Ana içeriğe geç
Sözlük

sıkışık ile cümle

sıkışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Paraya sıkışık değilim.I'm not pressed for money.
Şehir merkezi Kyoto'da büyük bir trafik sıkışıklığı vardı.There was an enormous traffic jam in downtown Kyoto.
Biz trafik sıkışıklığı nedeniyle geciktik, bu yüzden acele etmek zorunda kaldık.We were delayed by traffic congestion, so we had to hurry.
Kalabalık saatteki bir trafik sıkışıklığı benim varışımı iki saat geciktirdi.A rush-hour traffic jam delayed my arrival by two hours.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.The bus was late because of the traffic jam.
Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.Traffic downtown is all backed up.
Ağır bir trafik sıkışıklığı beklememiştim.I hadn't bargained on such a heavy traffic jam.
Kaza trafik sıkışıklığına neden oldu.The accident caused a traffic jam.
Bu sıkışık odadan elimden geldiğince çabuk taşınmak istiyorum.I want to move out of this cramped room as soon as I can.
Bu oda sıkışık.This room is cramped.
Eğer şimdi gidersen, bir trafik sıkışıklığına yakalanacağına eminim.If you leave now, I'm sure you'll be caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığı bir saat sürdü.The traffic jam lasted one hour.
Ben bir trafik sıkışıklığına yakalandım.I was caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.The traffic jam caused me to be late for the meeting.
Trafik sıkışıklığı sonucunda, onu istasyondan uğurlayamadı.As a result of a traffic jam, he wasn't able to see her off at the station.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle buluşmaya geç kaldık.Because of a traffic jam, we were late for the meeting.
Trafik sıkışıklığı sonucu geç kaldık.We were late as a result of the traffic jam.
Gecikmemiz trafik sıkışıklığı nedeniyleydi.Our delay was due to traffic congestion.
Trafik sıkışıklığını nasıl aşacağımızı biliyoruz.We know how to get around traffic congestion.
Bir trafik sıkışıklığı nedeniyle geç kaldığımı ev sahibine açıkladım.I explained to the host that I had been delayed by a traffic jam.
Bir trafik sıkışıklığından kaçınmak için şafak vakti kalktık.We got up at dawn to avoid a traffic jam.
Bir trafik sıkışıklığında saatlerce sıkıştık.We were stuck for hours in a traffic jam.
Bir trafik sıkışıklığı tarafından geciktirildim.I was delayed by a traffic jam.
Trafik sıkışıklığından dolayı, uçağımızı kaçırdık.We missed our plane because of the traffic jam.
O her zaman paraya sıkışıktır.He is always pressed for money.
Bir trafik sıkışıklığında saatlerce takıldılar.They were stuck for hours in a traffic jam.
Onlar yarım saattir sıkışık bir trafikte saplanıp kaldılar.They were hung up in a traffic jam for half an hour.
Babam bu sabah trafik sıkışıklığı nedeniyle işe geç kaldı.My father was late for work this morning because of a traffic jam.
Karayolu üzerinde bir trafik sıkışıklığı var.There is a traffic jam on the highway.
Elektrik prizinde sıkışıklık vardı.There was jam in the electric outlet.
Bir trafik sıkışıklığı yakalanmazsak, sanırım zamanında orada olacağız.I think we'll get there in time if we don't get caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığına yakalanmazsak, sanırım onu zamanında yapacağız.I think we'll make it in time if we don't get stuck in a traffic jam.
Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.I was late for the meeting because of a traffic jam.
Tom saatlerce bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.Tom was stuck in a traffic jam for what seemed like hours.
Tom bir trafik sıkışıklığında geciktirildi.Tom was held up in a traffic jam.
Tom bir trafik sıkışıklığında saplanıp kaldı.Tom got stuck in a traffic jam.
Tom bir trafik sıkışıklığında yakalandı.Tom got caught in a traffic jam.
Tom sıkışıklıktan çıkmama yardım etti.Tom helped me out of a jam.
Yolda bir trafik sıkışıklığına yakalandık.We were caught in a traffic jam on the way.
Bu çok küçük ve sıkışık.It's very small and cramped.
Buradaki yollar sıkışık.The roads here are congested.
Ben bir trafik sıkışıklığında sıkıştım.I'm stuck in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığında sıkıştım.I'm stuck in a traffic jam.
Benim sıkışık bir programım var.I have a tight schedule.
Bu hafta sonu sıkışık bir programım var.I have a tight schedule this weekend.
Motosikletler güzeldir. Trafik sıkışıklığında bile sorunsuz biçimde ilerleyebilirsin.Motorbikes are nice. You can move smoothly even through a traffic jam.
Caddenin aşağısında trafik sıkışıklığına ne neden oldu?What caused the traffic jam down the street?
Tom bir trafik sıkışıklığında tıkandı.Tom is stuck in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığına bir kaza neden oldu.The traffic jam was caused by an accident.
Trafik sıkışıklıklarından nefret ederim.I hate traffic jams.
Sıkışık bir programda mısın?Were you on a tight schedule?
O kalp sıkışıklığı ile partiden ayrıldı.He left the party with his heart pounding.
Tatil olmalı; Paris'te artık trafik sıkışıklığı yok.Must be the holidays; there are no more traffic jams in Paris.
Görünüşe göre, Tom rota 19'daki bir trafik sıkışıklığından dolayı geç kalmıştı.Apparently, Tom was late because there was a traffic jam on Route 19.
Trafik sıkışıklığı olacak.There will be traffic jams.
Tom bir trafik sıkışıklığındaydı.Tom was in a jam.
Ben trafik sıkışıklığına yakalandım.I got stuck in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığına yakalandık.We got caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığı yok.There's no traffic jam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod