Bu kitap bu çantaya sığmaz.This book can't go into the bag.
O kutu bütün bu şeylerin sığması için çok küçük.That box is too small to hold all these things.
O, ele avuca sığmayan bir çocuk.He is an unmanageable child.
Çocuk eski elbiselerine sığmayacak kadar büyüdü.The boy has grown out of all his old clothes.
Ona, gömlek cebine sığmayacak kadar büyük bir kamera aldım.She bought him a camera that was too big to fit in his shirt pocket.
Bagaja başka hiçbir şey sığmayacak.Nothing else will fit in the trunk.
Parmaklarım bu eldivenlere sığmayacak kadar kalın.My fingers are too fat to fit into these gloves.
Ellerim bu eldivenlerin içine sığmayacak kadar çok büyük.My hands are too big to fit into these gloves.
Tom yeni telefonunun çok büyük olduğundan ve pantolonuna sığmadığından şikayet ediyor.Tom complains that his new phone is too big and that it won't fit in his pants.
O biraz ele avuca sığmaz biri.She's a bit of a handful.
O oldukça ele avuca sığmayan bir tip.She's quite a handful.
Bu, arabaya sığmayacak kadar çok büyük.It's too big to fit in the car.
Bu bulaşık makinesi çok fazla büyük. Tezgahın altına sığmayacak.This dishwasher is too big. It won't fit under the counter.
Tom giysilerine sığmadı.Tom has outgrown his clothes.
Sörf tahtası bavuluma sığmaz.The surfboard doesn't fit in my suitcase.
Artık bu kot pantolona sığmam.I don't fit in these jeans anymore.
Tom ele avuca sığmaz bir çocuk.Tom is an unmanageable child.
Tom buraya sığmadı.Tom didn't fit in here.
Buraya hiç sığmam.I don't fit in here at all.
Bu kutu bavuluma sığmaz.This box won't fit in my suitcase.
Bunları hepsi bavuluma sığmaz.All of this won't fit in my suitcase.
Bunların hepsi birden valizime sığmaz.All of this won't fit in my suitcase.
Her KDS kategorilerden birine sığmaz, ancak iki veya daha fazla mimari karışımı olabilir.Not every DSS fits neatly into one of the categories, but may be a mix of two or more architectures.
Yükseklik, Macintosh SE'nin "çene" altına sığmasına izin verir.The height allows it to fit under the "chin" of the Macintosh SE.
Ahular o kadar güzel işlenmişlerdir ki yontma taş plakalarının arasına bıçak sırtı bile sığmaz.Many junctions are so perfect that not even a knife fits between the stones.
Yüzyıllar sonra oraya sığmaz hale gelince, çıkmak isterler.As they enter their teen years, they grow apart.
Taraf. ^ "İki dil bir bavula sığmalı".Özgür Doğan "'İki Dil Bir Bavul' büyük ödül için yarışıyor".
"Göğüne Sığmayan Bulut"."Nightmare in Big Sky".
Ve avlanan balıklar o kadar iriydiler ki biraz önceki küçük panoya sığmaları mümkün değildi.The trophy fish were so big that you couldn't put any of those small fish up on it.
Ama yine de vicdana sığmaz seviyelerde önlenebilecek ölüm ve sakatlık görüyoruz.And yet we see unconscionable levels of death, disability that could be avoided.
Enstitü'ye sığmadılar.They didn't fit in at the Institute.
Davet gauges kalan alana sığmayacak muhtemelenFeeler gauges will probably not fit in the remaining space
Dış kaplamanın içine sığmaları gerekiyordu.They had to fit within the envelope.
Bir şekilde onlara sığmadım, hep büyüdüm.I seem always to outgrow them, always outgrow.
Ama ne olduğunu söylüyor, orada akla hayale sığmaz.One war and one victory doth not a New World Order make.
Kısacası liradaki sıfırlar bilgisayarlara, hesap makinelerine, faturalara ve çeklere sığmaz oldu.Simply put, the zeroes in the lira do not fit in computers, calculators, bills and checks.
Bu özellik üç buçuk Hiriko Fold'un tipik bir kentsel park alanına sığmasını sağlar.This feature allows three and a half Hiriko Folds to fit in a typical urban parking space.
Black metal etiketine tam olarak sığmazdık.We wouldn't really fit into the label black metal.
Tank çuvala sığmaz.Der Panzerturm hat keinen Ausgang.
Zamanla artan kitaplar medreseye sığmaz oldu.Bücher wurden zeitweise unbezahlbar.
Mızrak çuvala sığmaz.Una lanza no cabe en un saco.
Tank çuvala sığmaz.Placa de Tanques sin N° .
Yani Tanrı'nın oğlunun ölmesi o kadar saçmadır ki bu mantığa sığmaz, ancak inanca dayanabilir.)(И Сын Божий умер: это бесспорно, ибо нелепо.
"Göğüne Sığmayan Bulut".«На ярком облаке покоясь,...».
Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonunda kullanılır.В качестве разделения используются только точки в конце предложений.
Her KDS kategorilerden birine sığmaz, ancak iki veya daha fazla mimari karışımı olabilir.ليس كل نظم دعم قرار تصب في فئة واحدة، ولكنها مزيج من اثنين أو أكثر من واحد في الهندسة المعمارية.
Motor, karburütorünün kaputa sığmaması yüzünden yerleştirilememiştir.Curiosidades O botão de emergência do elevador não o deixa parado.
Ancak bu haç muhtemelen küçük bir alana sığması için katlanmıştır.Waarschijnlijk zijn dit de resten van een kleine nederzetting.
Tank çuvala sığmaz.Niet de tanks.
Taraf. ^ "İki dil bir bavula sığmalı".Vertaling: "Zeven variaties op zoek naar een thema."
Yani Tanrı'nın oğlunun ölmesi o kadar saçmadır ki bu mantığa sığmaz, ancak inanca dayanabilir.)(Vertaling: De zoon van God is gestorven; dit is geloofwaardig, omdat het absurd is.
Bu kutu çantama sığmayacak kadar büyük.Deze doos is zo groot dat hij niet in mijn tas past.
Her KDS kategorilerden birine sığmaz, ancak iki veya daha fazla mimari karışımı olabilir.Nie każdy SWD pasuję do jednej kategorii, może być połączeniem dwóch lub więcej architektur.
Taraf. ^ "İki dil bir bavula sığmalı".Skleryt języczka o dwóch szczecinkach na wierzchołku.
Taraf. ^ "İki dil bir bavula sığmalı".I korthet: -"Två män bär in en stor låda.
Zamanla artan kitaplar medreseye sığmaz oldu.Самвидавні книги не приймаються до розгляду.
Tank çuvala sığmaz.Нове сміттєзвалище не задіяне.
Tank çuvala sığmaz.Nezničí tank hráče.
Fakat nasıl "deniz çanağa sığmaz"sa, onun büyük sırrı da ruhuna sığmadı.Ale pozor - jestli se ústy dotkne samotného zvonu, neudrží nikdy žádné tajemství.
Taraf. ^ "İki dil bir bavula sığmalı".Tarkoituksena on luoda illuusio "kahdesta luistelijasta yhtenä".