Ana içeriğe geç
Sözlük

sığa ile cümle

sığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
P270 Bu ürünü kullanırken hiçbir şey yemeyin, içmeyiniz veya sigara içmeyin.S20/21: لا تأكل ولا تشرب ولا تدخن عند استخدام هذه المادة.
Bazı mesleklerin sahip olduğu risk, yarım ila iki paket sigara tüketiminin verdiği riskle eşdeğer gösterilir.في بعض المهن، تم تقدير المخاطر بما يعادل تدخين من نصف علبة إلى علبتين من السجائر يومياً.
Avrupa ülkeleri arasında sadece Türkiye'de sigara tüketimi Arnavutluk'takinden fazladır.في أوروبا، تعد تركيا الدولة الوحيدة التي ينتشر فيها التدخين بين مواطنيها بمعدل أعلى مما هو عليه في ألبانيا.
Sigaranın zararları konusunda toplumun eğitilmeye çalışılması.تعميق الوعي بمخاطر التدخين.
Sigara içilmesi tüm kent çapında yasaktır.منع التدخين بالمنزل تماما .
Sigaralık tütünler şark tipi tütünlerden hazırlanır.الأوراق يمكن تدخينها سجائر على غرار أوراق التبغ.
Eti sigara yanıklarıyla kaplı.لحمه قد غُطّي بحروق أعقاب السجائر.
Toz ve sigaraya kalınan maruzun olumsuz etkileri aditif veya muhtemelen aditiften de fazladır.تتضح الآثار السلبية للتعرض للغبار ودخان السجائر كعبء مضاف أو ربما أكثر من عبء مضاف.
Filtreli ya da düşük katran içeren "light" sigaraları içenlerde kanser riski azalmamaktadır.التدخين لا يسمى السجائر "الخفيفة" لا يقلل من المخاطر.
Tütün içmek Pasif içicilik Sigarayı bırakmak Vareniklin ^ "Tüttürmek".و "الفوائد الصحية للامتناع عن التدخين مباشرة و كبيرة. ""
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.من السكان الذين يدخنون السجائر.
Sigara içilebilir çizimi.التصبغ عند المدخنين.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.الاتهاب الرئوي الإيزونوفيلي الحاد يرتبط بالتدخين.
Sam sigara içmeye alış.تدخين السجائر.
ABD'de önde gelen ölüm nedeni sigara idi.الصدمة الحادة هي السبب الرئيسي للوفاة من الصدمة في الولايات المتحدة.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.في عمر التاسعة، كانت مُدخنة و انكرت في السابق ان التدخين اثر بصوتها.
Sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak.لا تدخن أو تستخدم أعواد الثقاب.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.اعتبارا من أكتوبر 2010، تم حظر التدخين في الأماكن العامة في البلاد.
Tütün ve tütün mamülleri, sigara ve benzeri ürünler.التبغ ومواد المدخنين وأعواد الثقاب.
Ancak sır bu insan ağzına sığar mı?ولكن هذا الذي يخرج من الفم هذا ينجس الإنسان.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.يعد التبغ من أشهر المواد التي يتم تدخينها.
Sigara içmekten vazgeçtim.لقد أقلعت عن التدخين
RAF'ta yaptığı Ulusal Hizmet sırasında, sigara çaldığı için gözaltına alındı​​.Durante a sua Nacionais de Serviço na RAF, ele foi detido por roubar cigarros.
Diğer sigara karşıtı organizasyonlar 1912 yılında Hanover ve Dresden şehirlerinde kuruldu.Outras organizações de antitabagismo foram criadas em 1912 nas cidades de Hanôver e Dresden.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.Parar de fumar diminui o risco de morte em 18%.
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Estes grupos publicavam jornais que advogavam contra o uso do tabaco.
Rose ve Stradlin, bir bilimsel çalışma için UCLA'da saati 8 dolardan ücretle sigara içtiler.Axl e Stradlin já fumaram cigarros de um estudo científico na UCLA com uma remuneração de $8 por hora.
