sıkıcı ile cümle

sıkıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adamım, bu çok can sıkıcı.Ah, c'est ennuyeux.
Adamım, bu çok can sıkıcı. Cimri şey..Človeče, to je otrava!
Adamım, bu çok can sıkıcı.Człowieku, jakie to kłopotliwe...
Adamım, bu çok can sıkıcı.Killen, det är väldigt bekymersam.
Adamım, bu çok can sıkıcı.아, 귀찮아
Adamım, bu çok can sıkıcı.Mand, hvor er det generende
Adamım, bu çok can sıkıcı.Man, dit is zo irritant.
Adamım, bu çok can sıkıcı.Sangat merepotkan.
Adamım, bu çok can sıkıcı.Thật là bực mình!
Adamım, bu çok can sıkıcı.Φίλε, είναι ενοχλητικό
Adamım, bu çok can sıkıcı.Ох, каква досада!
Adamım, bu çok can sıkıcı.О, эта надоеда.
Adamım, bu çok can sıkıcı.הו , זה כבר נימאס
Adamım, bu çok can sıkıcı.الرجل , انه مزعج
Adamım, bu çok can sıkıcı.恥知らず・・・
Ah. Gerçekten can sıkıcı.A. Este chiar enervant.
Ah. Gerçekten can sıkıcı.Ah, kako grozno.
Ah. Gerçekten can sıkıcı..אה. זה באמת מעצבן
Ah. Gerçekten can sıkıcı.اه إن الأمر مزعج حقاً
Ah. Gerçekten can sıkıcı.泣いても 良いぞ
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.나머지 가족들은 재미없는 학자들이예요.
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.Meine übrige Familie sind langweilige Akademiker, die sich damit beschäftigen,
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.שאר המשפחה שלי הם אקדמאים משעממים,
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.بقية عائلتي هم أكاديميون مملون.
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.ステッカーを集めては うちのインド車に貼っています
Ama bir sorun vardı. O da şuydu ki: hafıza yarışları patolojik olarak sıkıcılar.Ale był jeden problem: zawody w zapamiętywaniu są koszmarnie nudne.
Ama bir sorun vardı. O da şuydu ki: hafıza yarışları patolojik olarak sıkıcılar.Byl tu však jeden problém -- paměťové soutěže jsou až chorobně nudnou záležitostí.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.Aber das wäre super behaart und ein großer Schmerz.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.Ale to by prowadziło do nieprzyjemnych rachunków.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.E só temos que perceber que, não isso é apenas a área.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.Maar dat duurt echt een baard en daar hebben we geen zin in.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.Y sólo tenemos que darnos cuenta, no, esto es sólo el área.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.אבל זה שוב היה הופך לביטוי מגעיל ומעצבן.
Ama bu çok uzun ve sıkıcı olurdu.これは単なる領域であると気がつくと、簡単に得られます。
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.Het is eerder ... (Gelach) interessanter voor mij en minder saai voor mij.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.이렇게 바꾼 것이 저에게 더 흥미롭다는 것입니다. 덜 지루해요.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.Вся справа в тому...(сміх) що це більш цікаво для МЕНЕ і не так нудно для МЕНЕ.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.זה יותר מעניין בעיני. זה פחות משעמם אותי.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.أنَّها أكثر متعةً بالنسبة لي. ولأنها أقل ضجراً بالنسبة لي.
Ama, (Gülüşmeler) benim ilgimi daha çok çeker. Benim için daha az sıkıcı.頭の中でベートーベンの楽譜が鳴り続ける間
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Arra gondoltam: "Istenem, talán nekem is sikerülhet ez azokkal az unalmas újságokkal."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Ho pensato "O mio Dio, forse posso fare la stessa cosa con questi giornali noiosi."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Ich dachte:" Mein Gott, vielleicht kann ich dasselbe mit diesen langweiligen Zeitungen tun. "
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Ik dacht: "O God, misschien kan ik dat ook met deze saaie kranten."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"J'ai pensé "Mon dieu, je peux peut-être faire de même avec ces journaux barbants."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim""오! 지겨운 신문에도 비슷한 일을 해 볼 수 있지 않을까?"라고 생각했죠.
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"M-am gândit " Dumnezeule, poate pot să fac şi eu acelaşi lucru cu ziarele plicticoase."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Pensé "Oh mi Dios, tal vez yo pueda hacer algo similar con estos aburridos periódicos".
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Pomyślałem "Mój Boże, może mogę zrobić to samo z tymi nudnymi gazetami."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Pomyslel som si "Môj Bože, možno dokážem spraviť to isté s týmito nudnými novinami."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Saya berpkir, "Ya Tuhan, mungkin saya dapat melakukan hal yang sama dengan surat kabar yang membosankan ini."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Tôi nghĩ "Chúa ơi, có lẽ mình cũng dùng cách đó để thay đổi các tờ báo nhàm chán thử xem sao."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim" Ve öyle de yaptım."Meu Deus, talvez eu possa fazer o mesmo com estes jornais maçadores."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Σκέφτηκα "Θεέ μου, ίσως μπορώ να κάνω το ίδιο με τις βαρετές εφημερίδες."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Помислих си: "О, боже - може би мога да направя същото с тези скучни вестници."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Я подумав: "О Боже, може і я зможу зробити так само з нудними газетами".
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"Я подумал — "О Боже, может быть я смогу сделать тоже самое со скучными газетами."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"חשבתי, "אלוהים אדירים, אולי אני יכול לעשות אותו הדבר עם העיתונים המשעממים האלה."
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"وفكرت "يا إلهي، من الممكن أن أفعل ذات الشيء مع الصحف المملة"ـ
"Aman Tanrım, belki ben de aynı şeyi bu sıkıcı gazetelere yapabilirim"そしてその通りにしました。1つ1つデザインし直したのです

İlgili Sayfalar