sıkıcı ile cümle
sıkıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dersim bu kadar sıkıcı mı çocuklar?Mon cours est ennuyeux à ce point ?
Dersim bu kadar sıkıcı mı çocuklar?Είναι το μάθημά μου τόσο βαρετό παιδιά;
Dersim bu kadar sıkıcı mı çocuklar?Мой урок такой скучный, ребята?
Dersim bu kadar sıkıcı mı çocuklar?هل درسي مملًا حقًا لتلك الدرجة بالنسبة لكم ؟
Dersim bu kadar sıkıcı mı çocuklar?まったく
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür."A világ olyan, mint egy színház." verzió gyengébbnek és unalmasabbnak tűnik.
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür."Die Welt ist wie eine Bühne" erscheint einfach dünner und langweiliger.
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür.Les métaphores peuvent également vivre dans les verbes.
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür."Thế giới này như một sân khấu" chỉ có vẻ kém sức sống hơn, và nhàm chán hơn.
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür."Ο κόσμος είναι σαν μια αυλαία", ακούγεται πιο μικρό και βαρετό.
"Dünya bir sahne gibidir," sadece daha zayıf ve sıkıcı görünür."Мир похож на театр" звучит слабее и банальнее.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı varDu är bättre än så.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayCuộc sống không phải là trò chơi, mọi người ạ.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayDas Leben ist kein Spiel, Leute.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayDe wereld moet stoppen saai te zijn.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayGente, la vita non è un gioco.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayHidup bukanlah permainan.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayĽudia, život nie je hra.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayLudzie, życie to nie gra.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayЖизнь - это не игра, народ и не сериал.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı var Evet, sen. Sıkıcı olmak kolayالحياة ليست مجرد لعبة, أُناس.
Dünyanın sıkıcı olmayı bırakmanıza ihtiyacı varO mundo precisa que você pare de ser chato.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.하지만 24시간을 줄창 들어야 한다면, 그건 매우 피곤한 일 일겁니다.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.24 tuntia tauotta saattaisi olla kova koettelemus.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ak by som ho mal počúvať 24 hodín v kuse, mohlo by to byť veľmi únavné.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Als ik er 24 uur per dag, non-stop naar moest luisteren, zou het erg vermoeiend zijn.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Dacă ar trebui să-l ascult 24 de ore, non-stop, ar fi foarte obositor.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Gdybym musiał go słuchać cały czas, stałby się nużący.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ha 24 órán keresztül folyamatosan kellene hallgatnom, lehet, hogy nagyon fárasztó lenne.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Jika saya harus mendengarkannya 24 jam, non-stop, mungkin akan melelahkan.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Mas, ter de ouvi-lo 24 horas sem parar, pode ser muito cansativo.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Nhưng nếu tôi phải nghe nó 24 giờ, không ngừng nghỉ, thì sẽ rất mệt mỏi.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Om jag tvingades lyssna nonstop 24 timmar, skulle det nog vara mycket tröttsamt.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Se dovessi sentirlo 24 ore, senza interruzioni, potrebbe diventare molto faticoso.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Si je devais l"écouter 24 heures non-stop, ça pourrait être très fatigant.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Wenn ich ihn mir 24 Stunden lang ununterbrochen anhören müsste, könnte das sehr ermüdend werden.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Αλλά εάν έπρεπε να τον ακούω για 24 ώρες, χωρίς διακοπή, θα γινόταν πολύ κουραστικό.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Ако трябваше да го слушам 24 часа без прекъсване, щеше да е уморително.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Але якщо б мені довелося слухати його 24 години на день, це напевно б втомило мене.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.Но если придётся слушать беспрерывно 24 часа, это может быть очень утомительно.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.אם אקשיב לזה 24 שעות, ללא הפסקה, זה עלול להיות מאוד מעייף.
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.لو سمعتها على مدار الأربع و العسرين ساعة , بدون توقف , قد تكون مرهقة جداً .
Eğer 24 saat durmaksızın dinlemek zorunda olsaydım çok sıkıcı olabilirdi.寒いとき 火のそばに近づくのは 気持ちがいいです
Eğer biri bizi görürse... İşler daha da can sıkıcı hale gelir.JIka ada yang melihat kita... akan jadi lebih menyebalkan.
Eğer biri bizi görürse... İşler daha da can sıkıcı hale gelir.Keby nás niekto videl... ...znova by sa to skončilo otravnve.
Eğer biri bizi görürse... İşler daha da can sıkıcı hale gelir.Si quelqu'un nous voit, ça deviendrait plus gênant !
Eğer biri bizi görürse... İşler daha da can sıkıcı hale gelir.Wenn uns jemand sieht ... ...wird es noch lästiger als ohnehin schon.
Eğer derslerimiz ölümüne sıkıcı olsaydı onları izlemek istemezdiniz.Als onze lessen doodsaai zijn, wil je er niet naar kijken.
Eğer derslerimiz ölümüne sıkıcı olsaydı onları izlemek istemezdiniz.Si nuestras conferencias son mortalmente aburridas no vas a querer verlas.
Eğer nasıl yapıldığını bilseydim, o zaman çok can sıkıcı olurdu.Ponieważ gdybym już wiedział, jak to się robi, byłoby to raczej przygnębiające [śmiech].
Eğer nasıl yapıldığını bilseydim, o zaman çok can sıkıcı olurdu.כי אם הייתי יודע איך לעשות את זה, זה היה די מדכא [צוחק]
Eğer sıkıcıysa, içerikle uyumlu değilse ya da alanı kaplamıyorsa olmaz.si es aburrido, si no encaja con el contenido o si no llena el espacio.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Ar fi un film foarte plictisitor -- (Râsete) -- al unui glonț obișnuit în mișcare lentă.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Ce serait un film très ennuyeux, (Rires) d'une balle ordinaire qui se déplace lentement.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Das wäre ein sehr langweiliger Film - (Gelächter) - von einem langsamen, normalen Projektil in Bewegung.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Det blir en väldigt trist film - (Skratt) - om en långsam, helt vanlig kula.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Det vil være en utrolig kedelig film -- (Latter) -- af en langsom, almindelig kugle i bevægelse.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Đó sẽ là một bộ phim cực nhàm chán (Cười) về chuyển động chậm của đạn thường.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Film yang sangat membosankan -- (Tawa) -- dari gerakan peluru yang sangat lambat.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Het zou een erg saaie film worden — (Gelach) — van een langzame, gewone kogel in beweging.