Herhangi bir standart fotostat kasaya sığabilir (kapak içinde sabitlemek için özel bir vida bulunur).К чехлу может подходить любой стандартный фотоштатив (есть в чехле специальная резьба для крепления).
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Эти группы публиковали журналы, пропагандировавшие отказ от курения.
Brezilya Ulusal Arşivi, Brezilya'daki dosya yönetim sisteminin (SIGA) merkezi unsurudur.Национальный архив Бразилии — центральный элемент системы управления файлами (SIGA) в Бразилии.
Cole, KOOL marka mentollü sigaralarının tiryakisiydi ve günde üç paket kadar tüketmekteydi.Андре Морелл был заядлым курильщиком: он выкуривал до трёх пачек сигарет в день.
Günde iki paketin üzerinde sigara içiyor.Выкуривал по три пачки сигарет в день.
En sonunda bir sigara yakar.Я прошу сигарету.
Portakal suyu evinde değil çünkü orada Lucky Strike sigarası kullanılmaktadır (13).Не в доме, где пьют сок, потому что там курят Lucky Strike (13).
1979 yılında Yahudiliğin Ortodoks mezhebine geçmiş ve aynı yıl sigarayı bırakmıştır.В 1979 году принял иудаизм и бросил курить.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.Начиная с 2005 года курение запрещено во всём зале.
Pekala, Old Gold sigarası içen ve bir salyangozu olan adam nerede oturmaktadır?Итак, где живёт человек, который курит Old Gold и разводит улиток?
Sigara içmek ve oyun oynamak için kullanılan bu kahvelerin müdavimleri erkeklerdi.«Мужчинам полагалось играть в карты и курить табак.
Nasır ağır bir sigara içicisiydi.До этого он был ярым противником курения.
14. Japon, Parliament sigarası kullanır.Японец курит Parliament.
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.Список стран по потреблению сигарет из табака на душу населения.
Alkol ve sigara kullanmıyordu.Не употребляет алкоголь и не курит.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.В течение месяца Рамадан запрещено публично есть, пить или курить между восходом и закатом.
Levhalar birbirine ne kadar yakın olursa, sığaları o kadar büyük olur.Чем ближе друг к другу расположены закрытые пункты, тем они более эффективны.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.Наиболее распространённый сорт табака, предназначенный для курения любым способом.
Mistress Ford içine bir adam sığabilecek sepetten yapılan bir kocaman elbise sandığı tedarik etmiştir.Тем временем миссис Форд уже принесла большую корзину для одежды.
Araç yakınında sigara içilmemelidir.Сигареты нельзя ввозить в пределы страны.
11. Chesterfields sigarası kullanan adam, tilkisi olan adamın yanındaki evde oturuyor.Сосед того, кто курит Chesterfield, держит лису.
Sigaranın zararlarını azaltır.Курение снижает эффективность ранитидина.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.В одном из своих интервью рассказала, что иногда курит «травку».
Böylece Arnavutluk, Avrupa sıralamasında en çok sigara içilen ikinci ülkedir.Украина стала 21-й страной Европы, где курить нельзя в общественных местах.
19 Mayıs - Türkiye'de Sigara İçme Yasağı resmen uygulanmaya başlamıştır.19 мая 2008 года в Турции вступил в силу закон, запрещающий курение во всех общественных местах.
Yakın akrabalar kahvede herkese sigara dağıtırlar.Весь диалог сопровождается всё тем же кофе и сигаретами.
Sigara içer mi Peter?Ричард много курит.
Sigara içenlerde serum beta karoten düzeyleri, içmeyenlerden düşük bulunmuştur.Эффективность бета-адреноблокаторов у курильщиков ниже, чем у некурящих.
ABD'de önde gelen ölüm nedeni sigara idi.Реализация сигарет осуществлялась преимущественно в США.
Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız.Отказ от кофеина, курения, наркотиков и употребления алкоголя.
Bu noktada sigara bir negatif dışsallık olur.В этом случае приставка носит уничижительный, негативный оттенок.
Bazen sigara içtiği görülür.Иногда курил трубку.
Stadyum 2003 yılında inşa edilmiştir ve içine 35.000 kişi sığar.Арена была построена в 2003 году и вмещает около 3 тысяч человек.
Burada sigara içmek yasaktır!Курить не воспрещается.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?Кроме того, у Данте появилась привычка курить.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.Возможно, фактором риска является потребление алкоголя.
Sigara kullanmaktadır.Курит трубку.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Примечательно, что спонсорами турниров часто становились табачные компании.
"Türkiye'de toplumda sigara içme sıklığı nasıl değişiyor?".Работает ли на самом деле государственный запрет на курение? (рус.).
Ayrıca sigaranın içinde de bulunur.Также сюда прибывал табак.
Ancak sır bu insan ağzına sığar mı?И действительно, в этом мире лжи можно на кого-то рассчитывать?
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Düzenli olarak balığa çıkardı, yemek seçmez, sigara içmez yanında da içilmesine izin vermezdi.Следил за собой, не позволял себе ни пить, ни курить.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Позади глаз расположены дыхальца.
Zayıflama, sigarayı bırakma gibi amaçlarda da kullanılmaktadır.Микротаблетки используются как для отказа от курения так и для сокращения количества выкуриваемых сигарет.
Oy kullanırım, sigara içerim.Мы сидели и курили.
Sürüş sırasında sigara yakmak sürücüleri rahatsız edebilir.Следует избегать курения трубки при вождении.
Sigarayı bırakmak hastalıktan dolayı ölüm riskini %18'e kadar azaltır.يقلل الإقلاع عن التدخين من خطر الوفاة بنسبة 18%.
1965 - İngiliz televizyonunda sigara reklamları yasaklandı.1965 توقفت أعلانات السجائر التليفزيونيه في إنجلترا.
Bazen sigara içtiği görülür.في بعض الأحيان كانت تدخن سيجارة.
1979 yılında Yahudiliğin Ortodoks mezhebine geçmiş ve aynı yıl sigarayı bırakmıştır.تحول من الالحاد إلى اليهودية بعد أن اعتنق اليهودية الأرثوذكسية سنة 1979، وفي نفس العام ترك التدخين.
Sam sigara içmeye alışık mıdır?هل يدخن سام عادة؟ سام يدخّن عادة!
Arnavutluk; sigara kullanımı kısıtlayan kanunu 2007'de kabul etmiş ancak uygulamada pek başarılı olamamıştır.سنت ألبانيا قوانين صارمة ضد التدخين سنة 2007، ولكنها لم تُنفذ بصرامة.
Sigarayı bırakmak, karar vermekle başlar.يبدأ الإقلاع عن التدخين باتخاذ القرار بالتوقف عن التدخين.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.يمكن لبعض المدخنين تحقيق الإقلاع عن التدخين على مدى طويل بقوة الإرادة وحدها.
Kıbrıs'ta 16 yaşından küçüklerin bulunduğu araçlarda sigara içmek yasaktır.يمنع التدخين في السيارات للقاصرين تحت سن السادسة عشر في قبرص.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.كان أحدهم عصبياً يدخن السيجارة تلو الأخرى.
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.التأكد من سرطان الرئة في الأشخاص الغير مدخنين الذين يتعرضون للدخان.
Searle aşağıdaki şu örneklerle bunu netleştirmektedir: Sam sigara içmeye alışıktır.وفقا لسيرل، الجمل: يدخن سام عادة.
Bu mekanizma sayesinde sigarayı bırakmak isteyen kişilere yardımcı olabilir.يمكن أن يساعد الموز الأشخاص الذين يحاولون الإقلاع عن التدخين.