sığ ile cümle

sığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bavula sığdırabildiklerimi aldım yalnızca.I could only take what fit into the suitcase.
Sigaran ve ateşin var mı?Have you got a cigarette and a light?
Bir sigara bir de çakmak otlanabilir miyim?Could I bum a cigarette and a light?
Onlar sigara içmeyi durdurdular.They've stopped smoking.
Ben bir tane sigara içtim.I smoked one.
Sigara içen bir kişiyi öpmek kül tablası yalamak gibidir.Kissing a person who smokes is like licking an ashtray.
Bir sigara içti.She smoked a cigarette.
Tom sigarayı bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.My father has decided to quit smoking.
Sizden tren istasyonunda sigara içmemenizi rica ediyoruz.We ask that you don't smoke in the station.
Ben kitabın anlatımını sığ buldum.I found the book's exposition shallow.
Şu andan itibaren, artık sigara içmeyeceğim.From now on, I will no longer smoke.
Şu andan itibaren sigara içmeyeceğim.From now on, I will no longer smoke.
Eğer seyahat sigortasını göze alamıyorsanız öyleyse seyahat yapmayı göze alamazsınız.If you can't afford travel insurance, then you can't afford to travel.
Adamın sigarayı bırakmak için yaptığı üçüncü deneme başarısızlıkla son buldu.The man's third attempt to stop smoking ended in failure.
Adamın sigarayı bırakmak için üçüncü girişimi başarısız oldu.The man's third attempt to stop smoking failed.
Hayat sigortanız var mı?Do you have life insurance?
Sigara içmemin sakıncası olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you'd mind if I smoked.
Doktor sigarayı bırakmanı istediğini söyledi.The doctor said he wants you to quit smoking.
Sigarayı bırakması için Tom'u ikna etmelisin.You must convince Tom to stop smoking.
Tom ve ben sigara içmeyeniz.Tom and I are nonsmokers.
Tom bir sürü insana sigarayı bırakması için yardımcı oldu.Tom has helped a lot of people quit smoking.
Tom bir sigorta satıcısıdır.Tom is an insurance salesman.
Tom sigarayı bırakacağına söz verdi.Tom promised he'd quit smoking.
Tom sel sigortası satın almalıydı.Tom should have purchased flood insurance.
Sigara için her yarım saatte bir büroyu terk etmeyiz.We don't leave the office every half an hour for a cigarette.
O sürekli sigara içiyor.He is always smoking.
O onun sigarayı bırakmayacağını söylüyor.She says he will not give up smoking.
Sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.She says she will not give up smoking.
Su burada sığdır.The water here is shallow.
Pencereleri aç. Burada çok fazla sigara dumanı var.Open the windows. There's too much smoke in here.
Yatakta sigara içme.Don't smoke in bed.
Lütfen yatakta sigara içmeyin.Please don't smoke in bed.
Yatakta sigara içmek tehlikelidir.Smoking in bed is dangerous.
Sigara içilmeyen bir bölümde bir masa alabilir miyiz?Could we have a table in a non-smoking section?
Tom havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.Tom dog paddled toward the shallow end of the pool.
Tom sigara içmeyi bırakacağına yemin ettiğini söylüyor..Tom says he's swearing off smoking.
Bu odadaki sigara kokusundan çıldırıyorum.I'm going crazy from the cigarette stench in this room.
Tom boş odaya girdi ve hemen küllükte yanan bir sigara fark etti.Tom entered the empty room and immediately noticed a lit cigarette in the ashtray.
Tom bir sigara içmeden günler boyu gidecek.Tom will go for days without smoking a cigarette.
Oda sigara dumanıyla dolmuştu.The room was filled with cigarette smoke.
Tom'un annesi çok fazla içki içtiği ve sigara içtiği için genç öldü.Tom's mother died young because she drank and smoked too much.
Tom sigara bağımlılığından kurtulamadı.Tom never managed to get rid of his cigarette addiction.
Hayatımda bir sigara bile içmedim.I have never smoked a cigarette in my life.
Sigarayı bırakması için onu zorladım.I urged him to quit smoking.
Tom bana Mary'nin sigarayı bıraktığını söyledi.Tom told me that Mary quit smoking.
Onlar yağmurdan sığınmak için bir yer aradı.They looked for a place to take shelter from the rain.
Tavuk eti yerine sığır eti sipariş etmeni öneririm.I'd suggest you order beef instead of chicken.
Tom sığır almamı istemesine rağmen ben tavuk aldım.I bought chicken, even though Tom wanted me to buy beef.
Okulda sigara içmek yasaktır.It's forbidden to smoke at school.
O sigarayı söndür.Put that cigarette out.
O, sigarayı bırakmayacağını söylüyor.He says that he won't give up smoking.
Tom sigara içerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark, smoking.
Tom sonunda sigarayı bıraktı.Tom finally quit smoking.
Sigortayı attırmış olmalıyız.We must've blown a fuse.
Tom bir sigorta şirketinde yöneticidir.Tom is an executive in an insurance company.
Tom bir sigorta şirketi için çalışıyor.Tom works for an insurance company.
Ben Tom'un sığ olduğunu düşünürüm.I think Tom is shallow.
Öğle yemeği için sığır eti güveç yedim.I had beef stew for lunch.
Bana Tom'un sigara içtiğini söylemedin.You didn't tell me Tom smoked.

İlgili Sayfalar