sığ ile cümle
sığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sigara içiyorum.I'm smoking a cigarette.
O sigara içiyor.He's smoking a cigarette.
O, sigara içiyor.She's smoking.
O bir sigara içiyor.She's smoking a cigarette.
Sigara dumanı sağlıksız olabilir ama tabii ki güzel görünüyor.Cigarette smoke may be unhealthy, but it sure does look pretty.
Sigara içmek sağlıksız.Smoking is unhealthy.
Ben sigara içmemeliyim.I shouldn't smoke.
Ben hiç sigara tiryakisi olmadım.I have never been a smoker.
Ben hiç sigara içmedim.I have never smoked.
Tom bir sigara içiyor.Tom is smoking a cigarette.
Tom bir sigortayı patlattı.Tom blew a fuse.
Ben bir sigara tiryakisiyim.I'm a chain smoker.
Sigara dumanından nefret ederim.I hate cigarette smoke.
Yarından itibaren artık sigara içmeyeceğim.From tomorrow, I will no longer smoke.
Burası sigara içilmeyen bir alandır.This is a smoke-free environment.
Tom yamaç üzerinde otlayan sığırın bir resmini çekti.Tom took a picture of the cattle grazing on the hillside.
Yarından itibaren sigara içmeyi bırakacağım.I'll stop smoking from tomorrow.
Sığır etini her şeyden çok beğeniyorum.I like beef more than anything.
En çok sığır etini seviyorum.I like beef most of all.
Sığır etini başka her şeyden daha çok seviyorum.I like beef more than anything else.
Tom, Mary'ye sigara içmeyi bırakmasını söyledi.Tom told Mary to stop smoking.
Hayat sigortasına mı ihtiyacınız var?Do you need life insurance?
Leyla, Sami'yi sığ mezara gömdü.Layla buried Sami in the shallow grave.
Yeterince hayat sigortanız var mı?Do you have enough life insurance?
Tom, Mary'ye artık sigara içmeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary he wouldn't smoke anymore.
Artık halka açık yerlerde sigara içemezsiniz.You can't smoke in public places anymore.
Sen sigortalı değil misin?Aren't you insured?
Leyla sigorta parasını çabucak yaktı.Layla quickly burned through her insurance money.
Tom sigarayı bırakırsa hoş olmaz mıydı?Wouldn't it be nice if Tom quit smoking?
Leyla bir sigara yaktı.Layla lit up a cigarette.
Leyla sigarasını Sami'nin yeni kamyonunda söndürdü.Layla put her cigarette out on Sami's new truck.
Leyla anne ve babasının evine sığındı.Layla took refuge at her parents' house.
Sami bir milyon dolarlık bir hayat sigortası poliçesine sahipti.Sami had a million-dollar life-insurance policy.
Tom bir yaban hayatı sığınma evi yaratmak için mülkünü bağışladı.Tom donated his estate to create a wildlife sanctuary.
O sigara içti.He smoked.
Sigara içmeyi bırak!Stop smoking!
Tom sigara içmeme sözünden vazgeçti.Tom broke his promise not to smoke.
O, sigarayı bırakmak için çok uğraşıyorHe is trying hard to quit smoking
Kızartma sığır eti, yabanturpu sosu ile lezzetliydi.The roast beef was delicious with horseradish sauce.
Cihaz elinizin avucuna sığar.The device fits in the palm of your hand.
Tom sağlık sigortası olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have health insurance.
Tom'un sağlık sigortası yokmuş, öyle söylüyor.Tom says he doesn't have health insurance.
Tom artık sigara içmediğini söyledi.Tom said he didn't smoke anymore.
Tom, Mary'ye sigarayı bırakacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd quit smoking.
Tom sığır etini sever ve ben de severim.Tom likes beef and I do, too.
Tom, Mary'nin sigarayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary should quit smoking.
Sen kesinlikle çok sigara içiyorsun.You sure do smoke a lot.
Tom içki içmez ya da sigara içmez.Tom doesn't drink or smoke.
Tom sığır eti yer mi?Does Tom eat beef?
Tom bana Mary'nin sigortasız olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was uninsured.
Hem sığır eti hem de domuz eti severim.I like both beef and pork.
Hâlâ sigara içiyor musun?Are you still a smoker?
Tom buraya sığmadı.Tom didn't fit in here.
Ne kadar yangın sigortasına ihtiyacım olduğunu düşünüyorsun?How much fire insurance do you think I need?
Tom bir sigorta şirketi için çalışıyordu.Tom was working for an insurance company.
Tom ve Mary ikisi de sigara içmez.Tom and Mary are both nonsmokers.
Tom balkonda sigara içiyor.Tom is smoking a cigarette on the balcony.
Tom sağlık sigortasının olmadığını söyledi.Tom said he didn't have health insurance.
Ne Tom ne de Mary sigara içmeyi bıraktı.Neither Tom nor Mary has quit smoking.
Tom ağır sigara tiryakisiydi.Tom used to be a heavy smoker.