sıkıcı ile cümle
sıkıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Aber es ist trotzdem besser als in der Klasse zu sitzen und langweiliges Zeug zu lernen!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Dar mai bine asa decat sa stau la ore sa invat chestii plictisitoare.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Maar het is beter dan te zitten in de klas en saai materiaal te bestuderen.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Ma è meglio che stare seduti in classe a studiare qualche materia noiosa!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Mais c'est toujours mieux qu'être assise en classe à apprendre des trucs ennuyants !
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Men det är bättre än att sitta i en klass å plugga tråkig material!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Nhưng dù sao vẫn tốt hơn ngồi trong lớp và học những thứ chán ngắt!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Tapi itu lebih baik daripada duduk di kelas dan belajar hal-hal yang membosankan.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Αλλά είναι καλύτερα από το να κάθομαι στη τάξη και να διαβάζω βαρετά θέματα!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Но это лучше, чем сидеть в классе и заучивать скучный материал.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!و لكنه افضل من الجلوس في الفصل و أخذ دروس مملة
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!幸せ
Amonyağın oksijene oranını yazayım. a Burası sıkıcı oldu. Değişik bir renkte yazayım.Співвідношення аміаку до оксигену, я запишу іншим кольором.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.하지만 60년대가 70년대로 자리를 물려주며 만사가 악화되었지요.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Ale lata 60. ustępują latom 70., kiedy to rozczłonkowanie boli trochę bardziej.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.A za nezřízenost se platí bolestí.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Dar anii 60 inevitabil cedează anilor '70, unde consecințele haosului dor puțin mai mult.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.De a 60-as évek elkerülhetetlenül a 70-es évekké válnak, ahol a testnyílások vágásai kicsit jobban fájnak.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Mais après les années 60 arrivent les années 70, ou le découpage des orifices est un peu plus douloureux.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Men 60'erne vil uundgåeligt afløses af 70'erne hvor tømmermændene meldte sig.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Mutta 60-luku vääjäämättömästi antaa tilaa 70-luvulle, jolloin aukkojen leikkaaminen sattui vähän enemmän.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Nhưng thập niên 60 đã đầu hàng thập niên 70, khi mà luồn lách vào các khe hở đã khó hăn hơn một chút.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Pero los 60 inevitablemente dan paso a los 70, donde los cortes de los orificios duelen un poco más.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Αλλά η δεκαετία του "60 αναπόφευκτα δίνει τη σειρά της στη δεκαετία του "70, όπου οι οπές γίvovται πληγές.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Но 60-те неизбежно отстъпват място на 70-те, когато разкъсванията на дупките болят малко повече.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.Но шестидесятые неизбежно становятся семидесятыми, когда все останки отверстий побаливают чуть больше.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.(צחוק) אבל שנות ה-60, באופן בלתי נמנע, מפנים את מקומם לשנות ה-70 כאשר הקצוות של הפתחים מכאיבים קצת יותר.
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.لكن حقبة الستينات تمهد الطريق إلى السبعينات بطريقة قدرية حيث التخلص من الثقوب يضر أكثر قليلاً .
Ancak 60'lar kaçınılmaz biçimde 70'lere ilerler, bu dönemde gediklerin kapanması can sıkıcı olmuştur.快楽追求の付けが回ってきます ボスは「地獄」と題しました
Ancak biraz sıkıcıydı.Aber es war ein kleines bisschen langweilig.
Ancak biraz sıkıcıydı.A bila je rahlo dolgočasna.
Ancak biraz sıkıcıydı.Ale bola tak trošku nudná.
Ancak biraz sıkıcıydı.Ale byla taky trochu nudná.
Ancak biraz sıkıcıydı.Ellenben egy picikét unalmas.
Ancak biraz sıkıcıydı.하지만 약간 지루하기도 했어요.
Ancak biraz sıkıcıydı.Maar het was een beetje saai.
Ancak biraz sıkıcıydı.Ma era un po' noioso.
Ancak biraz sıkıcıydı.Mais il était un petit peu ennuyeux.
Ancak biraz sıkıcıydı.Mas era um bocado aborrecido.
Ancak biraz sıkıcıydı.Men den var en lille smule kedelig.
Ancak biraz sıkıcıydı.Men den var lite grann tråkig.
Ancak biraz sıkıcıydı.Mutta se oli vähän tylsä.
Ancak biraz sıkıcıydı.Nhưng mà nó hơi nhàm chán.
Ancak biraz sıkıcıydı.Pero... era un poco aburrido...
Ancak biraz sıkıcıydı.Tetapi sedikit membosankan.
Ancak biraz sıkıcıydı.Αλλά ήταν λιγάκι βαρετό.
Ancak biraz sıkıcıydı.Але трішечки нуднуватою.
Ancak biraz sıkıcıydı.Но слегка скучной.
Ancak biraz sıkıcıydı.Но също била малко скучна.
Ancak biraz sıkıcıydı.אבל הוא היה קצת משעמם.
Ancak biraz sıkıcıydı.لكنه كان مملا نوعا ما.
Ancak biraz sıkıcıydı.というのも 400年の間
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Aber das passiert nicht nur in der staubtrockenen Welt der vorklinischen Grundlagenkrebsforschung.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Ale nestáva sa to len vo veľmi suchom svete predklinického základného výskumu rakoviny.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Ale nestává se to jen v suchopárném světě základního, předklinického výzkumu rakoviny.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Dar asta nu se întâmplă doar în lumea seacă a cercetării ştiinţifice preclinice de bază a cancerului.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.그리고 그런 상황들은 경직된 기초과학 분야의 암 연구에서 만 일어나는게 아닙니다.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Maar het gebeurt niet alleen in de erg droge wereld van het preklinisch basiskankeronderzoek.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Mais ceci n'arrive pas que dans le monde très aride de la recherche élémentaire préclinique en cancérologie.
Ancak bu, sadece kanser araştırmalarının klinik öncesi olan bu sıkıcı türlerinde olan bir durum değil.Ma non succede solo nell'asettico mondo della ricerca scientifica pre-clinica sul cancro.