoas que entram no Zen com isto.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Ja, es ist ein wenig langweilig, aber einige Leute sehen das irgendwie meditativ.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Jazeker, het is een beetje saai, maar sommigen vinden het wel Zen.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar. (Kahkaha)E' un po' noiosa ma ci si abitua (Risate)
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.네, 약간은 지루한 일입니다. 하지만 몇몇 사람들은 푹 빠져버리기도 합니다.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Oui, c'est assez ennuyant, mais certains trouve ça Zen.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Sí... es un poco aburrido, pero algunas personas logran entender lo que hay de Zen en ello.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Tak, jest to nieco nużące, ale niektórzy znajdują w tym swój Zen.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Vâng, có chút chán, nhưng vài người giống như bị cuốn theo nó.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Ναι, μπορεί να είναι λίγο βαρετό, αλλά ορισμένοι μπαίνουν μέσα στο κλίμα του "ζεν" του.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Да, малко е скучно, но някои хора като че ли намериха Зен в това.
Evet bir miktar sıkıcı, fakat bazı insanlar bunu Japon Budist Okulu'na gitmek gibi görüyorlar.Да, это немного скучно, но некоторые люди в восторге от этого.

İlgili Sayfalar