Huzursuzdu, sürekli sigara içiyordu ve iyi bir izlenim bırakmak için fazlasıya gayret gösteriyor gibiydi.Ele Estava inquieto, fumava sem parar e parecia estar tentando dar uma boa impressão.
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Brian, irritado com as ideias da indústria, para de fumar.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Os fumadores têm um risco duas vezes superior de desenvolver a doença em relação a não-fumadores.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.A melhor maneira de prevenir a doença é não fumar.
Ayrıca, sigara markası olan Phillies'in reklamı da restoranın tabelasındadır.Um anúncio para os cigarros "Phillies" é destaque em cima do restaurante.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.De acordo com Searle, as frases: Sam fuma regularmente.
Günde iki paketin üzerinde sigara içiyor.Que fumavam cerca de seis maços por dia.
Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik edilmektedir.Para os experimentos, pediu-se aos fumantes que deixassem de fumar por dois dias.
Diğer birçok madde gibi sigara içine niçin eklenildiğine ilişkin bir bilgi yoktur.No entanto, ele não nega o uso de outras substâncias inteiramente, como o cigarro, por exemplo.
Parliament, Philip Morris tarafından pazarlanan bir sigara markasıdır.Ashford é uma marca de cigarros produzida pela Philip Morris.
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Como ferramentas costuma utilizar whisky e charutos.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.O tabagismo é um fator de risco, embora o abuso de álcool não o seja.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Que Sam fume regularmente!
Sigarayı bırakmak, karar vermekle başlar.Ela decide parar de fumar e se conciliar.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
Shaw, vejetaryen olmasının yanında ayrıca içki ve sigaradan da hayatı boyunca kaçınmıştır.Absteve‐se totalmente do álcool e do cigarro durante toda a vida.
Sigaranın zararlarını azaltır.O cigarro piora a dispepsia.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.Alguns fumadores conseguem deixar de fumar exclusivamente com força de vontade.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Ainda assim, ele continuava a fumar e parou de perder peso.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.O radônio é a segunda maior causa de morte de câncer de pulmão nos Estados Unidos, atrás apenas do cigarro .
Pirotekniklerde, Oil Red O kırmızı renkli sigaranın bazı bilenlerinde kullanırılır.Em pirotécnica, é usado em algumas fumaças coloridas amarelas.
Sunuculuğunu Yigal Ravid, Dafna Dekel ve Sigal Shahamon yaptı.A câmera pousou e Dafna Dekel e Sigal Shahamon saíram.
Sade bir yaşam sürdü, kendine ait bir arabası olmadı, hiç sigara içmedi ve alkol tüketmedi.Arturi Virtanen levava uma vida simples: não tinha carro, não fumava e não bebia bebidas alcoólicas.
Tedavisinde sigarayı bırakmak en önemli basamaktır.Parar de fumar é essencial nesse tratamento.
14. Japon, Parliament sigarası kullanır.No congresso nacional, existe a Frente Parlamentar de Combate ao Uso do Cigarro.
İlk ara verilince koca, sigara içmek için dışarı çıkınca Gurov, şaşkın ve ondan kaçan Anna'yı selamlar.Quando o marido da moça sai para fumar, Dmitriy cumprimenta Anna, que fica desnorteada e foge dele.
Sigara kullanımı ile yakın ilişkilidir.Associado ao tabagismo.
Ayrıca Han, küçük yaştan beri sigara tiryakisiydi.Uê sempre teve personalidade de criminoso, desde sua infância.
Sigara önemli bir kadmiyum kaynağıdır.Fumar é outra importante fonte de exposição ao cádmio.
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.Évelyne era fumante mas diz não fumar mais.
Nasır ağır bir sigara içicisiydi.Era um fumante inveterado.
Sigara içer mi Peter?Cadê A Fumaça? 7.
Sigara miktarı arttıkça risk katlanarak artmakta, ancak sigarayı bıraktıktan sonra risk giderek azalmaktadır.O risco aumenta de forma proporcional à quantidade fumada e a quanto mais cedo na vida se começou a fumar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod