Ana içeriğe geç
Sözlük

sığa ile cümle

sığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.Die Frauen rauchten nicht.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Bei Nichtrauchern tritt PONV doppelt so oft auf wie bei Rauchern.
35 yaşın üzerindeki kadınlara sigarayı bırakmaları önerilmelidir.Die Teilnehmer sollen das 35. Lebensjahr nicht vollendet haben.
Çocuklara sigara satışının yasaklanması.Verkauf an Jugendliche verboten lt.
Cole, KOOL marka mentollü sigaralarının tiryakisiydi ve günde üç paket kadar tüketmekteydi.Wayne selbst sah die Ursache in den drei bis vier Schachteln Zigaretten, die er jeden Tag geraucht hatte.
Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını verdi.Nebenbei verkaufte er sogenannten türkischen Tabak.
Elektronik sigaraların likitleri temel olarak dört madde barındırır.Die Natursteinplatten werden grundsätzlich an vier Punkten verankert.
1 Nisan - ABD'de sigara reklamlarının televizyonda yayınlanması yasaklandı.Damit wird im amerikanischen Fernsehen die werbung für Zigaretten verboten.
Ayrıca sigaranın içinde de bulunur.Außerdem werden auch Zigarren angeboten.
Ayrıca bir sigara tiryakisidir.Was ist ein Zigarrenbrand?
13. Lucky Strikes sigarası kullanan portakal suyu içer.Der Lucky-Strike-Raucher trinkt am liebsten Orangensaft.
Parliament, Philip Morris tarafından pazarlanan bir sigara markasıdır.Ein bekanntes Beispiel sind die Zigaretten-Packungen des Tabakkonzerns Philip Morris International.
Sağlık bakanlığı sırasında restoran ve publar dahil çalışma alanlarında sigara içmeyi yasaklamıştır.Dagegen tritt sie für ein Rauchverbot auch in Restaurants und Bars ein.
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Das Erlernen des Zigarettenrauchens war leichter als bei Pfeife und Zigarre.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1. August – Im Vereinigten Königreich wird Zigarettenwerbung aus dem Fernsehen verbannt.
Zayıflama, sigarayı bırakma gibi amaçlarda da kullanılmaktadır.Zigarrenschneider werden benutzt, um nicht eingekerbte Zigarren vor dem Rauchen an einem Ende anzuschneiden.
Sigara içilebilir çizimi.Der Rauchmaler.
Kopya, daha sonra kopya anahtarı gösterime rahatça sığana kadar dosyalanır ve düzenlenir.Die Kopie wird dann so lange befeilt und bearbeitet, bis der Nachschlüssel bequem in den Abdruck passt.
Marlboro, dünyada en çok satan sigara markasıdır.Unter seiner Führung wurde Marlboro die populärste Zigarettenmarke in Amerika.
Burada kardeşiyle beraber sigara fabrikası kurdu ve servet sahibi oldu.Später erwarb er eine Zigarrenfabrik und erarbeitete sich dadurch ein beträchtliches Vermögen.
Kendime geldiğimde başımda bekleyen doktordan sigara istedim.Es wurden selbst Raucher zur Kasse gebeten, die im eigenen Auto geraucht hatten.
Sigara içilen masalarda, masa tablasını ateşten korumak için pirinç levha bulunur.Rauchertische haben eine Messingplatte, um die Tischplatte vor Brand zu schützen.
Bolo Yeung ve Bruce Lee Winston sigara reklamı çekimi için kamera karşısında bir araya geldi.Yeung traf Bruce Lee während der Dreharbeiten für einen Werbespot der Zigarettenmarke Winston.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.Das Rauchen in Bangladesch ist in öffentlichen Einrichtungen seit 2005 verboten.
Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik edilmektedir.Sie mussten Nichtraucher sein und sich seit mehr als 14 Monaten in dieser Weise ernähren.
