sığ ile cümle
sığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çok fazla sigara içmeyin.Don't smoke too much.
Atalarım siyasi sığınma bulmayı ümit etmişlerdi.My ancestors hoped to find political asylum.
Her yıl binlerce kişi siyasi sığınma için başvuruyor.Thousands of people apply for political asylum each year.
Onlar siyasi sığınma aldıktan sonra vatandaş oldu.They became citizens after receiving political asylum.
Hükümet televizyonda sigara reklamını yasakladı.The government banned cigarette advertising on television.
Kaiforniyadaki restoranlarda sigara içmek yasaklanmıştır.Smoking is banned in restaurants in California.
Sigara içmek akciğer kanserinin en önemli nedenidir.Smoking is the major cause of lung cancer.
Sığ suda dalmak tehlikeli.It's dangerous to dive in shallow water.
Bence, sigara karşıtı yasa makul.The anti-smoking law is just, in my opinion.
Küçük bir çocuğa sigara satmak yasal değil.It is illegal to sell cigarettes to a minor.
Sigara içmek istiyorsan, dışarı çıkmalısın.You must go outside if you want to smoke.
Sağlık sigortası yaptırmalıyım.I need to purchase health insurance.
Sigara içmenin sağlığınız için bir riski vardır.Smoking poses a risk to your health.
Sigara içmek sağlığınız için çok kötüdür.Smoking is terrible for your health.
Doktor hastayı sigarayı bırakması için teşvik etti.The doctor urged the patient to stop smoking.
Biz sigorta şirketine poliçemizin şartlarını ihlal ettiği için dava açtık.We sued the insurance company because it violated the terms of our policy.
Doktor sigaraya karşı onu uyardı.The doctor warned him against smoking.
Evet, benim sigortam var.Yes, I have insurance.
Sigara içmek öldürür.Smoking kills.
Susan hiç sigara içmez.Susan never smokes.
O çok sigara içer.She smokes a lot.
Eşi, bir baca gibi sigara içiyor.Her husband smokes like a chimney.
Sigara satışı yasaklanmalıdır.The sale of cigarettes should be banned.
Kurutulmuş tuzlanmış sığır etin var mı?Do you have dried salted beef?
Trende sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted on the train.
Onlar atları ve sığırları çaldı.They stole horses and cattle.
O, besi sığırı yetiştirmeye başladı.He began to raise beef cattle.
Gittikçe daha fazla insan sığır yetiştirmeye başladı.More and more people began raising cattle.
Özel sağlık sigortası poliçen var mı?Do you have a private medical insurance policy?
Keşke bu kadar çok sigara içmesen.I wish you wouldn't smoke so much.
Ben artık sigara içmiyorum.I don’t smoke any more.
Oturdu ve bir sigara yaktı.She sat and lit a cigarette up.
O, sigara içmez.She does not smoke.
Sigara içmekten vazgeçmeliisin.You must quit smoking cigarettes.
Bazı insanlar sigara içmeyi bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they quit smoking.
O her zaman sigara içiyor.She is always smoking.
Ona sigara içmemesini tavsiye etti.She advised him not to smoke.
O ona sigara içmeyi azaltmasını tavsiye etti fakat o yapabileceğini düşünmüyordu.She advised him to cut down on smoking, but he didn't think that he could.
O ona sigarayı azaltmasını tavsiye etti.She advised him to cut down on smoking.
O ona sigaradan vazgeçmesini tavsiye etti fakat o onu dinlemezdi.She advised him to give up smoking, but he wouldn't listen to her.
O ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.She advised him to give up smoking.
Ona, gömlek cebine sığmayacak kadar büyük bir kamera aldım.She bought him a camera that was too big to fit in his shirt pocket.
Onu bir sigara içerken yakaladı.She caught him smoking a cigarette.
Ona onun tarafından sigarayı bırakması tavsiye edildi.She was advised by him to give up smoking.
Sigarayı bırakması için ona onun tarafından nasihat edildi.She was advised by him to stop smoking.
Odanda sigara içmemeni zaten sana söyledim.I already told you not to smoke in your room.
Burada sigara içilmez.There is no smoking here.
Yarım yıl önce sigarayı bıraktım.I quit smoking half a year ago.
Sığınma için acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for shelter.
Günde bir sigara içmek iyi bir alışkanlıktır.Smoking one cigarette a day is a good habit.
Simina sigaraya çok para harcıyor.Simina spends a lot of money on cigarettes.
Mary sigara içmekten vazgeçti.Mary has given up smoking.
Kampüsümüzde sigara içilmesine izin verilmez.There is no smoking allowed on our campus.
Bu gece hangisini yemeyi tercih edersin, sığır eti veya domuz?Which would you rather eat tonight, beef or pork?
O, sigara içmeyi bırakmaya yemin etti.He swore to quit smoking.
Burada sigara içmemi engelliyor musun?Do you prevent me from smoking here?
Burada sigara içmek yasaktır.It's not OK to smoke here.
Avrupa sağlık sigortası kartın var mı?Do you have a European health insurance card?
Ben 3 ay önce sigarayı tamamen bıraktım.I stopped smoking completely 3 months ago.
Burada sigara içmeyin, lütfen.Please do not smoke here.