Bugün 13-15 yaş arasındaki Arnavut gençlerinin %15'lik bir bölümü sigara içmektedir.Von den 15- bis 39-jährigen Frauen haben 25 % schon ein Mal einen Joint geraucht.
Landers, fazla olmamakla birlikte sigara kullanmaktadır.Sie weiss, dass Lanz raucht und weist ihn kaum zurecht.
Nasır ağır bir sigara içicisiydi.Graham selbst war ein starker Raucher.
65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.65 Einwohner machten keine Angabe zur Ethnie.
Sigara içebilir miyim?Est-ce que ça vous dérange si je fume ?
Sigara içmeniz beni rahatsız etmiyor.Il ne m'importune point que vous fumiez.
Lütfen sigara içmekten kaçının.Abstenez-vous de fumer, s'il vous plait.
Herhangi bir doktor size sigarayı brakmanızı söylerdi.N'importe quel docteur vous dirait d'arrêter de fumer.
Burada sigara içmek yasak.Fumer est interdit dans ce lieu.
Sigara içmeyi bırakmalısın.Tu dois t'arrêter de fumer.
Sigara içmek sağlık için iyi değildir.Fumer n'est pas bon pour la santé.
Sigara satışı yasaklanmalıdır.La vente des cigarettes devrait être interdite.
Sigara içmek sağlığı etkiler.Fumer a des répercussions sur la santé.
Doktor bu hastaya sigarayı bırakmasını tavsiye etti.Le docteur recommanda à ce patient de cesser de fumer.
Sigara içen insanların sigara içmesi önlenirse, sinirli ve öfkelenmiş olurlar.Si les gens qui fument sont privés de leurs cigarettes, ils deviennent nerveux et irritables.
Sigara içmek kalbi için kötü olabilir.Fumer peut être néfaste pour son cœur.
Birçok kez sigarayı bırakmaya çalıştı ama boşuna.À plusieurs reprises, elle a essayé d'arrêter de fumer, mais en vain.
O sigarayı tutkuyla içen biriydi.C'était un fumeur de cigarettes passionné.
O sigarayı tutkuyla içerdi.Il fumait la cigarette avec passion.
Seni sigara içerken görmekten dolayı şaşkınım, bunu yapmazdın sen.Je suis surprise de te voir fumer ; tu ne le faisais pas.
Senin sigara içmeyi bırakalı iki yıl oldu.Tu as arrêté de fumer il y a deux ans.
Sigara içtiler.Ils ont fumé.
Asla sigara içmeyeceğim.Je ne fumerai jamais.
Bir sigara yakarsam, bu seni rahatsız eder mi?Ça te dérange si j'allume une cigarette ?
Sigara içmek ömrünüzü kısaltır.Fumer abrège votre vie.
Sigara içmezseniz, ömrünüzü uzatabilirsiniz.Si vous ne fumez pas, vous pouvez accroître votre espérance de vie.
Sigara içmek akciğer kanserini tetikler.Fumer provoque le cancer du poumon.
Arabada 16 yaşından küçük bir çocuk varken sigara içmek yasaya aykırıdır.Fumer dans une voiture avec un enfant de moins de 16 ans est contraire à la loi.
Tom sigara içmeye çıktı.Tom sortit pour fumer une cigarette.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.L'État du Bhoutan a complètement interdit de fumer en 2005.
Huzursuzdu, sürekli sigara içiyordu ve iyi bir izlenim bırakmak için fazlasıya gayret gösteriyor gibiydi.Il était agité, fumait sans cesse et semblait trop vouloir faire bonne impression.
Araç yakınında sigara içilmemelidir.Il faut interdire de fumer à proximité de l'accident.
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.Cet article contient une liste de pays par nombre de cigarettes fumées par an et par habitant.
Günde iki paketin üzerinde sigara içiyor.Il fumait trois paquets de cigarettes par jour.
Bazı insanlar bu belirtileri sigaraya atfederler.Quelques personnes lui donnent des cigarettes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod